KORKUNÇ GERÇEK ‘100 GELİNDEN 35’İ ÇOCUK’

6 Nisan 2013

 

Diyarbakır Haber / 06.04.2013

 

DİKASUM tarafından düzenlenen “Erken Yaşta Evlilikler” çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, erken evliliklerin suç tipi olarak belirlenmesi ve caydırıcı cezalarla yasalaştırılması önerileri yapılırken 100 Gelin’den 35’inin çocuk olduğu gerçeği ise tüyleri ürpertti.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Kadın ve Aile Şube Müdürlüğü’ne bağlı Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (DİKASUM) 30-31 Mart günlerinde arasında gerçekleştirdiği “Erken Yaşta Evlilikler” çalıştayının sonuç bildirgesi, Sümerpark 1 Nolu Toplantı Salonu’nda açıklandı. Çalıştayın sonuç bildirgesi DİKASUM adına Sosyolog Pervin Yetiz Demir tarafından açıklandı.. Demir, 30-31 Mart günlerinde gerçekleştirdikleri çalıştayda erken yaşta evliliklerin neden ve sonuçları ile çözümüne ilişkin nasıl bir yöntem izlenmesi konusunda tartışmalar yürüttüklerini belirterek, sorunu kültürel, hukuksal, ve uluslararası boyutta tartıştıklarını kaydetti.

‘Türkiye’de çocuk gelin oranı yüzde 35’

Erken yaşta evliliklerin erkek egemen zihniyetin bir sonucu olduğunu kaydeden Demir, “Kadın kırımının bir boyutu olan erken yaşta evlilikleri iktidarın mekanizması olan devlet ve devlet kurumlarından olan aile ile siyasete alet edilmesinden bağımsız ele alamayacağımız bir kez daha açığa çıkmıştır” dedi. Türkiye’deki erken yaşta evlilik oranının nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgilerle tespit edildiğini ve bu oranın yüzde 15 olarak kaydedildiğini söyleyen Demir, “Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nde sadece medeni kanunun öngördüğü şekilde hakim kararıyla yapılmış olan evliliklerin kaydı bulunmaktadır. Toplumsal anlamda yapılan erken evliliklerin yani dini nikaha dayanan erken evliliklerin kaydı bulunmaktadır. Bu bağlamda resmi oranın, sosyolojik araştırmalarda elde edilen verilerle okunması gerekir. Böyle bir okuma ise bugün Türkiye’de çocuk gelin oranının yüzde 32 ile yüzde 35 arasında seyrettiğini koymaktadır” diye konuştu.

Öneriler

Demir, çalıştayda yapılan tartışmalar sonucunda sorunun çözümüne yönelik ortaya çıkan bazı önerileri şöyle sıraladı: “Kadın konukevlerine benzer çocuk merkezlerinin yerel yönetimlerce kurulmalı ve bu merkezlerin oluşturulması için yasal zemin hazırlanmalı. Özelde kadın milletvekillerinin sorunun çözümüne, ilişkin kanun teklifleri ve soru önergelerini yasamaya sunmaları teşvik edilmeli. Yasalarda çocuk tanımı yeniden yapılmalı, 18 yaş istisnasız ve koşulsuz olarak belirlenmeli, erken evlilikler suç tipi olarak belirlenmeli ve caydırıcı cezalandırmalar yasallaştırılmalı. 11 Ekim Kız Çocukları Günü, ortak eylem günü olarak belirlenmeli ve bütün kadın örgütleri, Türkiye genelinde eş zamanlı eylem düzenlemeli. Çocukların cinsel eğitimlerinin cins bilinci gözetilerek, okul öncesi dönemlerini de kapsayacak şekilde Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı ortaklaşa bir müfredat oluşturmalı. Üniversite hastanelerinde çocuk ihmal ve istismarının tespiti ve önlenmesi için Çocuk Koroma Birimleri oluşturulmalı. Toplumsal cinsiyet eğitimleri medya kuruluşlarında yaygınlaştırılmalı. Soruna dikkat çekmek amacıyla ülke genelinde, ‘Erken yaşta yapılan evliliklere hayı’ kampanyası başlatılmalı. Çocukların evlendirilmesi, çocuk istismarı olarak kabul edilmeli ve bu tür evliliği yapan erkekler basında teşhir edilmeli, Kadınlara yönelik işlenen suçlarla ilgili yapılan haberlerde kadını deşifre etmek yerine erkek teşhir edilmeli. Yazılı ve görsel basını denetleyecek, adına Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu denecek bir yapı oluşturulmalı.”