Elektrik yok, su yok, çile çok

6 Eylül 2013

Milliyet / 06.09.2013

Kdz. Ereğli İlçesi Bölücek Mahallesi Kayran Sokak’ta yaşanan insanlık dramı yürekleri sızlatıyor. Toplam 10 kişinin yaşadığı iki göz odalı barakada ne elektrik var, ne de su. Çile ve mağduriyetin hüküm sürdüğü barakada, mum ışığında yaşam mücadelesi verilirken, bu kadarı da olmaz dedirttiren hayat hikâyesi 21. yüzyılda acı bir gerçek olarak görenlerin yüzüne vuruyor.

İnşaatlarda iş buldukça amele olarak çalışan Yaşar Gültekin imkânsızlıklar içerisinde (41) beraberinde eşi Huriye Gültekin (40) kızları Ayşe (16), Aysel (15), Makbule (music), Fatma (7) ve Elif (3) ile birlikte hayata derme çatma barakada tutunmaya çalışıyor.

Baba Gültekin, ailesi ile birlikte başını sokabileceği bir ev yapmak istediğini kaydederek, ekonomik imkânın buna el vermemesi nedeniyle hayırsever vatandaşlardan destek beklediğini söyledi.
Sadece sıcak bir yuva isteyen Baba Gültekin, “Doğduğum, büyüdüğüm yer burası. Gidecek yerim yoktu, başımı sokacak bir yer bulamadım. Son çare buraya sığınmaktı. Burada da elektrik ve su yok. Mum ışığında bir yaşam var. İnsanca yaşamak istiyorum” diyerek isyan etti.

Gundemeregli.com’dan Yasin Ören’in haberine göre Kdz. Ereğli İlçesi Bölücek Köyü Kayran Sokak bir insanlık trajedisine ev sahipliği yapıyor. En küçük çocuğu 3 yaşında, en büyüğü de 19 yaşında olan 5 kız çocuk babası Yaşar Gültekin (41) yaşadıklarına adeta isyan etti.

İki göz odalı barakada 2 aileden toplam 10 kişi sefalet içerisinde bir yaşam sürdürmenin verdiği acıyla mücadele verirken, yürekleri burkan dramda en çok sıkıntıyı yaşayan ise, yine her şeye rağmen etrafa gülen gözlerle bakan minik çocuklar oluyor.

Gültekin ailesinin adeta filmlere konu olacak hikâyesinde yokluk ve sefalet hüküm sürerken, aile kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor.
Gültekin ailesinin fertleri yaz mevsimi olması
nedeniyle sorunlarını geçici çözüm bulurken, yarın gelecek olan soğuk kış ayları ile birlikte kara günler kendilerini bekliyor.

Yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle zor günler geçiren Baba Yaşar Gültekin Gündem gazetesi muhabirlerine sıcak yuva isteğini yürek burkan bir şekilde anlattı.

“Ben iş buldukça çalışıyorum. Yani serbest çalışıyorum. Aylık sigortamın yarısı ödeniyor, yarısı ödenmiyor. Doğduğum, büyüdüğüm yer burası. Gidecek yerim yoktu, başımı sokacak bir yer bulamadım. Son çare buraya sığınmaktı. Burada da elektrik ve su yok. Mum ışığında bir yaşam var” diyerek adeta isyan eden Gültekin şunları söyledi:

“İmkânlarımla bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Kdz. Ereğli Kaymakamlığı’na başvurduk. İncelediler, Muhtar bizimle ilgilenmiyor. Muhtarın peşinde dolaşmaktan küstüm. Gaz lambamız var, bu lambamızda gaz yok. Mum ışığında duruyoruz. Oda bitmek üzere. Mum alacak imkânımız bile yok.
Annemi kaybettim, babam sağ. 1993 yılından bu yana çalışıyorum. Bazı günlerde çalışmadığım günler oldu. Bu ev rahmetli büyüklerimin eviydi. Eski evdi, yıkılmak üzereydi. Eski yapıya geri dönmek zorunda kaldım. Buranın çatısı vardı. Babam sökmüş. Maalesef bir kulübe altına girmek zorunda kaldım. Gördüğünüz gibi elektriğimiz yok, su yok, gaz lambasıyla yaşama çalışıyorum. Bana yardım eden herkese teşekkür ediyorum. Yılmayacağım, çocuklarım için az da olsa çok da olsa onların bakımlarını sağlayacağım. Bir yuva istiyorum. İyi de olsa, kötüde olsa kendi toprağın derler. Tek istediğim bir yuva. Elektrik ve suyumuzun olmasını istiyoruz. Başkada istediğim bir şey yok.”

Anne Huriye Gültekin ise, komşuların yardımlarıyla ayakta durmaya çalıştığını kaydederek, “5 çocuğum var. Komşular yardım ediyor. Eşim iş buldukça çalışıyor, çoğu zaman evde kalıyor. Kızımın eşi damadımız da bizimle kalıyor. Burada İki aile kalıyoruz. 2 göz oda da 10 kişi yaşıyoruz.
Bir gün köyde olmadığımız bir zaman. Kayınpederime eşim telefon ediyor. Evi yıkma diyor, yapacağım diyor. Beni kayınpederim istemiyor dedi
Yasin Ören-Şaban Atalay gundemeregli.com