MEB’den ailelere hayat dersi

23 Ekim 2012

 

Milliyet / 23.10.2012

 

MEB, öğrenmeyi öğrenme, CV hazırlama, şiddet ve vandalizm ile mücadele, çocuk istismarı, çocukluk ve gençlik dönemi gelişim özellikleri, eğitim çağında çocuğu olan anne ve babalara yönelik bilinçlendirme, uyuşturucu bağımlılığından korunma, üreme sağlığı ve aile planlaması, atık piller, atık yağların zararları gibi birçok konuda kurs ve benzeri faaliyetlerin düzenlenmesi için illere talimat verdi.

 

Hayat boyu öğrenmeye katılım  oranları konusunda uzun vadede Avrupa’yı yakalamak için harekete geçen Milli  Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrenmeyi öğrenme, CV hazırlama, şiddet ve vandalizm ile  mücadele, uyuşturucu bağımlılığından korunma, üreme sağlığı ve aile planlaması,  atık piller, atık yağların zararları gibi birçok konuda kurs ve benzeri  faaliyetlerin düzenlenmesi için illere talimat verdi.

 

81 il valiliğine gönderilen ve Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği’ne  atıfta bulunulan yazıda, İl Hayat Boyu Öğrenme, Halk Eğitimi Planlama ve İş  Birliği Komisyonu’nun olağanüstü toplanarak, hedefe ulaşmaya yönelik gerekli  çalışma ve planları yapması istendi.

 

Yazıya göre, Türkiye’nin hayat boyu öğrenmeye katılım oranı 2011’de yüzde  2,9 iken AB ülkelerinde bu oranın 2010 ortalaması yüzde 9,1. AB bu oranı 2020  yılında yüzde 15’e yükseltmeyi hedefliyor. Türkiye’de ise 2015 yılına kadar hayat  boyu öğrenmeye katılım oranında hedef yüzde 8 olarak belirlendi.

Oranlar nasıl hesaplanıyor?

Yazıda, hayat boyu öğrenmeye katılım oranının nasıl belirlendiğine de yer  veriliyor. Buna göre, oranlar TÜİK tarafından uygulanan Hane Halkı İş Gücü Anketi  mikro verisi kullanılaraK EUROSTAT tarafından hesaplanıyor.

 

Göstergenin hesaplanmasında 25-64 yaş grubunda olan ve son 4 hafta içinde  yaygın eğitim programına katılanların aynı yaş grubuna oranı esas alınıyor.

 

Hayat boyu öğrenmeye katılım oranının hesaplanmasında ”Referans haftası  ile biten son 4 hafta içinde herhangi bir özel ders aldınız mı veya örgün eğitim  dışında bir eğitim programına veya yabancı dil, bilgisayar, biçki-dikiş, ÖSS,  KPSS, AÖF kursuna katıldınız mı?” sorusu yöneltiliyor.

 

Türkiye’de bu tür faaliyetlere 25-64 yaş grubunda olanların katılımı çok  düşük. Geçen yılın verilerine göre, yaygın eğitim faaliyetine katılan toplam 4  milyon 549 bin 610 kursiyerin sadece 1 milyon 716 bin 971’i bu yaş grubunda yer  alıyor.

Aile sağlığından sosyal uyum sorunlarına birçok konu

25-64 yaş grubunun demografik özellikleri ve hayat boyu öğrenme  faaliyetlerine katılmama sebepleri de dikkate alınarak kısa süreli kurs, seminer,  panel ve konferans gibi faaliyetlere öncelik verilecek.

 

Eğitimcilerin ve eğitim ortamının belirlenmesinde, üniversiteler ve  sosyal ortaklarla işbirliği yapılarak eğitim kurumlarının konferans salonları,  spor salonları ve diğer yerel imkanların ”Okullar Hayat Olsun Projesi”  kapsamında değerlendirilecek.

 

İl, ilçe, belde ve köylerde ihtiyaç duyulan seminer, kurs, panel ve  konferans konularının öncelikli olarak verileceği ifade edilen yazıda, MEB’in  önerdiği konu başlıkları şöyle sıralandı: ”Aile içi iletişim, aile olma, aile sağlığı, bebek-çocuk-ergen  beslenmesi, çocuk istismarı ve ihmalini önleme, çocukluk ve gençlik dönemi  gelişim özellikleri, eğitim çağında çocuğu olan anne ve babalara yönelik  bilinçlendirme, ev kazalarına karşı alınacak önlemler, güvenli internet  kullanımına yönelik veri bilinci oluşturma, medya okur yazarlığı, sağlıklı  beslenme, sigara bağımlılığından korunma, sosyal uyum sorunları, şiddet ve  vandalizm ile mücadele, tüketici hakları, uyuşturucu bağımlılığından korunma,  üreme sağlığı ve aile planlaması, yaşlılık dönemi problemleri, atık piller, atık  yağların zararları, geri dönüşüm ürünleri gibi çevre konularında eğitim,  araştırma teknikleri, girişimcilik, görgü kuralları, iş hayatında iletişim,  öğrenmeyi öğrenme, özgeçmiş (CV) hazırlama, stres yönetimi, bitki zararlıları ile  mücadele, doğal afetlere karşı alınabilecek önlemler, tarım ile uğraşanlara  yönelik bilinçlendirme.”