‘Kadınların şiddet gördüklerine ilişkin şikayetleri ciddiye alınmıyor’

14 Agustos 2013

Haber Aktüel / 14.08.2013

Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Nilgün Yılmaz Melik, kadınların, şiddet gördüklerine ilişkin şikayet ve başvurularının yeterince ciddiye alınmadığını ileri sürdü.

Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Nilgün Yılmaz Melik, kadınların, şiddet gördüklerine ilişkin şikayet ve başvurularının yeterince ciddiye alınmadığını ileri sürdü. Adaletin gecikmesinin ölümlere yol açtığını belirten Melik, “Kadına yönelik şiddet vakalarında en önemli şey mağdurun adalete erişiminin kolay ve ucuz olması, adaletten alınan sonucun ise hızlı ve etkili olmasıdır. Hiç kimse etkisiz olduğu bir yere başvurmak istemeyeceği gibi, pahalı bir yola başvurabilmesi ise maddi olanağınca mümkün olacaktır.” dedi.

Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu, 12 Nisan 2013 tarihinde kocası Ali Gökçen tarafından sokak ortasında bıçaklanarak öldürülen Fethiye Gökçen davasıyla ilgili, Manisa Barosu Yönetim Kurulu Toplantı Salonu’nda basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını okuyan Avukat Nilgün Yılmaz Melik, Fethiye Gökçen’in boşanmak istediği kocası Ali Gökçen tarafından şiddete uğradığı için defalarca polise ve savcılığa gidip korunmak istediğini, korunamadığı için de öldürüldüğünü savundu. Melik, yine geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Tarlabaşı Bulvarı’nda Beyaz Bal isimli kadının polis merkezine çok yakın mesafede bıçaklanarak öldürüldüğünü hatırlattı.

Melik, “Her ne kadar 6284 sayılı yasaya dayanan tedbir talepleri herhangi bir harca tabi olmasa dahi bu taleplere bağlı olarak istenen boşanma ve velayet gibi davalar harca tabidir. Değişen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre bütün yargılama giderlerinin peşin yatırılması istenmekte, en basit boşanma davası dahi yüzlerce liraya mal olmaktadır. Yasalarda var olan ‘Adli Yardım’ taleplerinin büyük çoğunluğu mahkemelerce standart gerekçelerle ret edilmekte, bu rakamları temin edemeyen insanların ise davaları sırf bu yüzden görülmemektedir.” dedi.

Hak arama özgürlüğü ile adalete erişimin önündeki bu büyük engelin kaldırılması ve bu duruma son verilmesi gerektiğini belirten Melik, “Bu engeller nedeniyle şiddet gören ve boşanmak isteyen birçok mağdur kadın, içinde bulunduğu ağır koşullara katlanmak zorunda kalmaktadır.” diye konuştu.

Melik, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadele için 7/24, tek kapı, tek çatı ilkesi ile kurulması planlanan, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nin (ŞÖNİM) şu an 15 ilde pilot uygulamalarına başlandığını bildirdi. Melik, şöyle devam etti: “Bu merkezlerin derhal her ilde kurulması, kadrolarının artırılması, kendine özgü bütçesinin oluşturulması, herkesin eşit derecede hukuki yardımdan yararlanmasının koşullarının oluşturulması gereklidir. Toplumda şiddet konusunda farkındalık ve duyarlılık oluşturmak için okul öncesinden başlayarak okulda, ailede, kamu kurum ve kuruluşlarında, askerlikte, özel sektörde kadın hakları ve aile içi şiddet ve şiddeti önleme konusunda bilgilendirici, eğitici toplantılar yapılmalıdır. Türkiye’de çok sayıda kadın, eşleri, sevgilileri ya da aile bireylerince öldürülmüştür. Bu cinayetler karşısında Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu olarak kamusal otoritenin sorumluluğuna, yaptıklarına, yapmadıklarına kamuoyunun dikkatini çekmek istiyoruz ve bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.”