Hüseyin Üzmez serbest

9 Mart 2011

 

NTVMSNBC / 09.03.2011

 

 

Küçük yaştaki kıza cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanan yazar Hüseyin Üzmez tahliye edildi. Duruşmada mahkeme heyetine “sizi seviyorum” diye seslenen Üzmez “Artık beni basında bol bol izlersiniz” dedi.

 

BURSA – Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü duruşmasına, 2,5 yıldır tutuklu yargılanan Vakit gazetesinin eski yazarı Hüseyin Üzmez, taraf avukatları ve cinsel istismarda bulunduğu öne sürülen B.Ç’nin babası Bekir Ç. katıldı. Tutuksuz yargılanan anne Livaze Ç. ise rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya gelmedi.

 

İki tarafın avukatları da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden gelen ve ”Üzmez’in akli dengesinin yerinde olduğu” ifade edilen rapora, bir itirazlarının bulunmadığını belirttiler.

Mahkeme Başkanı Hakim Kadir Ünal’ın, son savunmasını sorduğu Hüseyin Üzmez, şunları söyledi: ”Hadisi şerifler der ki; ‘Yalan söyleme’. Ben yalan konuşmuyorum. Burada sizin bilmediğiniz şeyler var. Sizi seviyorum. Bunu da ‘size yalakalık olsun’ diye söylemiyorum. Hazırlamış olduğunuz 360 sayfalık beraat kararı için sizi kutluyorum. 55 eserimle, 28 ödül aldım. Bu arada hanımdan ayrıldım, yuvam yıkıldı. B.Ç’nin babası burada, kendisi Kıbrıs kahramanı, şerefli ve namuslu insandır. Şerefim lekelendi. Beni şimdi tahliye etmenizi istiyorum.”

 

TAHLİYE KARARI


Mahkeme, aynı davada tutuksuz yargılanan Livaze Ç., hakkında beraat kararı verdi.

Yaklaşık 2,5 yıldır tutuklu bulunan yazar Hüseyin Üzmez hakkında ise ”Hürriyeti tahdit” suçundan oy çokluğu ile beraat, ”cinsel istismar ve küçük yaştaki çocuğun ruh sağlığını bozma” suçundan 13 yıl 1 ay 15 gün hapis kararı verildi.

 

Mahkeme, tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak Hüseyin Üzmez’i tahliye etti.

 

ÜZMEZ: ARTIK BENİ BOL BOL İZLERSİNİZ


Hüseyin Üzmez, cezaevi aracına bindirilirken, gazetecilerin tahliyesine ilişkin sorusuna, ”Allah’a şükürler olsun. Beni bundan sonra gazete ve televizyonlarda bol bol izlersiniz” dedi.

 

CMK 102. MADDE


Avrupa Birliği ile uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan Ceza Muhakemesi Kanunu 102’nci madde Meclis’ten geçtiği sırada çok tartışılmadı. Ancak 2007’de başlayan Ergenekon ve bağlantılı davalar süreci, tutukluluk sürelerini yeniden gündeme getirdi.

 

Bazı çevreler, Ergenekon davasındaki “tutukluluk sürelerinin infaz boyutuna” ulaştığını belirterek bu sürelerin düşürülmesini talep etti.

 

102’nci madde yürürlüğe girdikten sonra Yargıtay, ağır cezalık davalarda azami tutukluluk süresini en fazla 5 yıl, örgütlü suçlarda ise 10 yıl olarak belirledi.

 

Özellikle cinayet işleyen sanıklar ile Hizbullah ve bölücü terör örgütü gibi yasa dışı silahlı örgüt üyelerinin tahliyesi kamuoyunun en çok tartıştığı konu oldu.

 

Yargıtay’ın yükünü azaltmak için yapılan bu değişiklikte davalara Bölge Adliye Mahkemelei’nin bakması planlanmıştı. Ancak hükümet ile yargı anlaşamadığı için yasanın uygulanmaya başladığı 1 Ocak 2011’den beri kamuoyunun tepkisini çeken tahliyeler yaşandı.

 

Bölge Adliye Mahkemeleri’ne savcılar yeni atanırken, bu mahkemler 2011 Eylül’ünde göreve başlayacak.

 

DAVANIN GEÇMİŞİ


İnegöl İlçesi’nde oturan 14 yaşındaki B.Ç.’ye tecavüz ettiği iddia edilen Hüseyin Üzmez’le birlikte küçük kızın annesi ve babasının da Mudanya Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü.

 

Mudanya Adliyesi’nde yaklaşık 5 saat savcıya ve ardından nöbetçi mahkemede hakime ifade veren zanlılardan Hüseyin Üzmez ‘cihnsel istismar’, ilişki kurduğu B.Ç’nin annesi L. Ç. de kızını bu ilişkiye zorlamak suçundan tutuklanmıştı. B.Ç’nin babası Bekir Ç. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

 

Tutuklama kararından sonra güvenlik önlemi altında polis aracının arka koltuğuna oturtulan Hüseyin Üzmez, yolda indirilerek ön koltuğa alınmıştı.

 

Gazetecilerin “Neden böyle yaptınız?” sorusuna Hüseyin Üzmez, “Bana büyük koplo yaptılar. Mahkeme aşamasında konuşmayacağım. Daha sonra hesaplaşacağım” yanıtını vermişti.

Hüseyin Üzmez’in birlikte olduğu 14 yaşındaki B.Ç. ve babasının şikayeti üzerine gözaltına alındığı ortaya çıkmıştı.

 

B.Ç.’nin annesi L. Ç. ise ‘Kızını fuhuşa zorlamak’ suçundan tutuklanmıştı. L. Ç, Emniyet Müdürlüğü’nde üç kez fenalaşınca doktor kontrolundan geçirilerek sorgulanmıştı.

 

RUH VE SİNİR HASTALIKLARINDA YATTI


Daha önce tahliye talepleri reddedilen Üzmez, bir seferinde yanlışlıkla tahliye edildiğini sanmıştı. Üzmez bu olayın ardından bir süre Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kalmıştı.

Üzmez’in tedavisi burada devam etmiş ayrıca cezai ehliyetinin olup olmadığı için muayene edilmeye başlanmıştı.

DAHA ÖNCE TAHLİYE EDİLDİ


Üzmez, 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra 28 Ekim 2008’de tahliye edildi. Verilen bu kararda, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6’ncı İhtisas Dairesi’nin yaşanan olayların B.Ç.’nin ruh sağlığını bozmadığını içeren raporu etkili oldu.

 

B.Ç.’nin avukatlarının başvurusu sonucu bu raporun yok kabul edilmesinin ardından bu kez İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu’nda muayene edilen B.Ç.’ye, ilk raporun aksine oy çokluğu ile ruh sağlığı bozulmuştur tanısı kondu.

 

Mahkemeye ulaşan bu rapor sonucu 7’nci kez hakim karşısına çıkan Hüseyin Üzmez’in tutuklanmıştı.

 

İLK SİLAHLI SAĞ EYLEMCİ


Malatyalı olan Hüseyin Üzmez, 1952 yılında henüz lise öğrencisiyle gazeteci Ahmet Emin Yalman’a suikast girişiminde bulundu. ‘İlk sağ eylemci’ olarak bilinen Hüseyin Üzmez, Ahmet Emin Yalman’ı öldürmeye teşebbüs suçundan mahkum oldu ve 10 yıl hapis yattı.

Cezaevinden çıktıktan sonra yarıda bıraktığı liseyi, ardından da Hukuk Fakültesi’ni bitiren Hüseyin Üzmez, bir dönem Turgut Özal Hükümeti’nde Sağlık Bakanı Mehmet Aydın’ın özel danışmanı olarak görev yaptı. Hüseyin Üzmez, bazı sağ partilerde görev almış ve MÇP’de genel başkan adayı olmuştu.