Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma Uygulama Merkezi (DİKASUM)

28 Ocak 2013

Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma Uygulama Merkezi (DİKASUM)

28.01.2013

BASINA VE KAMUOYUNA

Genel olarak Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık ile namus adına işlenen cinayetler demokratik kamuoyunun, kadın hakları savunucularının tüm karşı duruşlarına ve mücadelelerine rağmen devam etmektedir.

 

Kadına yönelik şiddet evrenseldir ancak toplumdan topluma uygulama farkları olmakla birlikte biçim değiştirebilir. Erkek egemen, militarist devlet aygıtından beslenen şiddet kültürünün kadını daha fazla etkilediği coğrafyalar şüphesiz eşitsiz güç ilişkilerinin olduğu, savaşın ve çatışmaların devam ettiği toplumlardır. Eril mentalitenin hiyerarşik güç ilişkilerini elinde tuttuğu toplumlarda maalesef kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık, farklı tezahürlerde de olsa devam edecektir. Bu nedenle kadına yönelik şiddetin tamamen son bulması ancak ve ancak eşitsiz güç ilişkilerinin son bulmasından; yani kadın-erkek eşitliğinin yaşamın tüm alanlarında sağlanmasından geçecektir.

 

Gerek kamusal gerekse özel alanda kadınlara uygulanan şiddet ile ilgili uzun yıllardır uluslar arası insan hakları standartları doğrultusunda iç hukuk düzenlemelerinin yapılması gerektiği, şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemelere paralel olarak devlet politikasının, siyasi iradenin, zihniyet dönüşümünün ve yasaların doğru biçimde uygulanmasının gerekliliği açıktır.  Buna bağlı olarak da şiddet mağdurlarının ve öldürülme riski altında olan kadınların idari ve yargısal korumadan faydalanmaları zorunludur.

 

Kadının karşılaştığı sorunların çözümü ve çözümüne yönelik politikalar geliştirmek amacıyla 2001 yılında Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan merkezimiz, bu amaçla 12 yıldır faaliyetlerine devam etmektedir. Kentimizin bütün kadınlarının ihtiyaçları temelinde verdiğimiz bireysel danışmanlık ve psikolojik destek hizmetlerimizin yanı sıra, şiddete maruz kalmış ve can güvenliği sorunu yaşayan başvurucularımızın ise talepleri doğrultusunda Kadın Konukevine kabulü yapılmaktadır. Bu hizmetlerimizin dışında farklı taleplerde bulunan başvurucularımız ise ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirilerek, gerekli durumlarda onlara eşlik edilmiştir.

 

Yaptığımız çalışmalar ve faaliyetler kapsamında 2012 yılı içerisinde merkezimize 218 kadın başvuruda bulunmuştur. Başvuruda bulunan kadınlara bireysel danışmanlık, psikolojik destek ve hukuki destek verilmiştir. 2012 yılında merkezimize başvuran kadınların 74’ü ise sığınma talebinde bulunmuştur. Sığınma talebiyle başvuruda bulunan 74 kadın ile 51 çocuk, durumları değerlendirildikten sonra Kadın Konukevine kabulü yapılmıştır. Kadın Konukevine kabulünü yaptığımız 74 kadının profiline ilişkin hazırladığımız çalışmada ise şu veriler tespit edilmiştir;

 

‘Kadınların yüzde 32.8’i erken yaşta evlendiği tespit edildi’

 

Kadınların medeni durumuna bakıldığında; Kadınların % 48.6’sının resmi nikahlı, % 24.13’ünün resmi nikahının olmadığı, % 18.9’unun bekar olduğu, % 8.1’inin ise boşanmış olduğu görülmektedir. Kadınların evlenme durumlarına bakıldığında; Kadınların % 33.8’inin görücü usulüyle, % 27’sinin kendi isteğiyle, % 20’sinin ise zorla evlendirildiği tespit edilmiştir. Kadınların evlenme yaşına bakıldığında; Kadınların % 32.8’nin 18 yaş öncesi evlendiği görülmektedir. Kadınların doğum yaşına bakıldığında; Kadınların %20.4’ünün 18 yaşından önce doğum yaptığı görülmektedir. Kadınların nereden geldiğine bakıldığında; Kadınların % 60.8’inin Diyarbakır’dan, % 8.1’inin Şırnak’tan, % 6.8’inin Batman’dan, % 5.4’ünün Elazığ’dan, % 2.7’sinin Mardin’den geldiği görülmektedir.

 

‘Kadınların yüzde 73’ü gördüğü şiddet nedeniyle sığınma talebinde bulundu’

 

Kadınların neden geldiğine bakıldığında; Kadınların % 73’ünün şiddet, % 16.2’sinin kalacak yeri olmaması sebebiyle, % 8.1’inin aile içi geçimsizlik sebebiyle başvurduğu görülmektedir. Kadınların % 48.6’sının bireysel, % 24.3’ünün Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü aracılığıyla, % 17.6’sının kadın merkezleri aracılığıyla, % 9.5’inin ise karakol aracılığıyla başvuru yaptığı tespit edilmiştir.

 

Kadınların eğitim durumuna bakıldığında; Kadınların % 37.8’inin okur-yazar olmadığı, % 20.3’ünün okur-yazar olduğu, % 24.3’ünün ilköğretim mezunu olduğu, % 10.8’inin lise mezunu olduğu, % 6.8’inin üniversite mezunu olduğu görülmektedir.  Kadınların iş durumuna bakıldığında; Kadınların % 63.5’inin ev kadını, % 33.8’inin işçi olduğu görülmektedir.

 

‘Kadınların yüzde 43.2’sinin sosyal güvencesi yok’

 

Konukevinden ayrılan kadınların,  Konukevinden nasıl ayrıldığına bakıldığında;  Kadınların % 40.5’inin kendi isteği ile ayrıldığı, % 17.6’sının öz ailesine geri döndüğü, % 17.6’sının eşi ile sorunlarını çözdüğü, % 8.1’inin işe yerleşerek ayrıldığı tespit edilmiştir. Kadınların sosyal güvencelerine bakıldığında; Kadınların % 43.2’sinin sosyal güvencesinin olmadığı, % 37.8’inin yeşil kartlı, % 12.2’sinin SGK’lı olduğu görülmektedir. Kadınların % 27’sinin can güvenliği riski olduğu görülmektedir.

 

‘Kadınların yüzde 63.5’i psikolojik şiddete uğradığı tespit edildi’

 

Şiddetin türüne bakıldığında; Kadınların % 58’i fiziksel şiddet, % 63.5’inin psikolojik şiddet, % 13.5’inin cinsel şiddet, % 16.2’sinin ekonomik şiddete maruz kaldığı görülmektedir. Şiddetin kim tarafından uygulandığına bakıldığında; Kadınların % 52.7’sinin eşi tarafından, % 14.9’unun anne-babası tarafından, % 5.4’ünün ise erkek arkadaşı tarafından şiddete maruz kaldığı belirlenmiştir.

 

Konukevinde kalan kadınlara verdiğimiz desteklere bakıldığında; Kadınların % 100’üne Sosyal Hizmet Uzmanları tarafından bireysel danışmanlık hizmeti, % 97.3’üne psikolojik destek, % 70.3’üne sağlık desteği, % 20.3’üne hukuki destek, % 10.8’inin psikiyatri desteği verilmiştir. Kadınların % 20.3’ünün ise sosyal kültürel faaliyetlere katılması sağlanmıştır. İş talebinde bulunan kadınların % 10.8’i işe yerleştirilmiştir. Kadınların  % 6.8’ine eğitim hizmeti verilmiştir. Kadınların % 36.5’inin ise aile görüşmesi  yapılmıştır.