Çocuk Hakları İzleme ve Raporlama http://www.cocukhaklariizleme.org Just another WordPress weblog Fri, 18 May 2012 08:24:29 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.2 Bakan Şahin’in Aile Haftası Mesajı http://www.cocukhaklariizleme.org/bakan-sahin%e2%80%99in-aile-haftasi-mesaji http://www.cocukhaklariizleme.org/bakan-sahin%e2%80%99in-aile-haftasi-mesaji#comments Thu, 17 May 2012 12:15:09 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9910

 

17.05.2012

Editör tarafından 17 Mayıs 2012 tarihinde yazıldı.

Kültürümüzde aile, derin ve kuşatıcı bir kurum olarak kabul görmüştür. Türk toplumu tarih boyunca aile değerlerine verdiği önemle gelişmesini sürdürmüş ve kültürel kimliğini korumayı başarmıştır. Türk ailesi geleneksel olarak geçmişten bugüne dek sorun çözme kabiliyeti olan, tüm aile bireyleri arasında güçlü ilişkilerin kurulduğu, ailenin sosyal çevresiyle (aile büyükleri, akraba, komşu vb.) sağlıklı iletişimin var olduğu bir nitelikle anılmıştır. Aile bireyleri arasında anlayış ve hoşgörü, saygı, sadakat, sorumluluk ve inanç birliği ana ortaklarımızdandır.

Çocukların evlenene kadar anne ve babaları ile yaşadığı toplumumuzda aile, çocukların bakımı ve yetiştirilmesi, kültürel kimliğin, ahlaki değerlerin, tarihsel ve toplumsal bilincin aktarılması gibi önemli işlevler üstlenmektedir. Söz konusu işlevlerinden dolayı aileyi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, bu toplumun temel kurumu olarak tanımlamaktadır. Anayasamızda yer alan 41. maddede “Aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar” ile de bu yaklaşım vurgulanmaktadır.

Çocukların ve gençlerin hayata hazırlanmasında, özürlü ve bağımlı nüfusun bakımı ve rehabilitasyonunda, suç ve kötü alışkanlıklarla mücadelede, aile belirleyici bir öneme sahiptir. Türk ailesi, bütün sorunlarına rağmen güçlü bir sosyal hizmet ve yardım mekanizması olarak varlığını sürdürmektedir. Bu yapıyı güçlendirmek suretiyle ailelerin sorun çözme kabiliyetini arttırmak zorundayız.

Sosyal hizmetler ve yardımlara ilişkin ulusal düzeyde politika ve stratejiler geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı aileyi her yönüyle kuşatan alanlarda çeşitli hizmetler vermektedir. Bakanlığımız tarafından aile konusunda çok sayıda proje, araştırma, yayın, sempozyum, şura ve eğitim faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Bu alandaki birikim ve deneyimler de kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ailenin korunması ve güçlendirilmesi amacıyla 1993 yılında aldığı bir kararla, 1994 yılından itibaren her yılın 15 Mayıs tarihinin “Aile Günü”, bu günün içinde yer aldığı haftanın ise “Aile Haftası” olarak kutlanmasını öngörmüştür. Genel Kurul tavsiyesi “ailelerin güçlendirilmesi amacıyla hükümetler, sivil toplum kuruluşları, aile konusunda çalışan hükümet dışı örgütler, araştırmacı ve akademik kuruluşların bir araya gelerek, stratejiler ve programlar geliştirmesi”dir. Bu tavsiyenin yer aldığı karara göre 2012 yılında Uluslararası Aile Yılı’nın 18. yıldönümü kutlanmaktadır. Bu süreçte, Aile Haftası Kutlamaları, hem yerel hem de ulusal boyutta panel, şura, halk şenliği, ve ödül töreni şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetlerle, aile konusundaki akademik çevrelere, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine ve özellikle geniş halk kitlelerine ulaşılması hedeflenmiştir.

Aile kurumumuzun bu ülkenin geleceğini düşünen herkes için vazgeçilmez öncelikte olduğu inancından hareketle bu haftanın anlamlı ve verimli geçmesi dileğimizdir.

Uluslararası Aile Haftası ve 15 Mayıs Aile Günü’nün toplumun tüm kesimlerinin aile konusunda bilinçlendirilmesi, ailenin güçlendirilmesi ve korunması konusunda yapılacaklara vesile olması temennisiyle, herkesi işbirliği ve dayanışmaya davet ediyor, tüm ailelere mutlu ve sağlıklı yarınlar diliyorum. http://www.fatmasahin.net/bakan-sahin%E2%80%99in-aile-haftasi-mesaji

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/bakan-sahin%e2%80%99in-aile-haftasi-mesaji/feed 0
Küçük Melisa’ya yardım yağdı http://www.cocukhaklariizleme.org/kucuk-melisaya-yardim-yagdi http://www.cocukhaklariizleme.org/kucuk-melisaya-yardim-yagdi#comments Thu, 17 May 2012 11:41:48 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9907

 

Hürriyet / 17.05.2012

 

Doğan Haber Ajanjı muhabir Ergün Tos, dün bir haber geçti: 5 yaşındaki Melisa amansız bir hastalığa yakalanmış, değil tedavi parası, başını sokacak bir çatı bile bulacak durumda değildi. hurriyet.com.tr, “ Bu güzellik nasıl kurtulur” diye onun dramını manşetine taşıdı. Dünyanın her köşesinden Hürriyet Dünyası’nı takip eden okurlar seferber oldu. Sonuç mu? Özetle bir günde mucize yaşandı. Yardımseverler, Sağlık Bakanlığı Melisa’ya sahip çıktı. Melisa’nın ağabeyi yaşadıklarına inanamadığını belirterek şunları söyledi “Daha dün ekmek bulamazken, bugün kardeşimin 6-7 aylık ilaç masrafı karşılandı.”

Anne ve babasını 4 yıl önce trafik kazasında kaybeden Melisa Yıldız’a ağabeyi 24 yaşındaki Rıdvan Yıldız bakmaya başladı. 3 ay önce hızla kilo kaybettiği için hastaneye götürülen Melisa’ya kemik erimesi teşhisi konuldu. Tedavi parası bulamayan Rıdvan Yıldız, Melisa’yı da alarak Fethiye’de mevsimlik işçi olarak çalışan ve çadırda yaşan Leyla Yıldız’ın yanına sığındı. Sara hastası olan Rıdvan Yıldız, geçirdiği krizler nedeniyle girdiği tüm işlerden çıkarılırken, Melisa yokluk içinde erimeye başladı.

DHA’nın küçük Melisa’nın dramını yansıtan haberinin ardından, hayırseverler Rıdvan Yıldız’ın yardım çağırısına kulak verdi. Melisa için sosyal paylaşım sitelerinde kampanyalar başlatılırken, giyecek ve yiyecek ile ilaç alımı için maddi yardım yapıldı. Sağlık Bakanlığı da küçük kızın tedavisi için devreye girdi.

ÇADIR JANDARMA TARAFINDAN KALDIRILDI

Fethiye’nin Çırpı mevkisinde sığındıkları çadır, piknik alanında olduğu gerekçesiyle jandarma tarafından kaldırıldı. Rıdvan Yıldız, kardeşiyle birlikte Kastamonu’nun Araç İlçesi’ndeki babaannesi Elife Yıldız’ın yanına döndü.

Yüzlerce telefon aldığını belirten Rıdvan Yıldız, duyarlılıkları için vatandaşlara teşekkür etti. Yıldız, “Daha dün yiyecek ekmek bulamazken, kardeşime yemek götürmek için sebze halinde iş çıkmasını beklerken, bugün 6-7 aylık ilaç masrafını karşılayacak maddi yardım geldi. Telefonum hiç susmuyor. Bir parça yiyecek gönderilse bile değerli, çünkü bulamadığımız zamanlar oldu. Gelen tüm yardımları kardeşimin tedavisi için kullanacağım. Herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

EVLAT EDİNMEK İSTİYORLAR

Öte yandan Rıdvan Yıldız’ı arayan bazı vatandaşların Melisa’yı evlat edinmek istedikleri kaydedildi. Kardeşinden ayrılmak istemediğini belirten Rıdvan Yıldız, teklifleri geri çevirdiğini söyledi.

hurriyet.com.tr’YE TELEFON VE MAİL YAĞDI

Ergün Tos’un haberinin hurriyet.com.tr’de yayınlanmasının ardından ‘Hürriyet Dünyası’ okurları küçük Melisa’ya yardım etmek için birbirleriyle yarıştı. Sabah saatlerinden itibaren çok sayda telefon ve mail aldık.

İşte okurlarımızdan gelen ilginç yardım mesajlarından örnekler;

“Yarın ilk uçakla Türkiye’ye gelebilirim, boğazımdan yemek geçmiyor. Melisa’yı evlat edinmek istiyoruz. Fransız öğretmenle eliyim, iki evladım var onu da üçüncü evladım yapmak istiyorum. Böyle bir habere yer verdiğiniz ve bizleri haberdar ettiğiniz için teşekkür ederim Bu durumdaki çocuklara sahip çıkmalıyız.”

“Borç içinde yüzüyor olmasam varımı yoğumu tedavi olması için harcarım. Gerçekten zengin olmadıkça tek bir kişi bir şey yapamaz, ama gücümüzü birleştirerek bu talihsiz yavrucak için gerekeni yaptırabiliriz. Organizasyondan anlayan arkadaşlar, haydi bir el atın.”

“Arkadaşlar hepimiz ilgili kurumları uyaralım. Telefon, mail, fax ne varsa her türlü yolu deneyelim ve yetkiylileri uyaralım. Bu yavruya ve bu durumda olanlara Allah rızası için, insanlık için sahip çıkalım. Muğla Valiliği’ni, Fethiye Kaymakamlığı’nı Başbakanlığı, ilgili bakanlığı haberdar edelim…”

 

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/kucuk-melisaya-yardim-yagdi/feed 0
‘Depremzede çocuklar çalıştırılıyor’ http://www.cocukhaklariizleme.org/depremzede-cocuklar-calistiriliyor http://www.cocukhaklariizleme.org/depremzede-cocuklar-calistiriliyor#comments Thu, 17 May 2012 11:32:16 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9904

 

Mynet Haber / 17.05.2012

Valiliğin kontrolünde Malatya Öğretmenevi’ne yerleştirilen Vanlı ailelerin çocuklarının öğretmenevi lokalinde temizlik ve yemek dağıtma dahil birçok işte çalıştırıldıkları ileri sürüldü.

BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e mektup yazarak, sorumlular hakkında gerekli yasal işlem başlatılmasını istedi.

Malatya’dan “Sayın yetkili” başlığı ile milletvekillerine gönderilen ihbar mektubunda şu bilgilere yer verildi:

“Yaralı kuş misali zaten doğal afetle sarsılmış, yakınlarını kaybetmenin üzüntüsünde olan, ruhsal çöküntü içerisindeki ailelerin çocuklarını düğünlerde yemek dağıttırılma işi, kola dağıttırılması, temizlik yaptırılması, boş bardak ve masaların silinmesi işini bu geleceğimiz nesillere emanet edeceğimiz çocuklara işlerin gösterilmesi ne kadar vicdani? Misafir olan çocuklar, hangi anlayışla ders çalışmaları ve yatma zamanlarında çalıştırılıyorlar? Devletin sahip ve himayesindeki çocuklara bu işler nasıl yaptırılıyor, Malatya Valisi’nin bundan haberi var mı?”

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/depremzede-cocuklar-calistiriliyor/feed 0
4 yaşındaki çocuğa vahşet http://www.cocukhaklariizleme.org/4-yasindaki-cocuga-vahset http://www.cocukhaklariizleme.org/4-yasindaki-cocuga-vahset#comments Thu, 17 May 2012 11:11:57 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9902

 

Milliyet / 17.05.2012

Denizli’de, evde ölü bulunan ve iple boğulduğu belirlenen 4 yaşındaki çocuğun babası gözaltına alındı.
Denizli’de, anne ve babası evde olmayan 4 yaşındaki çocuk evinde ölü bulundu.

Alınan bilgiye göre, Fatih Mahallesi’nde bir evin zemin katında oturan aileyi uzun süredir görmeyen üst kattaki ev sahibi, kapısı aralık olan evi kontrol etmek için içeri girdi.

Kenan Durmaz’ı (4) bir odada yatağın içinde hareketsiz yatar halde bulan ev sahibi durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri ve polis, küçük çocuğun öldüğünü belirledi.

Vücudunda herhangi bir darp izine rastlanmayan Kenan Durmaz’ın cesedi, ölüm nedeninin belirlenmesi için Pamukkale Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Yapılan incelemede çocuğun iple boğulduğu belirlendi.

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/4-yasindaki-cocuga-vahset/feed 0
Minik Ceren’in yaşadığı büyük şok! http://www.cocukhaklariizleme.org/minik-cerenin-yasadigi-buyuk-sok http://www.cocukhaklariizleme.org/minik-cerenin-yasadigi-buyuk-sok#comments Thu, 17 May 2012 10:58:24 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9899

 

Milliyet  17.05.2012

Bursa’da 2. kattaki evlerinin balkonundan düşen 1 yaşındaki Ceren’in burnu bile kanamadı. Ailesi küçük kızı hemen hastaneye götürürken, Ceren ise bir mucizenin gerçekleştiğinden habersiz çevreyi izliyordu…

1 yaşındaki küçük Ceren, ikinci kattaki evlerinin balkonunda oynarken dengesini kaybederek balkondan aşağı düştü. Küçük Ceren’in kazayı burnu bile kanamadan atlatması ise mucize olarak nitelendirildi.

Bursa’nın İnegöl İlçesi’nde ikinci kattaki evlerinin balkonundan düşen 1 yaşındaki Ceren Nisa Birdal’ın burnu bile kanamadı. Kontrol amaçlı hastaneye götürülen çocuğun sağlık durumun iyi olduğu belirlendi.

İnegöl’e bağlı Kemalpaşa Mahallesi Güleryüz Sokak’taki evlerinin balkonunda oynayan Ceren Nisa Birdal, burada bulunan kanepeye çıktı. Annesinin olmadığı sırada balkondan sarkan Ceren dengesini kaybedip ikinci kattan düştü. Komşularının bağırması sonucu kızının düştüğünü gören Dilek Birdal, hemen 112 Acil Servis’ten ambulans istedi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolda kızın sağlık durumunda herhangi bir sorun olmadığını belirledi. Burnu bile kanamayan Ceren, kontrol amaçlı annesinin kucağında ambulansla Devlet Hastanesi’ne getirildi. Doktorların muayene ettiği Ceren Nisa Birdal, daha sonra iç kanaması ihtimali üzerine Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/minik-cerenin-yasadigi-buyuk-sok/feed 0
Otistik öğrenciyi döven öğretmene soruşturma http://www.cocukhaklariizleme.org/otistik-ogrenciyi-doven-ogretmene-sorusturma http://www.cocukhaklariizleme.org/otistik-ogrenciyi-doven-ogretmene-sorusturma#comments Thu, 17 May 2012 10:42:58 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9896

 

Milliyet / 17.05.2012

ZONGULDAK’ın Kilimli Beldesi’ndeki Sevgi Bağı Eğitim Uygulama Okulu’nda ücretli olarak görev yapan beden eğitimi öğretmeni O.A.’nın, derse girmek istemeyen 12 yaşındaki otistik öğrenci Ruveyda Batak’ın başına pet şişeyle, bacağına da ayağı ile vurması, okulun karşısındaki Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksekokulu öğrencileri tarafından cep telefonuyla görüntülendi.

Olay, geçen 7 Mayıs’ta, 35 engelli öğrencinin eğitim gördüğü Sevgi Bağı Eğitim Uygulama Okulu’nda teneffüs sırasında meydana geldi. Ders zilinin çalmasıyla bahçedeki öğrenciler, öğretmenleri nezaretinde içeriye girerken, Ruveyda Batak derse girmemek için bahçenin köşesine kaçtı. Okulda ücretli olarak görev yapan beden eğitimi öğretmeni O.A., yere oturarak bağıran öğrencinin başına elindeki pet şişesi ile vurdu. Öğretmen, bu kez yere uzanıp bağırmaya devam eden öğrencinin başına tekrar vurup kolundan çekiştirerek kaldırdı. Yanındaki kadın öğretmen ile birkaç adım attıktan sonra tekrar kendini yere bırakan öğrenciye, öğretmen O.A., bu kez ayağı ile vurdu.

YÜKSEKOKUL ÖĞRENCİLERİ ŞİDDETİ GÖRÜNTÜLEDİ

Kadın öğretmenin konuşup kolundan tutarak kaldırdığı öğrenci sınıfa götürülürken, öğretmen O.A.’nın öğrenciye olan davranışı, okulun karşısındaki Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksekokulu öğrencileri tarafından cep telefonuyla  görüntülendi. Görüntülerde öğretmenin, olanları kaydettiklerini fark ettiği öğrencilere tepki gösterdiği görülüyor. Öğrencilerin, “2 saattir aynı şeyi yapıyorsunuz. Ayıp değil mi?” demesi üzerine öğretmenin, “Terbiyesiz” diye karşılık vermesi de dikkat çekiyor.

AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU

Öğrencilerin görüntüleri teslim ettiği polis, durumu otistik öğrenci Ruveyda Batak’ın ailesine bildirdi. Karakolda görüntüleri izleyen 15 yıllık imam 40 yaşındaki Muhammet Batak, öğretmen hakkında şikayette bulundu. Öğretmen O.A., karakolda ifadesi alındıktan sonra savcının talimatıyla serbest bırakıldı. Polisin, olayla ilgili okuldaki diğer öğretmenlerin de ifadesine başvurduğu belirtildi.

İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Olayın ardından hem otistik Ruveyda hem de zihinsel engelli diğer kızı 14 yaşındaki Rumeysa Batak’ı okula göndermeyen Muhammet Batak, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de şikayette bulundu. İl Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek, konuyla ilgili idari soruşturma başlattıklarını, müfettişlerin incelemeyi sürdürdüğünü söyledi. Özbek, soruşturma sonucuna göre gerekenin yapılacağını kaydetti.

ŞAKA YOLUYLA VURMUŞ

Okul Müdürü Durmuş Çeküç ise olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğünü belirterek, “Öğretmen, öğrenciyi yerden kaldırmak için şaka yoluyla hafif bir şekilde vurduğunu söylüyor. Öğrencinin iyiliği için, bir an önce yerden kaldırıp diğer öğrencilerle birlikte sınıfa gitmek için acele ettiğini söylüyor. Ben görüntüleri izlemedim. Ancak şiddet içeren bir durum varsa olayı tasvip etmem mümkün değil” diye konuştu.

“BU OLAYI KABULLENEMİYORUM”

Muhammet Batak, görüntüleri izlediğinde şoke olduğunu söyledi. Kızının, öğretmenlerinin kendisiyle ilgilenmesi için  öyle davrandığını anlatan Muhammet Batak, “Öğretmen ise kızımın başına pet şişesi ile 3-4 defa vuruyor. Sonra yerden sert bir şekilde kaldırıyor ve bir başka öğretmene teslim ediyor. Kızım tekrar kendini yere bıraktığında, ’niye kalkmıyorsun’ der gibi ayağına doğru tekme atıyor. Bu olay ilk defa mı oldu bilmiyoruz. Aldığımız bilgiler ise buna benzer davranışları olduğu yönünde. Ben çocularımı bir haftadır okula göndermiyorum. Bu olayı kabullenemiyorum, içime sindiremiyorum. Öğretmenin cezalandırılmasını istiyorum” diye konuştu.

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/otistik-ogrenciyi-doven-ogretmene-sorusturma/feed 0
“Projem Türkiye’nin kaderini değiştirecek” http://www.cocukhaklariizleme.org/%e2%80%9cprojem-turkiye%e2%80%99nin-kaderini-degistirecek%e2%80%9d http://www.cocukhaklariizleme.org/%e2%80%9cprojem-turkiye%e2%80%99nin-kaderini-degistirecek%e2%80%9d#comments Thu, 17 May 2012 07:56:41 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9921

 

NTVMSNBC / 17.05.2012

 

“Eğitim Metotları ve Materyalleri Proje Yarışması”nda 2300 çalışma içinden 100.’lüğü elde eden projeye imza atan sınıf öğretmeni Samet Doğan Batman’ın bir mezrasında çalışıyor. Doğan, görev yaptığı coğrafyanın imkansızlıklarına tezat oluşturan “Olumlama” metodunun tüm Türkiye’nin kaderini değiştireceğine inanıyor.

Elif Akbaş BOZ

İSTANBUL – Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen “Eğitim Metotları ve Materyalleri Proje Yarışması”nda bu sene 2300 öğretmen yarıştı. Yarışmaya Batman’ın Sason ilçesine bağlı Boğazkapı mezrasından katılan sınıf öğretmeni Samet Doğan “Empati ve Olumlamalar” adlı projesiyle 100. oldu.

Doğan, görev yaptığı coğrafyanın çocuklarının yaşadığı umutsuzluklara tezat oluşturan çalışmasının Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı toplumsal sorunlarını çözmek için anahtar olduğuna inanıyor.

Doğan’a projesini ve Doğu’da öğrenim gören öğrencilerin yaşadığı zorlukları sorduk. Aldığımız cevaplarla belki de büyük şehirde yaşayan insanlar olarak düşünmekten, görmekten kaçtığımız bir çok gerçekliğe kapımızı açmış olduk.

Kaç yıldır öğretmenlik yapıyorsunuz? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Eylül 2012’de 2 yıllık bir öğretmen olacağım.  1984 yılında Malatya’da doğdum. İlkokuldan üniversiteye kadar bütün öğrenim hayatım Malatya’da geçti. 2007 yılında İnönü Üniversitesi  Eğitim Bilimleri Fakültesinin Sınıf Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. 2010 yılında sözleşmeli olarak Batman’ın Sason ilçesine bağlı Boğazkapı İlköğretim Okulu’na atandım.2011 yılında ise yine atandığım Boğazkapı İlköğretim Okulu’nda kadroya geçtim.

Eğitim Metotları Proje yarışmasından nasıl haberiniz oldu?
Ders arasında öğretmen arkadaşlarımla öğretmenler odasında otururken müdürümüz Fuat Kılınç’ın gelip bu yarışmadan bizi haberdar etmesi üzerine öğrendim. Çok sevindim böyle bir yarışma olmasına. Yıllardır araştırmasını yaptığım projemi sunacağım bir imkan gelmişti önüme.

Yarışmaya hangi projeyle katıldınız?
Projemin ismi “Empati ve Olumlamalar”. Projemin temel içeriği bu iki düşünce hazinesinin 8.sınıflarda ya da 9.sınıflarda bir ders olarak öğrencilere verilmesi ve diğer derslere yansımasının gözlemlenmesiydi.

Projenizi “Türkiye’nin kaderini değiştirebilecek bir proje” olarak nitelendiriyorsunuz. Gerçekten de Türk eğitim tarihine geçebilecek bir projeden bahsetmek mümkün mü?
Evet projemin temel amacı Türkiye’nin kaderini değiştirmek. Bunu gerçekleştirmek de mümkün. Şu an ülkemizde artan toplumsal sorunlar , aile içi şiddet , kadına şiddet ve gençler arasındaki çekişmeler empatiyi bir bakımdan zorunlu kılıyor.

Yine aynı şekilde zorunlu olan bir düşünce sistemi daha var. O da olumlu düşünmektir. Güçlükler karşısında yılmamak ve cesaretli olmak.

Eğitimimizin pratiğe dökülmeme sebebi kesinlikle empati kuramamamız ve olumsuz düşünmemiz. Kendi doğrusundan başka doğru kabul etmeyen birey asla analiz, sentez yapamaz.

Bir çok doğruyla analiz, sentez olur. Bir de “ben yapamam, ben başaramam” diyen bir öğrenci zaten yapamaz ve başaramaz. Çünkü böyle düşünen bir insan başarmak da istemiyor demektir.

Düşüncelerimizden olumsuzlukları atmalıyız. Mevlana’nın bu konuda güzel bir sözü var “Eğer düşüncen, manevi varlığın gül ise, sen de gül bahçesisin; diken isen küllüğe atılacak odun gibisin.”

Öğrenilmiş  çaresizlik  ve kendini gerçekleştiren kehanet duyguları toplumumuzda  her geçen gün artmaktadır. Biz bunu önlemek için çabalamalıyız. Bilim insanlarını düşünelim.

Einstein, Edison , Graham Bell gibi. Toplumdaki eksiklikleri gözlemleyerek bazı icatlarda bulunmuşlardır. İnce düşünürsek bu bilim adamlarının en büyük özelliği empatik ve olumlu düşünmeleridir.

Toplum gözünden bakarak toplum için bir şeyler icat etmeleri onların empatik düşündüğünü , bu icatları gerçekleştirirken azimle ve sabırla çalışmaları ise olumlu düşündüklerinin göstergesidir.Neden biz bilim insanları yetiştirmeyelim? Önemli olan bu işe bir yerden başlamak. Emin olun ki sonrasında başarı gelecektir.

EMEPYA’nın Türk eğitim sistemine sağladığı katkılar neler sizce?
Emepya’nın Türk eğitim sistemine birden fazla yararı var. En önemlisi öğretmenlerin bilgileri kullanarak  yeni metotlar, materyaller üretmelerine öncülük etmesidir. Hem öğretmen için hem öğrenciler için yeni bir şeylerin üretilmesi her zaman yarar getirir. Kendimden örnek verirsem ben hem projemi sundum hem de oradaki projeleri gözleyerek yeni bir şeyler öğrendim.

Eğitim olanaklarının kısıtlı olduğu bir coğrafyada eğitim veriyorsunuz. Öğrencilerinizi ve sizi en çok engelleyen unsurlar neler?
Öğrencilerimi ve beni engelleyen unsurları okul içi ve okul dışı olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Okul içi etkenler materyal ve internet diyebilirim. Okul dışı ise özellikle kışın hava şartlarının sert olması öğrencilerin okula geliş gidişini çok zorlaştırıyor.

Kışın öğretmen arkadaşlarımla beraber bazen 500-600 metre yürüyüp okula çıkıyoruz. Zor şartlardan şikayetçi değilim aslında. Zor şartlarda eğitim vermek insana muazzam bir mutluluk veriyor. Önemli olan var olan bütün durumdan memnun olmaktır. Eğer memnun olmazsan verimsiz ve başarısız olursun.

Okulumuzdaki tüm öğrencileri düşünürsek en büyük sıkıntı sosyal etkinliklerde oluyor. Okulumuz da sadece derslikler var. Sosyal etkinlik yapacağımız hiçbir bölüm yok.

Öğrencileriniz okulla ilgili en çok neyin özlemini duyuyor?
Aslında çoğu zaman öğrencilerime sorduğum bir soru. Her mevsim soruyorum. Değişmeyen tek bir istekleri var İnternet.

Kışın sorduğumda eldiven ve internet, baharda spor malzemeleri ve internet. Farklı istekleri olan öğrencilerimde oluyor.

Ben elimden geldiğince onların isteklerini yerine getirmeye çalışıyorum. Kendileri de bir gün azimle çalışarak bütün isteklerini elde edeceklerinin farkındalar. Ve kesinlikle her şeyi elde edecekler.

Doğup büyüdüğünüz yer ile şu an mesleğinizi yaptığınız yer arasında bir karşılaştırma yapabilir misiniz?
Doğup büyüdüğüm yer olan Malatya ile şu an bulunduğum yer arasında sosyo- ekonomik açıdan bir çok farklılıklar var. Benim de çocukluğum köyde geçti.

Kendi köyümdeki aileler genelde çekirdek aile dediğimiz aileye örnekken bulunduğum köyde genellikle geniş aileler göze çarpıyor.

Şu an yaşadığım ve sevdiğim köyün yol ve elektrik sıkıntısı da mevcut. Köyün geçim kaynakları sınırlı.

Yaşadığım köyün ayrıca okumuşluk oranı çok düşük. Üniversitede okuyan genç sayısı çok az. Buna karşın ailelerin okula ilgisi çok yüksek.Bu gelecek için umut verici.

Unutamadığınız bir anınız var mı?
Bir köy öğretmeni için her günü bir anıdır. Tabi bazıları baskın oluyor. Hiç unutamadığım bir anım var. Türkçe dersinde bir bölümde pasta ile ilgili bir şeyler anlatılıyordu. Öğrencilerimden birinin bana “Pastanın tadı nasıl öğretmenim?’ diye sorması içimi burktu. Şu an bile içim burkuluyor.

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/%e2%80%9cprojem-turkiye%e2%80%99nin-kaderini-degistirecek%e2%80%9d/feed 0
Evlat edinmek isteyen ailelere müjde http://www.cocukhaklariizleme.org/evlat-edinmek-isteyen-ailelere-mujde http://www.cocukhaklariizleme.org/evlat-edinmek-isteyen-ailelere-mujde#comments Thu, 17 May 2012 07:33:02 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9918

Star / 17.05.2012

Yeni düzenleme ile birlikte evlat edinmek artık daha kolay ve daha hızlı olacak. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, evlat edinme sisteminin yavaş çalıştığından yakındı ve yeni bir çalışma başlattıkları müjdesini verdi. Yeni düzenleme ile birlikte evlat edinmek artık daha kolay ve daha hızlı olacak

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, evlat edindirme sisteminin yavaş çalıştığı kanaatinde olduğunu belirterek, ”Mahkemeler çok uzun sürüyor, bir taraftan kurumlarda evlatlar bekletiliyor, bir taraftan çocuksuz aileler uzun yıllar beklemek zorunda kalıyor. Biz bu konuda bir çalışma başlattık” dedi. Çocukların barınma, eğitim, sağlık haklarını ve iyi yaşam koşullarını oluşturmak için temel politikaları güçlendirmeyi istediklerini dile getiren Şahin, çocukların katılımını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Şahin, ”Sürekli büyüklerin çocuklar adına karar verdiği bir Türkiye değil, çocukların da masaya gelerek duygu ve düşüncelerini ortaya koyacağı bir kültürü oluşturmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Sistem yavaş

Vatan’ın haberine göre; çocukların aile yanında eğitimlerine önem verdiklerini vurgulayan Şahin, yoksulluk nedeniyle çocuklarını kurumlara veren ailelere maddi destek verdiklerini hatırlattı. 2011 rakamlarına göre, aile yanında destek verilen 29 bin 900, kuruluştan aileye döndürülen 8 bin 367, danışmanlık hizmeti verilen bin 237, kuruluş bakımı altında ise 13 bin 908 çocuğun olduğunu söyleyen Şahin, 11 bin 686 çocuğun evlat edindirildiğini, bin 310 çocuğun ise koruyucu aile yanına yerleştirildiğini söyledi. “Evlat edindirme sistemimiz yavaş çalışıyor, benim şahsi kanaatim. Mahkemeler çok uzun sürüyor, bir taraftan kurumlarda evlatlar bekletiliyor bir taraftan çocuksuz anne babalar uzun yıllar beklemek zorunda kalıyor. Biz bu konuda bir çalışma başlattık” diye konuşan Şahin, koruyucu aile sisteminin toplumda doğru anlaşılması konusunda sivil toplum kuruluşlarına da görev düştüğünü kaydetti.

TCK değişmeli

Kurumlarda kalan çocukların şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaları sürdürdüklerini bildiren Şahin, koğuş sisteminden çıkarak sevgi evleri ve çocuk evleri modellerine geçtiklerini ifade etti. Bu modellerin çocukların eğitim başarılarını da olumlu etkilediğini söyleyen Şahin, rehabilitasyon sistemi konusundaki çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Çocuklara yönelik hukuki çalışmalara da değinen Bakan Şahin, ”Vicdanımızı da sızlatan, ’Bu nasıl oluyor?’ dediğimiz bazı değişimlerin de yapılması gerektiğinin farkındayız. Çocuk istismarıyla ilgili ’Ruh sağlığı bozulmuş mudur?’ diye çok garip bir sorunun sorulduğu ve onun için de uzun bir zaman kaybedildiği TCK’nın değişmesi gerektiğini biliyoruz” dedi.

 

 

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/evlat-edinmek-isteyen-ailelere-mujde/feed 0
İzmit “Çocuk Dostu Şehir” Ünvanını Aldı http://www.cocukhaklariizleme.org/izmit-%e2%80%9ccocuk-dostu-sehir%e2%80%9d-unvanini-aldi http://www.cocukhaklariizleme.org/izmit-%e2%80%9ccocuk-dostu-sehir%e2%80%9d-unvanini-aldi#comments Thu, 17 May 2012 07:16:48 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9915

 

Haber 3 / 17.05.2012

- Almanya’da Stuttgart Belediyesi tarafından Avrupa şehirleri arasında iletişimi ve bilgi alışverişini geliştirmek amacıyla 10 yıl önce başlatılan yıllık konferansların altıncısına katılan İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, “Çocuk Dostu Şehir” ünvanıyla geri döndü.

İzmit Belediyesi olarak çocuk odaklı çalışmaları katılımcı diğer ülkelerle paylaşan Başkan Doğan İzmit’in toplantıdaki en dikkat çekici kentlerden biri olduğunu vurguladı. Başkan Doğan konferansta “İzmit Belediyesi’nde çocuk hakları merkezi, çocuk hakları masası ve çocuk okulu var. Çocuklar özel isteklerini belediyeye bildiriyor. 2 yılda 5 bin 600 müracaat oldu. İstekler doğrultusunda ücretsiz çocuk sinemaları kurduk. Çocuk oyunları projemizde çocuklara geleneksel ‘sek sek’, ‘ebecilik’, ‘mendil kapmaca’ gibi oyunlarımızı oynatıyoruz. 2011 yılında 20 okulda yüzme havuzu kurduk. 7 bin çocuk yüzme öğrendi. Bu sayı 2012’de 10 bine çıkacak. 23 Nisan Çocuk Bayramı’na sahip Türkiye’de atalarımızın çocuklara yaklaşımı özeldir. Birliğe üye olarak bu özelliklerimizi Avrupa’ya tanıtacak, Avrupa’ya örnek olacağız” dedi.

Türkiye’de sadece İzmit Belediyesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin “Çocuk Dostu Şehir” ünvanına sahip olduğunu hatırlatan Başkan Doğan “Çalışmalarımızı anlattığımızda Avrupa ülkelerinin temsilcileri bizleri tebrik etti ve alkışladılar” diye konuştu.

“Bisikletsiz Çocuk Kalmasın” kampanyasını anlattığında Avrupalı temsilcilerin bisiklet kenti olarak anılan birçok şehirde dahi böyle bir hizmetin olmadığını kendisine ilettiklerini vurgulayan Başkan Doğan, “Yapılan çalışmaları dikkatle dinledim. Almanya’da olan uygulamaları bizzat yerinde inceledim. Yepyeni projelerle döndüm. Mother Cafe ve Baby Cafe uygulamaları çok dikkatimi çekti. Konferans sonrası yeni projeler kafamda belirdi. En yakın zamanda bu projeleri uygulamaya sokacağız” dedi.

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/izmit-%e2%80%9ccocuk-dostu-sehir%e2%80%9d-unvanini-aldi/feed 0
Yokluk içinde eriyor http://www.cocukhaklariizleme.org/yokluk-icinde-eriyor http://www.cocukhaklariizleme.org/yokluk-icinde-eriyor#comments Wed, 16 May 2012 09:49:00 +0000 Gokce http://www.cocukhaklariizleme.org/?p=9775

 

Milliyet / 16.05.2012

 

1 yaşındayken anne ve babasını kaybeden küçük kız 3 ayda 9 kilo verdi. Çadırda süren yaşam mücadelesi yürekleri yakıyor.

 

MUĞLA’nın Fethiye İlçesi’nde, 4 yıl önce annesiyle babası kazada ölen, kemik erimesi hastası 5 yaşındaki Melisa Yıldız, ağabeyi ve halası ile birlikte çadırda yaşam mücadelesi veriyor. Fethiye’nin Karamersin Köyü’ndeki ormanlık alanda kurulu çadırda yaşayan Melisa Yıldız, anne ve babasını fındık işçisi olarak çalıştıkları Giresun’daki trafik kazasında kaybetti. 3 kardeşin en küçüğü Melisa’ya ağabeyi 24 yaşındaki Rıdvan Yıldız, sahip çıktı. Küçük kız, 3 ay önce Kastamonu’nun Araç İlçesi Yeşilova Köyü’nde rahatsızlandı. Vücudunda benekler oluşan ve çok hızlı kilo kaybeden Melisa, ağabeyi tarafından Kastamonu Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Buradan daha donanımlı bir hastaneye sevk edilen Melisa’ya Ankara Sami Ulus Çocuk Hastanesi’nde, osteoporoz (kemik erimesi) teşhisi konuldu.

 

3 AYDA 9 KİLO VERDİ

 

Doktorların ’mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor’ dediği Melisa, üç ay içinde 24 kilodan 15 kiloya kadar düştü. Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle hastaneye yatırılamadı. Ağabey Rıdvan Yıldız, kardeşiyle birlikte kısa bir süre önce Fethiye’de mevsimlik işçi olarak çalışan halası Leyla Yıldız’ın yanına sığındı.

MELİSA, 2 AYDIR TEDAVİ OLAMIYOR

 

Bölgede kurulu 14 çadırdan birinde yaşayan Yıldız ailesi, geçim sıkıntısı çekerken, Melisa’yı tedavi ettirecek para bulamadı. Gözlerinin önünde kardeşinin eriyip gitmesine razı olmayan Rıdvan Yıldız, tedavi masraflarını karşılamak için iş aramaya başladı. Ancak epilepsi hastası olan Yıldız, kriz tutup bayılınca girdiği tüm işlerden çıkarıldı. Yeşil Kart’tan yararlanan Melisa Yıldız’ın her ay olması gereken iğne ve diğer ilaçlarını ise düzenli olarak kullanması gerekiyor. Melisa’nın kullandığı ilaçlar, birinci dereceden kan hastalıkları için kullanılıyor. Ancak ilaçlar kemik erimesi için kullanıldığında, uyum farkı alınıyor. Bunun içinde Rıdvan Yıldız, her ay 750 lira fark yatırıyor. Rıdvan Yıldız çalışamadığı ve bu farkı ödeyemediği için Melisa 2 aydır ilaçlarını kullanamıyor.

“YİYECEK YEMEĞİMİZ DAHİ YOK”

 

Anne ve babasının yokluğunda kardeşlerine sahip çıkmaya çalıştığını ancak çaresiz kaldığını anlatan Rıdvan Yıldız, bazı günler yiyecek yemek dahi bulamadıklarını söyledi. Melisa’nın her ay olması gereken iğneleri 2 aydır yaptırmadıklarını belirten Yıldız, “Sara hastasıyım. Kardeşimi tedavi ettirmek için girdiğim tüm işlerden bayılınca çıkarıldım. Şimdi sebze halinde hamallık yapıyorum. Ancak oradan kazandığım ancak yemek masraflarını karşılıyor. Kardeşime kemik erimesi teşhisi konulduktan sonra kısa bir süre tedavi gördü. Tedavinin ardından sağlığı düzelmeye başladı. Ancak yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle tedavi yarım kaldı. 2 aydır bu çadırda yaşıyoruz ve ilaçlarını alamıyoruz” diye konuştu.

“ORTAM ÇOCUK İÇİN ELVERİŞLİ DEĞİL”

 

Melisa Yıldız’ın halası Leyla Yıldız ise geçimlerini sağlamak için çadırlarda yaşadıklarını belirterek, bu şartlarda Melisa’yı tedavi ettirmelerinin imkansız olduğunu söyledi. Kardeşini kaybettikten sonra çocuklarına sahip çıkmaya çalıştığını anlatan Yıldız, şartların hasta bir çocuk için çok elverişsiz olduğunu kaydetti.

Her şeyden habersiz olan Melisa ise çadır kentte arkadaşlarıyla oyun oynayarak günlerini geçiriyor.

]]>
http://www.cocukhaklariizleme.org/yokluk-icinde-eriyor/feed 0