Doktor Hatasından Ölen Bebeğin Ailesine 100 Bin Lira Tazminat

3 Kasım 2010

 

DHA / 26.10.2010

Sağlık Bakanlığı’nı 100 bin TL tazminat ödemeye mahkum eden mahkeme, bakanlığın çalıştığı hekimin bilgi ve becerisinden sorumlu olduğunu vurguladı. Baba Köksal Gültekin, “Bizim için paranın önemi yok. avukatımıza ‘davayı kazan. Para senin olsun’ dedim. Önemli olan sorumluların cezalandırılması” dedi.

Merkez Yıldırım İlçesi Mevlana Mahallesi’nde oturan 5 çocuk sahibi boyacı Köksal Gültekin ve eşi Saval Gültekin’in 11 aylık bebekleri Yücel 6 Temmuz 2006 günü ateşlenince, ailesi tarafından Bursa Çocuk Hastanesi’ne götürüldü. Burada duş aldırılan ve ilaç verilen minik Yücel’i muayene eden doktor Fatih B., bebeğin bir şeyi olmadığını, sadece boğazının apse yaptığını söyledi. Anne Saval Gültekin’in bebeğin vücudundaki kızarıklıkları hatırlatması üzerine doktor, anneye kızarak ilaç yazdıktan sonra gönderdi.

Hastaneden ayrıldıktan 2 saat sonra ateşi yeniden yükselen Yücel Gültekin, önce Şevket Yılmaz Devlet, ardından da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan müdahaleye rağmen Yücel Gülten yaşamını yitirdi.

MENENJİTTEN ÖLMÜŞ

Gültekin ailesi ölen bebeklerine yanlış tedavi uygulandığını savunarak doktor ve hastane görevlileri hakkında Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dr. Fatih B. ve iki hemşire hakkında soruşturma açan savcılık bebeğe de otopsi yaptırdı. Raporda bebeğin beyin viral menenjitten öldüğü belirlendi. Savcılık ayrıca Yücel Gültekin’in ölümüyle ilgili Adli Tıp Kurumu’ndan da rapor istedi. Adli Tıp Kurumu 1’inci İhtisas Kurulu, bebeğin ölüm nedeninin vücuda yayılmış, bulaşıcı menenjit (meningokoksemi) olduğunu bildirdi.

‘HASTANEYE YATIRILSA KURTULMA ŞANSI OLURDU’

Savcılık Adli Tıp Kurumu’ndan ‘Bebeğin ölümünde doktorun hatası var mı?’ diye sordu. Adli Tıp Kurumu 3’üncü İhtisas Kurulu tarafından 2008’de hazırlanan raporda şöyle dedildi:

‘40.5 -41 derece ateşi olan 11 aylık bebeğin ilaç verilip gönderilmesi yerine hastanede yatırılarak gözlem altında tutulmasının uygun olduğu belirlenmiştir. Bebeğin hastaneye yatırılması durumunda ateşin yine yüksek seyrettiği, saat 21.00 sıralarında hastalığın ölümcül döneme girmeye başladığı ve bu dönemde acil müdahale yapılabileceği, kurtulma şansının bulunduğu, saat 03.00’te getirildiğinde geri dönülmez tablonun başladığı göz önüne alındığında, Dr. Fatih B.’nin eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı oy birliği ile mütalaa edildi.”

‘DOKTORUN KUSURUNDAN İDARE SORUMLU’

Bu raporlar üzerine savcılık, Bursa 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘Meslekte tecrübesizlik nedeniyle ölüme sebebiyet vermek’ iddiasıyla Dr. Fatih B. hakkında ceza davası açtı. Dava üzerine Gültekin ailesi de Avukat Mustafa Akıncı aracılığıyla 2 Haziran 2009’da Bursa 1’inci İdare Mahkemesi’ne Sağlık Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı.
İdarenin kusuru nedeniyle bebeğin öldüğünü savunan ailenin tazminat talebini mahkeme heyeti oy birliği ile kabul etti. Mahkeme anne, baba ve çocuklara yasal faiziyle birlikte 100 bin TL ödenmesine karar verdi.
Davanın masraflarının da Sağlık Bakanlığı’nca ödenmesini kararlaştıran mahkeme gerekçeli kararında, 11 aylık bebeğe yanlış teşhis koyan ve hastanede yataklı tedavi görmesi gereken bebeği ilaç yazdıktan sonra evine gönderen doktorun tecrübesizlik sebebiyle yanlış karar verdiğini vurguladı. Mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı:
“İdare kamu hizmeti ifa ederken, istihdam ettiği personeli yetiştirmek gerekli bilgi ve donanımı vermekle yükümlü olup, hizmetin yürütülmesi sırasında personele atfedilen kusurun esasen idarenin kusuru olduğu ve bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olacağı açıktır. Davanın idarenin personeli iyi yetiştirilmemesi ve sunulan sağlık hizmeti sonucu meydana gelen olayda kusurlu olduğu Adli Tıp raporunca da belirlenmiştir.”
Avukat Mustafa Akıncı, Sağlık Bakanlığı’nın mesleki tecrübesi zayıf insanı çalıştırmakla kusurlu olduğunun mahkeme kararıyla tespit edildiğine dikkati çekerek, “Hizmet kusuru yapıldığında devlet tazminat ödemekle yükümlüdür. Doktorların dünya standartlarında yetiştirilmesi gerekiyor” dedi.

‘PARANIN PEŞİNDE DEĞİLİZ’

Anne Saval Gültekin, kazandıkları tazminatın kendileri için önemli olmadığını kaydederek, ‘Bir şey yok, boğazında apse var’ denilip eve gönderildik. Ben yandım, başka anneler yanmasın. Biz paranın peşinde değiliz. Sorumluların cezalandırılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Köksal Gültekin de, “Çocuğum o güne kadar çok sağlıklıydı. Ateşi yükselince hastaneye götürdük. 41 derece ateşi duş sonrası 39’a indi. Doktor bekledik, sonra ‘bir şey yok’ denilip ilaç yazdılar. Bizim için paranın önemi yok. Avukatımıza ‘davayı kazan. Para senin olsun’ dedim. Önemli olan sorumluların cezalandırılması” dedi.

Işıl ARSLAN – Faruk KAHRAMAN / BURSA / DHA