Kadına Yönelik Şiddet Yüzde 5 Azaldı!

27 Kasım 2013

Star / 27.11.2013

İlgili kanunun ve önleyici tedbir kararları sayesinde son 11 ayda kadına yönelik şiddetin \% 5 oranında azaldığını belirten yetkililer 5 yılda şiddet yüzünden yaşamını kaybeden kadın sayısının 802 olduğu gerçeğini de paylaştı!

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı ve Çocuğa Karşı Şiddeti Önleme Ağı Yönetim Kurulu üyesi Avukat Leyla Ekmen Epözdemir’in son 11 aylık kadına yönelik şiddet raporunu paylaşan Anadolu Ajansı’nın haberinde oldukça dikkat çekici detaylar bulunuyor.

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı ve Çocuğa Karşı Şiddeti Önleme Ağı Yönetim Kurulu üyesi Avukat Leyla Ekmen Epözdemir, “Kanunun yürürlüğe girdiği Mart 2012 tarihinden, Ocak 2013 tarihine kadar geçen sürede kadına yönelik şiddet ve ölümlü vaka sayısında yüzde 5’lik bir azalma görüldü” dedi.

Epözdemir, aile için şiddetin Türkiye’nin önemli sorunlarından biri olmayı sürdürdüğüne dikkati çekerek, alınan önlemlerle şiddet verilerini azaltsa da aile içi şiddet yüzünden her yıl yüzlerce kadının hayatını kaybettiğini söyledi.

Bu yıl 28 bin kadının şiddete maruz kaldığını vurgulayan Epözdemir, beş yılda 802 kadının, aile içi şiddet sonucu yaşamını yitirdiğini, 4 bin 500 kadın için de koruyucu ve önleyici tedbirler alındığını kaydetti.

En fazla önleyici tedbir kararının İstanbul, Ankara ve İzmir’de alındığını belirten Epözdemir, “Resmi verilere göre, aile içi şiddet olaylarında 2009 yılında 171, 2010 yılında 177, 2011 yılında 163, 2012 yılında 155 ve 2013 yılının ilk dokuz ayında da 136 kadın hayatını kaybetti. Ocak 2013 itibariyle, 50 binden fazla kadının eşlerine mahkeme kararı ile evden uzaklaştırma ve uyarı gibi önleyici tedbirlerle koruma sağlandı. Mayıs 2013 yılı itibariyle, Türkiye genelinde şiddete uğradığı için polis korumasına alınan kadın sayısı 11 bini geçti” şeklinde konuştu.

Epözdemir, kadınlara en fazla polis koruması sağlanan ilk üç ilin Adana, İzmir ve Kayseri olduğunu ifade ederek, Bilecik, Bolu, Kars, Kastamonu ve Siirt’in hiç koruma talebinin olmadığı kentler olarak kayda geçtiğini söyledi.

Türkiye genelindeki 15 bin olayda, şiddet uygulayanların, ellerindeki silahları, güvenlik güçlerine teslim etmesinin sağlandığını kaydeden Epözdemir, “Çalışmalar olumlu gelişmeler göstermekte. Kanunun yürürlüğe girdiği Mart 2012 tarihinden, Ocak 2013 tarihine kadar geçen sürede kadına yönelik şiddet ve ölümlü vaka sayısında yüzde 5’lik bir azalma görüldü” ifadesini kullandı.

Epözdemir, “Panik butonu” olarak bilinen sistemin Bursa ve Adana’daki pilot uygulaması da devam edildiğini aktararak, Adana’da verilen 41 güvenlik butonundan 16’sı, Bursa’da dağıtılan 36 güvenlik butonundan ise 22’sinin aktif kullanıldığını söyledi.

– “Her 5 erkek ve 3 kız çocuğundan biri istismara uğruyor”

Çocuğa karşı uygulanan her türlü şiddetin incitici bir durum olduğunu belirten Epözdemir, yönetim kurulu üyesi olduğu “Çocuğa Karşı Şiddeti Önleme Ağı” olarak 65 sivil toplum ve meslek örgütüyle bir araya gelerek, Birleşmiş Milletler Unicef sekreteryasında çocuğa karşı şiddeti izlemeye ve önlemeyle ilgili çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

Epözdemir, çalışmalarda Türkiye’deki çocuk şiddetinin haritasını çıkardıklarını kaydederek, her bölgede karşılaşılan çocuğa karşı istismarın nedenlerini, mahkeme sürecini ve alınan tedbirleri incelediklerini anlattı.

“Herkesi çocuğa karşı istismarla alakalı sonuca odaklanan, sadece sanığı cezalandırarak önlemeyi hedef alan bakış açısından uzaklaşarak istismarı önleyici tedbirler almaya davet ediyorum” diyen Epözdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hertürlü şiddet vakasının önlenebilir olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor. Yapılan araştırmalar her 5 erkek ve 3 kız çocuğundan birinin istismara uğradığını gösteriyor. Bu rakkamlar ürkütücü. Türkiye’nin imzaladığı Lorezento Çocuğa karşı cinsel istismarı önleme sözleşmesi çerçevesinde “5’te 1″ sloganıyla yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki Avrupa’da da her 5 çocuktan biri istismara uğruyor. Avrupa bu veriler ışığında mücadele kampanyası başlattı. Bu konuyla ilgili 20 kasımda TBMM’de milletvekilleriyle görüşmeler yapıldı. Kadına ve çocuğa karşı şiddet ve istismarın önlenmesi öncelikle zihniyet dönüşümü gerektirir.”
A.A