MHP’li Demirel’den çocuk hakları açıklaması

21 Kasım 2011

 

Gazete5 / 21.11.2011

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ruhsar Demirel, “BM 19 Kasım BM 19 Kasım Çocuk İstismarını Önleme Günü ve 20 Kasım Çocuk Hakları Günü” nedeniyle bir açıklama yaptı…

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Dr. Ruhsar Demirel’in “BM 19 Kasım Çocuk İstismarını Önleme Günü ve 20 Kasım Çocuk Hakları Günü” dolayısıyla bir açıklama yaptı. Yazılı açıklamasında Demirel, Devletlerin birlik, bütünlük ve devamlılıklarının sağlanması, milli ve kültürel birikimlerinin geleceğe aktarılması ile mümkün olduğunu belirtti.

“Geleceğe uzanan sağlam köprüler kurmak ise yarınlarımızı emanet ettiğimiz çocuklarımızın ülkesi, milleti ve insanlık yararına ülkü sahibi nesiler olarak yetiştirilmesiyle gerçekleşecektir.” diyen Demirel, on sekiz yaşını bitirmemiş herkesin çocuk olduğunu hatırlatarak “Türkiye nüfusunun yüzde 30’u on sekiz yaşın altındadır. Yani her üç vatandaşımızdan biri çocuk.” dedi.

 

Demirel, “Çocuk nüfusunun büyüklüğü, artan işsizlik, yoksulluk, göç, bölgesel farklılıklar ve hukuki boşluklar gibi nedenler Türkiye’de çocuğun durumunu daha özel kılmaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesini (ÇHS) Ocak 1995 tarihinde resmi gazetede yayınlayarak iç hukuk kuralına dönüştürmüş bir ülkeyiz. Fakat bunca yıldır çocuklarımıza haklarını sağlayamadığımız bir yana ne hakları olduğunu da öğretememişiz. Ülkemizde her 4 çocuktan 3’ü haklarını bilmiyor” dedi.

 

Dr. Ruhsar Demirel açıklamasına şöyle devam etti;

 

Çocuklar haklarını bilmiyor da büyükler sorumluluklarını biliyor mu?

 

2002 yılında 13 yaşındayken yaşadığı ildeki 26 yetişkin erkekle kendi rızasıyla birlikte olduğuna karar vererek o kız çocuğunun istismarına ortak olan hukukçu büyükler sorumluluklarını biliyor mu?

 

Ülkemizde her yıl yaklaşık bir buçuk milyon doğum oluyor.

 

ÇHS’nin 7. Maddesi “çocuk doğumdan sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve bir vatandaşlık kazanma hakkına sahip olacaktır.” hükmüne yer veriyor olmasına rağmen Türkiye’de doğan her çocuğun nüfusa kaydettirilmediği gerçeğini hepimiz biliyoruz.

 

Şüphesiz hepinizin tahmin edeceği gibi bu kaydettirilmeyen çocukların çoğunluğu kız çocuklar. Doğumunda vatandaş olma hakkı dahi kullandırılmayan, nüfus cüzdanı bile olmayan bu kız çocukları ne acıdır ki 12-13 yaşına geldiklerinde evlendirilecek yada evlenilecek “kadın” olarak görülmekte.

 

Yasalarımız “Hiç kimse zorla evlendirilemez” demesine rağmen fiziki, sosyal, ruhsal gelişimini tamamlamamış çocukların evlendirilmesi hem insan hakları, hem çocuk haklarına aykırı olup böylesi evliliklerden doğacak çocukların sağlam ve sağlıklı olabilmesi de güçtür.

Peki bu evlilikleri destekleyen büyükler 18 yaşına kadar her Türk vatandaşının çocuk sayıldığını bilmemekteler mi?

 

Ya deprem.

 

Yaşanan depremin her yönüyle ele alınmadığını doğal afetin doğal olmayan sonuçlarına tanıklık ederek görüyoruz. Deprem evleri yıktı, canlar kaybedildi evet ama bu yıkıntının ötesinde hayatta kalanların ve özellikle çocukların hayatlarının sürdürülebilirliği için bugüne kadar ne yapıldı, neler yapılıyor.

 

Çünkü biliyoruz ki deprem başta olmak üzere doğal afetler göçü artırmaktadır. Göç ise çocuk işçiliğini, sokak çocuğu sayısını ve çocuk istismarını artırıyor. Yani depremde evler yıkılıyor, çocuklarınsa ruhları çöküyor.

 

Kasım ayı başında BM Kalkınma Programı 2011 İnsani Gelişme Raporunu açıkladı. İnsani Gelişmedeki sıramız 92.’lik. İflas ettiği söylenen ülkelerden örneğin Yunanistan 29.

Türkiye’nin insani gelişmişlikteki yerini daha iyi görebilmemiz için birkaç basamak önümüzde ve arkamızda yer alan ülkelere bakalım.

 

Biz 92.’yiz. Ermenistan 86., İran 88.

Türkiye 92. Tunus 94. sırada.

 

Demokrasi kalkınma bunlar yalnızca ekonomi ile ifade edilemeyecek konular.

Çocuk sorunlarını çözmüş, çocuğun üstün yararı ilkesi ile birlikte öncelikle çocuklarının insanca yaşama, korunma, gelişim, katılım haklarını sağlamış bir Türkiye toplumsal gelişmesini de tamamlamış sağlıklı bir ülke olacaktır.

 

Aile odaklı, çocuk merkezli, çocuğun birey olarak var olduğu ve haklarının bulunduğundan hareketle sağlıktan eğitime, emniyetten adalete, medyadan aileye, kültür ve sanattan etiğe kadar barış, mutluluk ve adaletin hakim olduğu refah içinde bir dünya düzeninin kurulmasında

Milliyetçi Hareket Partisi olarak beklentimiz millî ve tarihsel değerleri evrensel ölçütlerle benzeşen milletimizin çocuk hakları konusunda hedefine ulaşabilmesi için çocuk sorunlarının çözümünde çocuk hakları temelinde çocuklara karşı ödevlerimiz, çocuklarımızın nitelikli sağlık, barınma, beslenme, korunma, eğitim ve her türlü gelişim haklarının iyileştirilmesi, başta eğitim olmak üzere kendileriyle ilgili her konuda görüşlerinin alınması ve her türlü ayrımcılıktan korunmalarıdır.