Mükemmeliyetçi ailelerin çocukları kaygılı oluyor

16 Aralık 2013

Milliyet / 16.12.2013

“Mükemmeliyetçi ve baskıcı aileler, çocukların başarısız kimliğe sahip olmalarında bu tavırlarından dolayı etkili oluyorlar”

Mükemmeliyetçi ve baskı uygulayan ailelerin,ilkokul döneminden itibaren çocukların başarısızkimlik kazanmasında etkili oldukları bildirildi.

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim DalıÖğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah Işıklar, Milli Eğitim Bakanlığınca ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin 1 hafta önce okula başlatılmasının doğru bir uygulama olduğunu söyledi.

Eğitim ve öğretim döneminin ilk haftasını çocuklarıyla sınıfta geçiren ailelerin zamanla sınıfları terk etmesi gerektiğine dikkati çeken Işıklar, okula uyum sürecinde ebeveynlerin okuldaki rehber ve sınıf öğretmenlerle işbirliği içinde olmalarını tavsiye etti.

Çocukların okula uyumda zorlanmalarının normal olduğunu ifade eden Işıklar, “Her istediği yapılan, sürekli ödüllendirilen bir çocuktan okulda disiplin altına girmesi bekleniyor. 40 dakika oturması, zil çalınca dışarı çıkması, oyuncaklarını paylaşması isteniyor. Çocuk haliyle bu düzene uyum sağlamakta zorlanıyor. Bu süreçte veliler de öğretmenlere destek vermeli. Tuvalete girdikten sonra pantolununu çekemeyen bir çocuk düşünün. Anneler bu işi kendileri üstlendiği için çocuk, bu sefer de öğretmeninden bunu bekliyor” diye konuştu.

Mükemmeliyetçi aileler, başarısız kimlik oluşturuyor
Işıklar, okul döneminin çocukların başarılı ve başarısız kimlik oluşturmasındaki en önemli zaman dilimi olduğunu belirterek, kimi çocuğun okuma ve yazmaya 3 ay sonra başlarken, kimilerinin de yılın sonuna doğru bunu başarabildiğini ifade etti.

Ailelerin, başarısızlıkları kendi çocuklarına özgü sandığını anlatan Işıklar, şöyle devam etti: “Diğer çocuklarla kıyas ediyorlar ya da ‘tembel, çalışmıyor’ gibi etiketlemeler yapıyorlar.Kıyaslamak, çocuğun yerine ödev yapmak çocukta ‘ben yapamıyorum’ algısı oluşturuyor. İlkokul birinci sınıftan itibaren çocuklarda ‘başarılı kimlik ya da başarısız kimlik oluşturma’ başlıyor. Özellikle mükemmeliyetçi ailelerin çocuklarında bu nedenle yüksek kaygı görülüyor. Mükemmeliyetçi ve baskıcı aileler, çocukların başarısız kimliğe sahip olmalarında bu tavırlarından dolayı etkili oluyorlar.”

Yüksek enerjili gıdalar tüketen öğrenciler, öğretmenleri zorluyor
Öğrencilerin okul disiplinine girmelerin de beslenmelerinin de önemli rol oynadığına dikkati çeken Işıklar, “Çocuklar, gün içinde alması gereken kaloriyi bazen sadece kahvaltıda alıyorlar. Çocuk, çikolota gibi yüksek kalorili yiyecekleri tüketiyor ve enerjiyle yükleniyorlar. Haliyle bu enerjiyi, sınıfta tüketmeye çalışıyorlar. 40 kişilik bir sınıtfaki öğrencilerin 15’inin bu enerjiyle yüklü olduğunu düşünürsek öğretmenler de sınıfta çocuğu kontrol etmekte zorlanıyor” dedi.

Ülkemizin büyük bölümü karasal iklimin etkisinde olduğu için öğrencilerin okuldaki zamanının büyük çoğunluğunu kapalı alanda geçirdiğine dikkati çeken Işıklar, “Öğrencilerin enerjilerini tüketmeleri için okullarımızda yeterli aktivite alanları yok. Milli Eğitim Bakanlığı, bu konuda beslenme uzmanlarından yardım almalı. Öğrenciler için beslenme takvimi oluşturulmalı” ifadelerini kullandı.