Suriye’de çocukların donarak ölümü reva değil

27 Aralık 2013

AA / 27.12.2013

TBMM Çocuk Hakları İzleme Komitesi Başkanı Dağoğlu, Suriye’de 16 çocuğun donarak ölmesinin ülkede insan haklarından uzaklaşılsa da reva olmadığını söyledi.

TBMM – Coşkun Ergül

TBMM Çocuk Hakları İzleme Komitesi Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Türkan Dağoğlu, “Suriye’de 16 çocuğun donarak ölmesini”, “Demokrasiden uzaklaşan toplumlarda ve insan haklarının olmadığı yerlerde bunların olması normal gibi karşılanıyorsa da bunların olmaması gerekir, insan haklarının olması gerekir” şeklinde değerlendirdi.

Dağoğlu, “Suriye’de 16 çocuğun donarak ölmesi” ile ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu, içler acısı bir durum” dedi.

“Demokrasiden uzaklaşan toplumlarda ve insan haklarının olmadığı yerlerde bunların olması normal gibi karşılanıyorsa da bunların olmaması gerekir, insan haklarının olması gerekir diye düşünüyorum” diyen Dağoğlu, çocuk haklarının da insan haklarının bir parçası olduğunu kaydetti. Dağoğlu, “Çocuklara yapılan bu hareketlerin reva olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.
Dağoğlu, “Biz bu konuda Türkiye olarak elimizden geleni Suriyelilere zaten yapıyoruz, yapmaya çalışıyoruz. Hatta bu yaptığımız iyiliklerle ilgili olarak, dünyanın zaman zaman tenkitlerine maruz kalıyoruz. Ama Türkiye olarak bunların ne kadar doğru davranış olduğu, bugün bu yaptıklarımızla daha iyi görülüyor. Keşke o çocukların hepsine ulaşabilsek diye düşünüyorum” dedi.

“Bu konuda uluslararası toplum ne yapabilir, biz Türkiye olarak onları harekete geçirmek için ne yapabiliriz?” sorusuna Dağoğlu, “Burada en önemli unsurlardan birisi Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF’in harekete geçmesi. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF’in bu çocuklarla ilgilenmesi onların aslında görevi, bizim onları uyarmamıza gerek yok. Ama şu ana kadar da onların harekete geçtiğini göremiyoruz. Biz de yaptığımız bu açıklamalar ile bu konuya olan dikkatlerini çekmeye çalışıyoruz” yanıtını verdi.

Dağoğlu, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF’in Suriye’deki çocuklar ile ilgilenmemesinin, onların en büyük eksikliği olduğuna dikkati çekerek, onların bu konuda daha hassas ve duyarlı davranması gerektiğine inandıklarını ifade etti.