Türkiye’de 1700 çocuk kayıp

8 Mart 2011

 

NTVMSNBC / 08.03.2011

 

Bakan Kavaf, İstanbul’da 223, Türkiye genelinde ise yaklaşık 1500 ailenin çocuklarını bizzat suça ittiğini tespit ettiklerini açıkladı.

 

İSTANBUL – Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, suça itilen çocuklar konusunda yaptıkları çalışmaları anlattı.

 

Akşam gazetesinde yer alan haberde; 1700 çocuğun kayıp olduğunu belirten Kavaf; İstanbul’da 223, Türkiye genelinde ise yaklaşık 1500 ailenin çocuklarını bizzat suça ittiğini tespit ettiklerini açıkladı:

 

“Ya ailesi yok ya da sorumluluğunu üzerinden atmış. Çocuk sayılabilecek eylemcileri, yaşlarının küçük olması hasebiyle suç sayılabilecek eylemlerde kullanan gruplar var. Hırsızlık, uyuşturucu gasp ve benzeri işler. Tespit ettiğimiz aileleri yakından izliyoruz. Kurum hizmeti alan bu 65 bin çocuk içinde, İstanbul’daki 223 ailenin çocuklarının sayısı 600 civarında.

Çocuk olmalarından dolayı daha az ceza alır düşüncesiyle suç teşkil eden eylemlerde kullanılıyorlar. Onları kurumlarımıza alma noktasında şöyle bir yöntemimiz var. Biz bu çocukların sokaklarda görüldüğünü tespit ettiğimizde polise haber veriyoruz. Toplamak kolluk kuvvetlerinin görevi. Kolluk kuvvetleri bu çocukları bize teslim ediyor. Burada polisle ortaklaşa çalışıyoruz. Zaten ortak protokollerimiz var. İstanbul’da birkaç yerde rehabilitasyon merkezimiz var. Geçen gün gittim. Ben İstanbul’a gittiğimde sık sık uğruyorum. Çocuklarla da beraber oluyoruz onlar da bundan memnun oluyor.”

KONTROLSÜZLÜK


Kavaf, bakanlığın himayesi altında olan çocuklardan 25 bininin çocuk ve gençlik merkezlerinde gündüz destek hizmeti aldığını ifade etti. Gençlerin yetenekleri doğrultusunda müzik ve sporla meşgul olduklarını anlatan Kavaf, “Okula gitmeyen suça ve sokağa itilmiş, sokağın kontrolsüz yaşamına alışmış çocuklarımız var. Bizim bu çocuklarımız için de bakım ve rehabilitasyon merkezlerimiz var. Onlara özel bir rehabilitasyon programı uyguluyoruz, okula döndürebildiklerimizi okula döndürüyoruz. Okula döndüremediklerimizi psikolojik yönden ve biraz daha normalleştirdikten sonra meslek edindirme kurslarına tabi tutuyoruz, bir işe yerleştiriyoruz. Bunda yüzde yüz başarılı mıyız? Hayır, çünkü küçük yaştan itibaren sokağa terk edilmiş çocukların büyük bir kısmı maalesef kurum bakımını ve rehabilitasyonunu reddediyor” diye konuştu.

 

TOZ PEMBE DEĞİL


Sokak çocuklarının topluma kazandırılması için son yıllarda anlayış değişikliğine gidildiğini ceza yerine rehabilitasyon ağırlıklı bir anlayışı hakim kılmaya çalıştıklarını ifade eden Kavaf, şunları söyledi:

“Olumlu rol model yöntemi yine uygulanıyor. Benzer şartlarda kendini kurtarabilmiş, yaşları birbirine denk olabilecek gençler örnek gösterilebiliniyor. Zaten rehabilitasyon merkezlerimiz de de yine yaş itibarıyla genç olan meslek elemanları çalışıyor. Polisin çocuk birimi var. Rehabilitasyon yaptığımız yerlerde bu çocuklarımızın kazları, tavukları seraları var. Tarımla hayvancılıkla uğraşıyorlar. Bir projemizde sahilde geniş bir alanda böyle bir rehabilitasyon merkezi kurmak ve oluşturmak için çalışmalarımız var. Deniz balıkçılık tarım yine çiftçilik ve küçükbaş hayvanlarla uğraşmak suretiyle. Bu çok verimli ve olumlu geri bildirimleri olan bir şey. Biz hiçbir şeyi toz pembe göstermiyoruz.

 

1700 ÇOCUK KAYIP


Emniyet kayıtlarına göre 1700 çocuk kayıp. Ancak 800 civarında olanı bizim kurumlarımızda kayıtlı. Kurumlarımızda ve rehabilitasyon merkezlerinde kalanlar için zaten her akşam sayım yapılıyor. Belirtilen saatte dönmeyen çocukları emniyete haber veriyoruz, hemen aramaya geçiyor. Verdiğim sayılar içinde tabii ki mükerrer kayıtlar da var. Her bir ayrılmada emniyete bildirilmiş 3-4 defa aynı isim yine emniyet kayıtlarında geçiyor…

 

OLUMSUZ ETKİLENİYORLAR


Rehabilitasyon gereken çocuklarımızı bazen hastaneye gönderiyoruz ya da ailesinin yaşadığı mekanda bir olumsuzluk ve tehlike yoksa oraya yolluyoruz. Bu süreç zarfında ya da başka nedenlerle kurumu terk edebiliyorlar. Basında görebiliyorsunuz ‘yurttan kaçtı’ diye… Bizim evlerimizde ve yurtlarımızda kalan çocuklarımız da bu olumsuz haberlerden çok olumsuz etkileniyor.”