TÜSİAD: Okullar arasındaki eşitsizlik ortadan kaldırılmalı

16 Şubat 2014

Zaman / 16.02.2014

 

BURCU ÖZTÜRK -BETÜL TANRISEVEN – İSTANBUL

 

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER),  2012 Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçları üzerinden eğitim politikaları reformunu tartıştı.

 

2012 PISA sonuçlarını Türkiye ve diğer ülkelerle kıyaslayarak sunan OECD Eğitim Direktör Yardımcısı Andreas Schleicher, Türkiye’de okullar arasındaki eşitlik, okulların özerkliği ve şeffaflığı, eğitim politikalarının sürdürülebilirliği ve öğretmenlerin niteliği konusunda sorunlar yaşandığına dikkat çekti. Türkiye’de dezavantajlı öğrencilerden çok, avantajlı öğrencilere kaynak tahsisi yapıldığına işaret etti.

 

Küresel ekonominin bilgiye değil, bilgi ile ne yapılabileceğine ödeme yaptığını belirten Schleicher, “PISA, öğrencilerin öğrendiklerinden neler çıkardığına bakıyor. Türk öğrenciler öğretileni yapıyor ancak öğretileni kullanma konusunda nasıllar, buna bakmak lazım.” dedi. Türkiye’de başarılı olma kriterinde hangi okula gidildiğinin önem kazandığını vurgulayan Schleicher, “Ancak Finlandiya’da okullar arasındaki performans farkı sadece yüzde 5. Bu yüzden Türkiye’de okullar arasındaki eşitsizlik ortadan kaldırılmalı.” diye konuştu. Andreas Schleicher şöyle devam etti: “Türkiye’de kalifiye öğretmen eksiği var. En fazla sonuç alınabilecek kaynaklara yatırım yapılmalı. Ancak Türkiye dezavantajlı öğrencilerden çok, avantajlı öğrencilere kaynak tahsisi yapıyor. Ayrıca, Türkiye’de müfredat çok kapsamlı. Diğer ülkelerde ise daha az şey derinlemesine öğretiliyor.”

 

Almanya’da eğitimin başarısında dershaneler büyük rol oynuyor

Almanya Yeşiller Partisi Eğitim Sözcüsü Özcan Mutlu, Almanya’daki başarının okul eğitiminin yanı sıra dershanelere de bağlı olduğunu söyleyerek, “Bu takviye kurumlarına başvuruda patlama söz konusu. En son bu kurumlara 1,5 milyar Euro’luk yatırım yapıldı. Anaokulundan üniversiteye her kademede bu kurumlara katılım mevcut.” dedi. 400 bin öğrencinin katıldığı dünyanın en kapsamlı eğitim araştırması Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçları geçtiğimiz yıl aralık ayında açıklanmıştı. Buna göre Türkiye, ortaöğretim kalitesinde 65 ülke arasında 44. sırada. 15 yaşındaki öğrenciler üzerinde gerçekleştirilen araştırma sonucu Türkiye’nin eğitim ortalaması Vietnam, Sırbistan ve Estonya gibi ülkelerin altında kaldı.

 

Yılmaz: Siyasî gündem sebebiyle nitelikli eğitim reformu ıskalanıyor

Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, 2012 Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçları bakımından Türkiye’nin durumunun pek parlak olmadığını söyledi. Ekonomik ve demokratik açıdan gelişmek ve toplumsal refah düzeyini yükselterek orta gelir tuzağını aşmak için, genç nüfusu çok daha iyi seviyede eğitmeye, bunun için de “Eğitimde Nitelik Reformu”na şiddetle ihtiyaç duyulduğunu aktardı. OECD ülkeleri arasında eğitim bakımından Türkiye’nin son sıralarda yer aldığını aktaran Yılmaz, “PISA şokuna uğrayan ülkeler bunu bir fırsata çevirip, eğitim sistemlerinde reform adımlarını atıyor. Hızlı bir şekilde eğitim meselesini ele alıyorlar. Maalesef Türkiye, siyasi ve ekonomik gündemindeki şoklardan sıyrılıp, esas hissetmesi gereken ‘PISA şokunu ıskalıyor.” dedi. Yeterince araştırılmadan yapılan uygulamalar sebebiyle öğrencilerin ‘sistem’ kurbanı olduklarını ifade etti.

 

Ekonomik kalkınma için eğitimin önemine vurgu yapan TÖDER Başkanı ve TÜSİAD Eğitim Çalışma Grubu Başkanı Enver Yücel ise katma değerli ürün imalatının ekonomik gelişme için kaçınılmaz olduğunu hatırlattı ve örnekler sıraladı: “20 ton mermer bloku, bir tomografi cihazı ile eşit oluyor. 1.500 kg domates bir Apple ürünü ile anca eş değer oluyor.” Yücel, katma değerli ürün için nitelikli eğitimin şart olduğunu dile getirdi. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), OECD tarafından 2000 yılından bu yana her yıl düzenleniyor.  65 ülkenin katıldığı PISA’ya Türkiye 2003 yılından beri üye.

 

Eğitim reformu önerileri

Okul yönetimleri daha özerk hale getirilmeli.

Kaliteli okulöncesi eğitimin zorunlu olması sağlanmalı.

PISA soruları örnek alınarak ulusal sınavlar gözden geçirilmeli.

Eğitim sistemimize veriye dayalı reform yapma pratiği kazandırılmalı.

Eleştirel beceri ve muhakeme yeteneğine öncelik veren bir müfredat sistemine geçilmeli.

Dezavantajlı öğrencilerin gittiği okullarda kişi başına düşen öğretmen oranı artırılmalı.

Öğretmenler teori-uygulama dengesiyle yetiştirilmeli ve mesleki gelişimlerini sürdürecek şekilde eğitimlerine devam edilmeli.