Olmayan dininden kaldı!

18 Temmuz 2012

 

NTVMSNBC / 18.07.2012

 

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulma mücadelesi veren 6. sınıf öğrencisi Nazlı Şirin El, mahkemece haklı görülmesine rağmen okulundan karne alamadı. Eğitim Sen olay karşısında yetkililere AİHM sözleşmesini hatırlattı.

 

Eskişehir Havacılar İlköğretim Okulu 6/A sınıfı öğrencisi Nazlı Şirin El ve ailesi, İlk ve Ortaöğretim kurumlarında verilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden, kendi dini ve felsefi inançlarına uygun eğitim verilmediği gerekçesi muaf tutulmak istiyor.

 

Yıllardır bunun için hukuk mücadelesi veren aile, haklılıklarını ortaya koyan mahkeme kararı olmasına rağmen, her yıl okul müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından değişik gerekçelerle mağdur ediliyorlar.

 

Birgün gazetesinde yer alan habere göre Nazlı Şirin El’e, diğer tüm derslerinden pekiyi derecesiyle başarılı olmasına rağmen din dersinden notu oluşmadığı gerekçesiyle geçen yıl karnesi verilmedi.

Haberde, normal koşullarda 7.sınıfa geçmesi gereken öğrencinin durumunun çözülmesi noktasında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün topu bakanlığa attığı belirtilirken, konuyla ilgili Eğitim Sen Eskişehir Şubesi’nde basın toplantısı düzenlendi.

 

Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı ailenin ile birlikte yaptıkları açıklamada şunlar kaydedildi:
“Türkiye Cumhuriyeti İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin korunmasına İlişkin Sözleşmeyi 04.11.1950 tarihinde imzaladığından bu güne, birçok uluslararası sözleşmeyi imzalamış ve bunların uyum yasalarını çıkararak bağlayıcı hale getirmiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi’nin 16.09.1998 gün ve E:1997/62,K:1998/52sayılı; “laik bir devlette belli bir dinin eğitim ve öğretimi zorunlu hale getirilemez” kararı önemli bir dönüm noktasıdır.

 

Aynı şekilde AHİM’e 09.10.2007 yılında yapılan benzer bir başvuruda (Başvuru no1448/04) AİHM ilgili ders kitaplarını incelemiş ve kararında Türk eğitim sisteminde din dersleriyle ilgili tarafsızlık ve çoğulculuk koşullarının yerine getirilmemesi ve ebeveynlerin inançlarına saygı gösterilmesini sağlayacak uygun bir yöntem sunulmaması nedenleriyle, sistemin yetersiz olmasından ötürü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edildiği belirtilmiştir.

 

Tüm bu gerekçelerle, Nazlı Şirin El ve ebeveynleri, açmış oldukları idari mahkeme davasını kazanmış olmalarına ve geçtiğimiz öğretim yıllarında muaf tutulmalarına rağmen müfredatın değiştiği ve yeni müfredatta tüm din ve mezheplere yer verildiği vb. gerekçeleriyle Milli Eğitim Bakanlığı’nda alınan görüş sonucu öğrencimizin bu öğretim yılında da mağdur edilmesi kabul edilemez bir durumdur.

 

Gerek öğrencimizin içinde düştüğü olumsuz durum ve psikolojisinin bozulması, gerekse ailenin bu durumdan (dinsel düşüncelerini açıklamak zorunda kalma) dolayı ifşa olması bile İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin korunmasına İlişkin Sözleşmenin temel hükümlerine, AHİM karalarına ve Anayasamızın 24. maddesine aykırılık teşkil etmektedir”