Eğitimde Nasıl Ayrımcılık Yapılıyor?

16 Eylül 2013

ERG / 16.09.2013

Özel gereksinimli bu çocukların akranlarıyla birlikte ‘kaynaştırma’ adı verilen eğitim almaları hem ulusal hem de uluslararası yasalarla güvence altında. Ama bu güvence çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor. Bu çocuklar, eğitim haklarından önlerine çıkan engeller yüzünden çoğu zaman yararlanamıyor. Çünkü bir yandan gittikleri okullardaki ‘normal çocukların’ aileleri ‘Hastalıklarını çocuğuma bulaştırır’ diye onları istemezken, diğer yandan da ‘uğraşamayız’ diyen eğitimciler karşılarına çıkıyor. Engelli çocukları olan aileler de yüzlerine kapanan bir okulun kapısından diğerine sürüklenip duruyor. Tıpkı bugün sayfamızda okuyacağınız Beril’in ve ailesinin yaşadığı gibi. Özellikle ortaöğretimde zorunlu olmasına rağmen bu çocuklar için okuyabilecekleri ‘uygun bir lise’ bulmak da zorlaşıyor. Çünkü önce SBS’lerle düzenlenen liselere yerleştirme sistemlerini, ardından da ‘normal çocuklarla’ eşit olarak yarıştırıldıkları özel yetenek sınavlarını aşmaları gerekiyor. Bu sınavlara kaynaştırma öğrencileri olmalarına rağmen hiçbir düzenleme yapılmadan alınıyorlar. Bazen de ‘kazandı’ listelerinden adları ‘hata yapmışız’ denilerek silinebiliyor. Üstelik bu sıkıntıları hem özel hem de devlet okullarında yaşıyorlar.

Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül, eğitim sisteminin tüm bireyleri kapsayacak ‘genellikte’ olmadığını söyleyerek, “Engelli çocuklar bu sistemin dışına itiliyor. Önce diğer veliler bu çocukları ‘Çocuğumuzu geriletir’ diyerek aynı sınıfta istemiyor. Birçok özel okula da ‘Sınfın performansı düşer, merkezi sınavlarda başarımız olumsuz etkilenir’ gerekçesiyle alınmıyor. Sınava dayalı bu sistemde bu çocuklar ‘yük’ olarak görülüyor. Oysa bu ayrımcılıktır. Başka bir ülkede yaşansa büyük suçtur ve cezası vardır,” diyor.

15 Eylül 2013 tarihinde Haber Türk gazetesinde yayımlanan haberin devamını okumak için tıklayınız.