Otistik oğlu yüzünden ‘sürgüne’ gönderilen ilahiyatçı Hoca Meclis raporunda

22 Temmuz 2013

Timetürk / 22.07.2013

TBMM Engelli Hakları Raporu’nda ‘Otizmli Bireylerin ve Ailelerin Sorunları’ başlıklı bölümünde, çocukların ve ailelerin nasıl dışlandığı çarpıcı örneklerle yer aldı

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde görev yeri değiştirilerek çalışan Prof. Dr. Mustafa Usta’nın okulda otistik oğluyla yaşadığı durumu anlatan bir başvurusu bulunuyor. Fakülte dekanının, Usta’ya, “Otizm özürlü oğlun murat Usta’yı fakülteye getirme, zira özürlü çocuk fakültenin imajını bozuyor” söylediği iddiaları da yargıda.

Hülya Karabağlı’nın T24’teki haberine göre TBMM Engelli Hakları Raporu’nda ‘Otizmli Bireylerin ve Ailelerin Sorunları’ başlıklı bölümünde, çocukların ve ailelerin nasıl dışlandığı çarpıcı örneklerle yer aldı. Otistik oğlunun okula gelmesiyle rektörlükle sorun yaşayan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde görev yeri değiştirilen Prof. Dr. Mustafa Usta rapora girdi. Raporda, “Hala bu çocuklara ve ailelere karşı negatif tutum ve davranışlar vakidir. Örneğin bazı aileler başka çareleri olmadığı için çocuklarını iş yerlerine götürmek istemekte ancak patronlarından veya idarecilerinden gelen tepki ile bundan vazgeçmektedirler. En somut örnek TODEV Başkanı Mustafa Usta’nın İlahiyat Fakültesine otistik çocuğunu götürmesi nedeniyle Fakülteden dışlandığı, uzaklaştırma aldığı durumdur” dendi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan ‘ Engelli Hakları’ Alt Komisyonu kapsamlı bir rapor hazırladı. Alt Komisyon da AKP’den Abdürrahim Akdağ, Mehmet Kerim Yıldız, Oya Eronat, Ülker Güzel, CHP’den Sinan Aydın Aygün, BDP’den Ertuğrul Kürkçü yer aldı.

Komisyonun, ‘Engelli Hakları’ başlıklı raporunda, otistik çocuklar ve ailelerin yaşadıkları ve toplumun yaklaşımına yer verildi. TODEV (Türkiye Otistiklere Destek ve Eğitim Vakfı) Başkanı, Marmara Üniversitesi’nde otistik oğlunun okula gelmesiyle yaşadığı sorun basına yansıyan Prof. Mustafa Usta’ya da yer verdi. Raporda Otizm ve otistiklerle ilgili tespitlerden bazı bölümler şöyle.

‘Maç seyretmek, hasta olmak aileler için lüks’

Otizmli çocuğu olan ailelerin yaşadığı en büyük sorun kendilerine ait özel hayatlarının olmamasıdır. Zira otizmli bir çocuğa sahip olan aileler hayat boyu yanlarından hiç ayıramayacakları ve hiç büyümeyen bir bebeğe sahiptirler. Tiyatroya gitmek, maç seyretmek, kitap okumak ve hatta hasta olmak bu aileler için bir lükstür.

Bu sebeple otistik çocuk sahibi ailelerin iş hayatına katılmaları çok güçtür. Genellikle anne ya da babadan birisi çalışamamakta ve evde çocuğa bakmak zorunda kalmaktadır. Oysa, bu aileler normal ailelere göre daha çok maddi kaynağa ihtiyaç duyduğundan daha fazla çalışmaya ihtiyaçları vardır.

Aileler: Benden sonra ne olacak?

Dolayısıyla otistik çocuk aileleri çocuklarını zaman zaman güvenle bırakabilecekleri bir dost eline ihtiyaç duymaktadır. Bu soruma en iyi çözüm belediyelerin engelli aileleri için misafirhane hizmeti sağlamasıdır. Burada çocukların, ailenin ihtiyaç duyduğu süre boyunca eğitimli bakım elemanları tarafından bakılmaları aileye büyük bir rahatlık sağlayacaktır. Devlet kuruluşları bürokratik işlemler yönünden gecikmeli hizmet verdiğinden ancak halkını en yakından tanıyan belediyeler tarafından ailenin ihtiyacı karşılanabilir.

Otistik çocuk sahibi ailelerin bir diğer sorunu “benden sonra ne olacak?” sorusuna yanıt bulunamamasıdır. Bu sorunun cevabı yalnızca otizmli bireylere hizmet veren merkezlerinin sayısının artması ve işinin uzmanı meslek elemanları ile desteklenmesi ile verilmelidir.

Bununla birlikte hala bu çocuklara ve ailelere karşı negatif tutum ve davranışlar vakidir. Örneğin bazı aileler başka çareleri olmadığı için çocuklarını iş yerlerine götürmek istemekte ancak patronlarından veya idarecilerinden gelen tepki ile bundan vazgeçmektedirler. En somut örnek TODEV Başkanı Mustafa Usta’nın İlahiyat Fakültesine otistik çocuğunu götürmesi nedeniyle Fakülteden dışlandığı, uzaklaştırma aldığı durumdur.