Yaşı kaç olursa olsun ayrılık kararını söyleyin

22 Aralık 2009

Milliyet / 22.12.2009

Özellikle iki-üç yaşındaki çocuklarının anlamaya-cağını varsayan bazı ebeveynler, boşanmayı onlara söylemez. Ancak bu belirsizlik ve yaratılan suni durum çocukta güvensizlik ve sıkıntı yaratır.

Ayrılma/boşanma, her yaşam olayı gibi sadece bir durumdur. Bu durum anne, baba ve çocuğun (varsa diğer çocukların da) birlikte başlarına gelir ve herkes için adaptasyon gerektirir. Eşler ayrılmaya karar verdiklerinde, bazen, çocuklarına kötü bir şey yapıyormuş hissine kapılabilir. Ancak çocuğa kötülük olsun diye boşanılmadığı için, onun duygusunu koruyup kollamak gerekmekle birlikte, bundan sonraki yaşamın çok zor ve hep eksik olacağı duygusu çocuğa geçirilmemelidir.

BOŞANMA HER ZAMAN TRAVMATİK DEĞİLDİR 
Boşanma başlı başına travmatik bir durum değildir. Yani boşanmış çiftlerin çocukları ömür boyu problemli ve arızalı olmayacaktır. Ancak bu, çocuğun hem anne hem de babayla ayrı ayrı, sağlıklı bir ilişkisinin olmasına bağlıdır. Hem anneyle hem de babayla iyi ilişkisi olan çocuğun, boşanma durumunu çok olumsuz yaşaması söz konusu olmayacaktır.
Çocuğu anneye ya da babaya göstermemeler, hafta sonu kalışlarında ya da telefon görüşmelerinde sorun çıkarmalar, anne ya da baba hakkında sürekli olumsuz duyguları paylaşmalar çocuğu zor duruma sokar. Ancak çocuk, anne ile baba arasında vizesiz geçiş hakkına sahip olduğunda ve onların duygularını kollamak için çaba sarf etmek durumunda kalmadığında, geçişi daha kolay olabilir.

BOŞANMAYI SÖYLEYİN
Çocuk kaç yaşında olursa olsun, ayrı evde yaşama kararı çocuğa söylenmelidir. Özellikle iki üç yaşındaki çocukların anlamayacaklarını varsayan bazı ebeveynler, boşanmayı çocuklarına söylemezler ve bazen de çocuk “Baba nerede?” diye sorduğunda, “İşe gitti, çalışıyor” cevabıyla karşılaşır. Ancak bu belirsizlik ve yaratılan suni durum, ortada birşeyler oluyor ama olmuyormuş gibi davranılıyor hali, çocukta güvensizlik ve sıkıntı yaratır. Nedenini kendisi de bilemeden, mutsuz ve huzursuz olur çocuk. Her yaştaki çocuğa, “Anne baba olarak, birlikteyken peki iyi geçinemiyoruz. Ayrı evlerde yaşamaya karar verdik” denmesi mutlaka gerekir. Çocuk bu konuda endişelerini ya da isteklerini paylaşabilir ama ebeveynin verdiği karara karışamaz.

DUYGUSUNU KABUL EDİN
Genellikle küçük çocuklara ayrılma kararı bildirildiğinde, o anda bunu çok da umursamamış gibi yaparlar. Bazı durumlarda üst üste sorular ve ağlama krizleri olsa da, umursamaz görünen çocukla ne yapacağını anne baba bilemez. Acaba anlamadı mı, yoksa içine mi atıyor, duygusunu mu bastırıyor bilemediği için bir an önce çocuğun iyi hissetmesi telaşına düşer.
Ayrılık/boşanma tıpkı kayıp gibi bir süre yas tutmayı gerektirir. Çocuk bunu doğrudan da ifade edebilir, başka şekillerde de dışa vurabilir. Durgunluk ya da aşırı hareketlenme, okulda farklı davranma, çeşitli davranış problemleri, ani çıkışlar ve öfke krizleri ya da kendi kendine oynadığı oyunlarda duygusunu ifade eder çocuklar. Onların bir süre bu duyguyu yaşamalarına izin verebilmek gerekir. Üzülmek kötü bir şey değildir ve her duygu gibi kabul edilebilirdir.
Birkaç haftayı bulan yas benzeri süreci anlamak mümkün, ancak bu durumda çocuğu çok haklı bularak onun bu durumu kullanmaya yönlenmesine engel olmak gerekir.

ANNE BABAYI BİRLEŞTİRME FANTAZİSİ
Hemen hemen her çocuk, annesiyle babasını barıştırma, yeniden birleştirme fantezisi kurar. Kendini tanımlayışında, anne-baba-çocuk referansı önemlidir. Şimdi anneyle baba birbiriyle anlaşamıyor olsa da, kendisini dünyaya getirdiklerinde aralarında aşk olduğunu ve istenildiğini bilmeye ihtiyacı vardır. Bu yüzden, çocukların birleştirme fantezileri eyleme dönüşmediği sürece, onlara dokunmuyoruz. İstediklerini hayal etmekte özgürdürler. Ancak anneyle babayı bir araya getirme eylemlerine de, çok fazla açıklama yapmadan ve kızmadan katılmamayı tercih ediyoruz.
Çocuk bilmelidir ki, kendisinin yapacağı ya da yapmayacağı hiçbir şey anneyle babayı birleştiremez. Bu, iki yetişkinin kendi hayatları için verdikleri bir karardır ve sonuç olarak çocuğu etkilese de, aslında çocukla doğrudan ilgisi yoktur.
“Tekrar barışacak mısınız?”, “Niye küstünüz?”, “Birbirinizi artık sevmiyor musunuz?”, “Eve ne zaman geleceksin tekrar?” gibi sorular “Hayat bu belli olmaz” ya da ”Ben istiyorum da annen istemiyor” ya da “Hayır anla artık bir daha asla bir arada olmayacağız” yerine daha yumuşak şekilde cevaplanabilir. “Şimdilik böyle. Durumda değişiklik yapmayacağız” ya da “Tabii ki seviyorum anneni ama o başka” gibi bir cevap verip konuyu uzatmadan başka bir konuya geçilmesi söz konusu.