Güler Sabancı: Dünyada her gün 18 yaşından küçük 38 bin kız çocuğu evlendiriliyor

11 Şubat 2013

 

T24 / 11.02.2013

 

Güler Sabancı, erken yaşta evlilik nedeni ile dünyada her gün yaklaşık 38 bin kız çocuğunun çocukluğunu yaşayamadığını söyledi.

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, erken yaşta evlilik nedeni ile dünyada her gün yaklaşık 38 bin kız çocuğunun çocukluğunu yaşayamadığını söyledi.

Sabancı Vakfı, “Çocuk Gelinler” konusuna dikkat çekmek amacıyla “Girls Not Brides” platformunun organize ettiği “Çocuk Evliliklerine Beraber Son Verebiliriz. Ülkelerden Örnekler” toplantılarına ev sahipliği  yaptı. Sabancı Center’da düzenlenen ve üç gün sürecek olan toplantının açılışında konuşan Güler Sabancı, erken yaşta evlilikler konusuna dikkat çekti.

Çocuk yaşta evliliğe son vermek için küresel ortaklığın İstanbul’da düzenlediği toplantının ilk günü olduğunu, 24 farklı ülkeden 52 sivil toplum temsilcisinin deneyim paylaşım toplantılarına başladıklarını söyleyen Sabancı, bu kapsamda Afrika, Güney Asya, Avrupa ve Amerika’dan gelen katılımcıların, çalışmalarını deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaşacaklarını kaydetti. Bu çalışmalarda uluslararası alandaki çalışmalar ve örnek vakaların inceleneceğini belirten Sabancı, “Üç günün sonunda bu toplantılardan önemli çıkarımlar elde edeceğimize inanıyorum” dedi.

Sabancı, Girls Not Brides platformunun, 40’dan fazla ülkeden 200’e yakın sivil toplum kuruluşunu bir araya getirdiğini, çocuk yaşta evliliklere son vermek için küresel çapta mücadele gerektiğini ve çocuk gelinlerin önlenmesine karış güç birliği yaparak, dünyanın dikkatini bu soruna çekmek için çalışıldığını kaydetti. Erken yaşta evliliklerin sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da önemli bir sorunu olduğuna dikkati çeken Sabancı, “Sizlerle oldukça bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istiyorum. Şu anda 14 milyon kız çocuğu 18 yaşından küçük yaşta evleniyor. Bu da demektir ki 38 bin kız çocuğu, çocukluğunu yaşayamıyor” dedi.
Kadınların yüzde32’si 18 yaşından önce evleniyor

Türkiye’de de kız çocuklarının bu sorunu acı bir şekilde yaşadıklarını, kadınların yüzde 32’sinin, 18 yaşından önce evlendiğini belirten Sabancı, “Bu rakamlar bize çocukların henüz oyun oynayacakları yaştayken evliliğe adım attığını gösteriyor. Kız çocukları öğrenci olmaları gerekirken, eş ve anne oluyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Kız çocuklarının en az 18 yaşına kadar eğitim görmeleri gerektiğini, bu eğitimin onların insanlık hakkı olduğunu dile getiren Sabancı, bunun ötesinde duygusal açıdan yara aldıklarını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Erken yaşta yapılan evliliklerin istatistiklerin çok çarpıcı görüntüleri var. Örneğin, liseye devam etmeyen genç kızların, çocuk gelin olma risk altı kat daha fazla. Sağlık konusunda, 15 yaşından önce doğum yapan genç kızların, doğumda ölüm riski beş kata daha fazla. Gelecek nesiller açısından 18 yaşından önce yapılan doğumlarda bebeklerin ölüm riski, yüzde 60 daha fazla. Dolayısıyla sonuçlar gösteriyor ki bu olgu ile mücadele etmemiz lazım. Erken yaşta evlilikle mücadele için toplumsal değişim ve gelişim şart. Kız çocuklarının erken evlenmesiyle ilgili çok kompleks sebepler var. Ekonomik koşullar, eğitim yetersizliği, gelenekler, görenekler dini inançlar, yasal düzenlemeler bunları hepsi çok kompleks. Bu da gösteriyor ki çözümü de tek boyutlu değil. Çözümü de kompleks ve çok boyutlu. Dolayısıyla sebepleri ne olursa olsun sonuçlarına baktığımızda, bununla toplumsal olarak mücadele etmemiz gerektiği gözüküyor.”

Güler Sabancı, Sabancı Vakfı olarak üç yıldır, çocuk gelinler sorunun çözümünde aktif rol alan sivil toplum kuruluşlarını desteklediklerini, Türkiye’de de bu konuda son 3-5 yılda çok önemli çalışmaların yapıldığını kaydetti. Çocuk gelinler konusunun Meclis’e gittiğini belirten Sabancı, “2010 yılında ilk Çocuk Gelinler projemizin kapanış toplantısı Meclis çatısı altında yapıldı. Bu bence önemli bir gelişmeydi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Şahin, bu konuda şahsen ve bütün ekibiyle çok büyük gayret gösteriyor. Kız çocuklarının okula gönderilmesi konusunda özel destekler veriliyor. Bu destekler sonuç vermeye de başladı. Zamanla daha iyi göreceğiz sonuçlarını” diye konuştu.

Türkiye’de şu anda ilk okulda kız-erkek çocuğunun hemen hemen eşit olduğunu ve oranın yüzde 98-99’da bulunduğuna işaret eden Sabancı, “Ancak orta öğrenimde kız çocuklarının halen yüzde 66’da olduğunu görüyoruz. Burada halen ilerlememiz gereken bir yer olduğu gözüküyor” dedi. Sabancı Vakfı olarak, gerek Birleşmiş Milletler (BM) ortak programı, gerekse hibe programları kapsamında verdikleri desteklerle, kadınların toplumsal hayata katılımını artırmayı hedeflediklerini açıklayan Sabancı, “Bugüne kadar bu konuda 62 projeyi destekleyerek, 360 binden fazla insanın hayatına dokunduğumuzu görebiliyoruz. Dokunduğumuz hayatlar arasında çocuk gelinler de var. Biz bu sorunun çözümünde yerel, ulusal ve uluslar arası çalışmaların beraber yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz” açıklamasında bulundu.

Bugün tüm dünyada toplumsal sorunların çözümünün artık, birlikte hareket etmekten geçtiğinin altını çizen Sabancı, kaybedecek vaktin olmadığını, iyi başarılı olmuş örnekleri biran önce öğrenmek ve uygulamaya geçmek gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sözlerime son vermeden adına ülkemiz adına şunu söylemek istiyorum. Ülkemiz açısından baktığınızda bu konu insan hakları konusu, bu konu bir kalkınma, bir toplumsal değişim konusu. Buna böyle baktığımız zaman görüyoruz ki Türkiye’de bölgesel kalkınma farklılıklarının olduğu ve aynı şekilde çocuk gelinler konusunda da bölgesel farklılıklar olduğunu görüyoruz. İşte bu anlamda ülkemizin Sayın Başbakanı liderliğinde girdiği bu son dönemdeki Kürt meselesine barış ve kardeşlik sürecine çok umut duyuyorum ve çok desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü o bölgede kalkınmayı sağlayabilirsek, önce barışı sağlarsak kalkınmayı sağlayacağız. Kalkınmayı sağlayınca çocuk gelinler dahil bir çok toplumsal değişim ve gelişim projemizi başarılı kılacağız.”

Toplantıda konuşan Girls Not Brides Global Koordinatörü Lakshmi Sundaram ise çocuk evliliklerinin şu anda küresel bir sorun olduğunu ve milyonlarca kız çocuğunu etkilediğini söyledi. Bunu bir şiddet yöntemi olarak değerlendiren Sundaram, “Bu çocukların sesini kimse duymuyor.Çocuk gelinler tüm dünyada da ihmal ediliyorlar. Bizim görevimiz çocuk evliliklerinin kız çocuklarının hayatındaki ve toplumdaki etkisini göstermek. Çocuk evliliklerinin oranı yüksekse, o ülke eğitimle ilgili zaafiyetlere sahiptir. Türkiye küresel topluluk içinde çözüm getirmek için önemli potansiyele sahip. Türkiye’nin liderliği artıyor. Bu panelin sonuçlarını BM Genel Sekreterine tavsiyelerimizi ileteceğiz, önerilerde bulunacağız. Türkiye’nin liderliğinde yapılan bu çalışmayla birlikte çocuk evliliklerin yanı sıra, kadın erkek eşitliğinde adım atılacak. Birlikte çalışmazsak bu soruna çözüm bulamayacağız” diye konuştu.

Pakistan’da Blue Veins isimli sivil toplum kuruluşunun Program Koordinatörü Qamar Naseem, sorun dünyanın farklı bölgelerinde, farklı şekillerde karşılarına çıktığını söyledi. Türkiye’nin bu konuda liderlik yapabileceğini belirten Naseem, “Pakistan’da yasa teklifi reddedildi. Türkiye, Pakistan için örnek olabilir. İslam’ın modernleşmenin nasıl el ele devam edebileceğine örnek teşkil edebilir” dedi. Türk dizilerinin, Hint dizilerinin önüne geçtiğine işaret eden Naseem, “Herkes Türk dizilerini izliyor, hatta insanlar fanatikler. Dizilerin de insanların zihniyetini değiştirme konusunda etkili olabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Naseem, 15-18 yaş arasında çocuk yaştaki kızların yüzde 50’sinin çocuk sahibi veya hamile olduğunu, hatta Pakistan’da 5 yaşındaki çocukların bile evlendiğini gördüklerini, kızlar için evlilik yaşını 18’e çıkarmaya çalıştıklarını açıkladı.