Türk çocukları sonuncu!

2 Mayıs 2012

 

Vatan / 02.05.2012

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünya çocuklarını incelediği raporunu yayımladı

Yiğit Can KAYTMAZ / VATAN DIŞ HABERLER – VATAN HABER MERKEZİ

 

Çocukların alışkanlıklarının listelendiği belgede Türk çocuklarının karnesinde “Dişlerini fırçalamıyor, babalarıyla konuşmakta güçlük çekiyor, okulda baskıya maruz kalıyor ve hayatlarından memnun değil” sonucu çıktı.

Dünya Sağlık Örgütü İspanya, Finlandiya, İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, Kanada, Rusya ve Danimarka’nın da olduğu 38 ülkede görüştüğü 11-15 yaşları arasındaki çocuklarla dünyanın gençlik haritasını çıkardı. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 207 bini aşkın çocuğun alışkanlığı ve istekleri raporda gözler önüne seriliyor. İşte o raporda öne çıkan maddeler:

– Türkiye’de 11 yaşındaki kız öğrencilerin yüzde 53’ü erkeklerin yüzde 58’i okulda baskıya maruz kalıyor. Bu rakam 13 yaşındaki kızlarda ve erkekler yüzde 67 oranında seyrederken, 15 yaşındaki kız öğrenciler yüzde 69, erkek öğrenciler yüzde 68 oranında baskı hissediyor. Türkiye’de okuyan öğrenciler bu oranla dünya sıralamasında birinci. Dünyanın en rahat öğrencileri İsveç, Hollanda ve Slovakya. Bu üç ülkede baskı hissettiğini söyleyen öğrencilerin oranı yüzde 20’yi geçmiyor.

– Yaşam standartlarında Türkiye’de okuyan öğrenciler son sırada. 11 yaşındaki kız öğrencilerin yüzde 70’i, erkeklerin ise yüzde 74’ü hayattan memnun değil. 13 ve 15 yaşındaki öğrencilerde de bu oran yüzde 58 ile 68 arasında değişiyor. Ermenistan’da, Finlandiya’da, Hollanda ve Danimarka’da okuyan öğrencilerin hayatlarından memnuniyet oranı yüzde 96 ile 92 arasında değişiyor.

– En çok hastalanan öğrenciler de Türkiye’den çıkıyor. 11 yaşındaki kızların yüzde 65’i erkeklerin ise yüzde 56’sı haftada birden fazla sağlık şikayetinde bulunuyor. Bu oranlar 13 ve 15 yaşlarındaki öğrencilerde de yüzde 73 oranında seyrediyor. En sağlıklı öğrenciler Slovenya, Avusturya ve Almanya’da mevcut.

– Türk öğrenciler anneleriyle konuşmakta güçlük çekmezken, babayla konuşmakta zorlanıyor. 15 yaşındaki kızların yüzde 38’i erkeklerin ise yüzde 51’i babalarıyla konuşmanın rahat olmadığını söyledi. Bu oranla Türkiye, Fransa’yla birlikte son sıralarda yer alıyor. Baba ile çocuk arasındaki iletişimin en rahat olduğu ülkeler Hollanda, Macaristan, Makedonya. Bu üç ülkede çocukların yüzde 70’i ile 83’ü babalarıyla rahatça konuşabildiklerini ifade ettiler.

– Türkiye’de okuyan 11 yaşındaki kızların yüzde 4’ü, erkeklerin ise yüzde 5’i zayıflamak için spor yapıyor ya da diyet uyguluyor. 13 yaşında bu rakamlar erkekler için yüzde 4, kızlar için ise yüzde 6 seviyesinde seyrederken, 15 yaşındaki kızların zayıflamak için diyet ya da spor yapma oranı yüzde 8’e çıkıyor. Zayıflamak için beslenmesine en çok özen gösteren ülkeler ise Danimarka, İzlanda, Macaristan ve ABD. Bu ülkelerdeyaşyan çocukların yaklaşık yüzde 30’u kilolarına göre hareket ediyor.

– Kendisini şişman ya da obez olarak tanımayan çocukların oranı ise Türkiye’de 11 yaşındakiler arasında yüzde 15, 13 yaşındakiler arasında yüzde 17, 15 yaşındakiler arasındaysa yüzde 16 seviyesinde. Kendini şişman olarak tanımlayan ülke çocukları ise Almanya, Lüksemburg, Polonya ve Slovenya var.

– Türkiye’de öğrencilerin okul sevgisi de yüksek seviyelerde. 11 yaşındaki kız öğrencilerin yüzde 75’i, erkeklerin ise yüzde 57’si okulu seviyor. Bu rakam 13 ve 15 yaşlarında azalsa da (56-25 seviyelerinde) dünya sıralamasında üst sıralarda bulunuyor. Okuldan hoşlanmayan öğrencilerin en yoğun olduğu ülkeler Hırvatistan, Estonya ve İtalya.

– Türkiye, diş sağlığında da sınıfta kalıyor. 11 yaşındaki erkek öğrencilerin yüzde 36’sı kızların ise yüzde 47’si günde dişlerini birkaç kez fırçaladığını söyledi. 13 yaşındaki kızların yüzde 40’ı erkeklerin ise yüzde 27’si, 15 yaşındaki kızların yüzde 50’si ve yüzde 26’sı dişlerini birkaç kez fırçalıyor. Türkiye bu oranlarla, Ermenistan ve Romanya’nın gerisinde kalarak dünya sıralamasında sonuncu oldu. İsveç, Almanya ve İsviçre’de okuyan çocukların en az yüzde 80’i dişlerini günde birkaç kez fırçalıyor.

– Türk öğrenciler, arkadaşlarıyla elektronik haberleşmeye rağbet göstermiyor. Türkiye’de arkadaşıyla e-posta ve telefon aracılığıyla görüşen çocukların oranı yüzde 11 ile yüzde 45 arasında. Bu rakamlarla Türkiye dünya sıralamasının sonlarında yer alıyor.

‘Süt’ü bozuk vakası 1686 öğrenci hastanelik

Ülke genelinde 32 bin 574 okulda, 7 milyon 200 bin öğrenciye 200 mililitrelik kutular içinde süt dağıtıldı. Ancak 13 ilde dağıtılan sütlerden içen 1686 öğrenci hastanelik oldu. Bulantı, karın ağrısı ve baş dönmesi şikayetiyle en çok öğrencinin hastaneye başvurduğu il Sivas oldu. Vali Ali Kolat, dağıtımın durdurulduğunu sütlerin bozuk olduğunu söyledi

13 ilde dağıtılan sütlerden içen 1686 öğrenci hastanelik oldu. Bulantı, karın ağrısı ve baş dönmesi şikayetiyle en çok öğrencinin hastaneye başvurduğu il Sivas oldu. Sivas’da 15 okuldan hastaneye başvuran 600 öğrenci tedavi altına alındı. Sivas Valisi Ali Kolat, süt dağıtımının durdurulduğunu açıklayarak öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti. Vali Kolat, “Sütün bozuk süt olduğu anlaşılıyor” dedi.

En çok şikayet Sivas’tan

Sivas: İlde 15 okulda dağıtılan sütten içen 600 öğrenci fenalaştı. Numune Hastanesi’ne gelerek sütten fenalaşan öğrencileri ziyaret eden Sivas Valisi Ali Kolat, “Sütün bozuk süt olduğu anlaşılıyor. Arkadaşlarımızın tespitleri de öyle. Zehirlenme demeyelim de bozuk sütün verdiği kısmen de psikolojik diyelim, kısmen de rahatsızlık şeklinde bir durum ancak ciddi bir vaka yok. Tabii biraz da birbirinden duyan okullar gelmeye başladı. Zaten biz sütlerinde gıda yönünden tahlilini yaptırıyoruz. Şu anda dağıtımını durdurduk. Takip ediyoruz. Tahliller netleştikten sonra bakanlıkla da görüşüp durumu değerlendireceğiz. Sütler üzerindeki tarihlerde bir olumsuzluk yok. Zaten iki parti halinde geldi sütler. Partinin birini gıda yönünden incelettik onda bir sorun yok, gıda tahlilini yapmadığımız ya da bizden habersiz dağıtım olmuş. Bizim insiyatifimiz dışında dağıtım olmuş. Sanıyorum ikinci partideki dağıtımdan kaynaklandı” dedi.

Diyarbakır: Kentte 70 bin çocuğa süt dağıtıldı. Süt içtikten sonra fenalaşan 315 öğrenci hastanelik oldu. Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, “Bunlardan hiçbir şekilde zehirlenme vakası olduğu gösteriri hiçbir bulgu yok, klinikte yatan hiçbir çocuğumuz yok. Diğer hastalarımız karın ağrısı ya da mide bulantısı şikayeti ile hastanelere götürülmüş vaziyette 112 Acil servis aracılığıyla 165 çocuğumuz, diğer 150 çocuğu da ailelerinin böyle bir olayı duyar duymaz okullardan gidip çocuklarını alıp bir şeyi var mı, yok mu diye hissiyat içerisinde sağlık kuruluşlarına götürdükleri anlaşılıyor” dedi.

Antalya: Türkiye’de ilk çift kol nakli yapılan Cihan Topal da ‘Okul Sütü’ programı kapsamında Antalya Valisi Ahmet Altıparmak ile birlikte Cengiz topel İlköğretim Okulu’nda öğrencilere süt dağıttı. Protokol üyeleri ile birlikte çocuklara süt dağıtan Cihan Topal, çocukların sağlığı açısından büyük öneme sahip böyle bir programda yer almaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Antalya’da da sütlerden içtikten sonra benzer şikayetlerin baş gösterdiği 80 öğrenci hastanelerde tedavi altına alındı.

Uzmanlar ne diyor?

– Prof. Dr. Benal Büyükgebiz (Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı): “Genel olarak sütlerin bozuk olma olasılığı daha yüksek. Çocuklar psikolojik olarak olayın tabiatını değiştirmiş olabilirler. Yani biri kanım ağrıyor dediyse diğerlerinin de bunu demiş olma olasılığı var. Bu çocukların bir kısmı kusuyorsa besin zehirlenmesi olma olasılığı gündemde. Laktoz entoleransı dediğimiz bazı bünyelerin karbonhidratı tolere edemediği durumlar vardır. Ama bu ergenlik ve sonrasında belirti verir. Bir iki çocuk olsa laktoz entolaransı diyebiliriz. Ama aynı okulda 50 çocuk etkilendiyse bunun laktoz entolaransı olma olasılığı çok düşük. Sütün kalitesinde bir sıkıntı olabilir. Çünkü bu sütler otomatizasyonla yapılıyorlar. Bu işlemde her zaman sistemin kaçağı vardır. UHT’de çok yüksek ısıda, çok kısa sürede sütün içindeki patojen olabilecek maddeler öldürülüyor. Elektrik kesilme, sistemin çalışmaması, ısının düşmesi gibi teknolojik zaaflar yaşanmış olabilir. Anladığım kadarıyla ortada bir hijyenik kalite zafiyeti var.

‘Üretim sırasında hata ihtimali yüksek’

– Prof. Dr. Neriman İnanç (Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı): “Akla ancak laktoz entolaransı geliyor. O da bu kadar yüksek sayıda mümkün değil. Onun dışında pastörize edilen sütlerde aniden bütün öğrencileri zehirleyecek toksik bir şey olmaması gerekir. Bu firmaların sütleri marketlerde satılıyor. Niçin bir tek okuldaki çocuklar etkilendi? Pastorize edilmiş sütte mikroorganizma kalmaması lazım. Aklım böyle bir şeyi almıyor. Mantık dışı bir şey bu. Sistemde bilimsel ve mantıklı olarak bir açıklama olamaz. Bu üretime ait bir sıkıntı var mı onu şu anda bilemeyiz. UHT ve pastörize süt üretilirken amaç zaten mikroorganizmadan arındırmak. Yani mikroplardan koruyabilmek. Üretimle ilgili bir yanlışlık varsa analizleri yapılmadan bir şey söyleyemem. Ancak üretim aşamasında bir yanlışlık olma ihtimali yüksek. Türkiye’de şimdiye kadar UHT satışlarında böyle bir şey yok. Sadece okul çocuklarına dağıtılanlarda böyle bir şey olmasında bir tuhaflık var. Çocuklar için üretilen bu sütlerde zararlı bir bakteri olabilir. Bu akla üretimde bir aksaklık mı var sorusunu getiriyor.(İlker AKGÜNGÖR HABER MERKEZİ)

Okul sütü ihalesini işte bu firmalar kazandı

Okul sütü projesinin ilk ihalesinde şirketler, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgelerine teklif vermemişti. İhale bu nedenle iptal edilmişti. Teklif verilmeyen bölgeler, Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgelerine eklenerek 17 Nisan’da tekrar ihaleye çıkarıldı.

Son ihalede, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini Gülsan Gıda-Mar Tüketim-Mamsan-Bakraç Süt ve Yavuz Blok konsorsiyumu

Marmara ve Karadeniz bölgelerini de Ak Gıda-Sütaş-Danone Tikveşli-Tat-Yörükler konsorsiyumu kazandı.

Akdeniz Bölgesini ise Yörükoğlu-Güney Süt-Oğuz Gıda-Akbel Süt İş Ortaklığı alırken

Pınar-Dimes-Balkan Süt iş ortaklığı da Doğu Anadolu ve Ege bölgelerini kazandı