Diyabetli çocuklar için yaz kampı

20 Agustos 2011

 

 

NTVMSNBC / 20.08.2011

 

10-18 yaş arası 57 çocuk ve genç, kan şekerlerini ölçme, insülinlerini yapma, yedikleri yemeklerde karbonhidrat denetimi uygulama alışkanlığı kazanıyor.

ELAZIĞ – Çocuk Endokrin ve Diyabet Derneği ile Çocuk Adolesan ve Diyabetikliler Derneği tarafından Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ”Tip 1” diyabetli çocuklara yönelik ilk kez uygulanan yaz kampı Elazığ’ın Gezin beldesinde gerçekleşiyor.

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin beldesinde Hazar Gölü kıyısındaki alanda düzenlenen etkinlikte, yaşam boyu insülin almak zorunda olan, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şanlıurfa gibi illerden tip 1 diyabetli 10-18 yaş arası 57 çocuk ve genç, uzman doktorlar, psikologlar, diyabet hemşireleri ve diyetisyenler gözetiminde kamp yapıyor.

Diyabetle bir ömür yaşamak zorunda olan çocuk ve gençlere yönelik kamp süresince resim, beceri, akran eğitimi gibi sosyal alanlarda atölye çalışmaları yapılıyor, diyabet eğitimi veriliyor. Diyabetleri nedeniyle ara öğünlerde de yemek yeme ve bu yemeklerden önce kan şekerlerinin ölçülüp insülin alma zorunluluğu olan çocuklara, kamp sayesinde kan şekerlerini ölçme ve insülinlerini yapma becerisi kazandırılıyor.

Kampta yemek zamanında ise diyetisyenler nezaretinde verilen karbonhidrat denetimi eğitimiyle de devamlı olarak gıdalarına dikkat etmek zorunda olan katılımcılara, hesaplamaları şartıyla istedikleri her şeyi yiyebilecekleri gerçeği benimsetilirken, bir yandan da yaşam boyu yediklerine dikkat etme yeteneği kazandırılıyor.

Diyabetli olmaları nedeniyle bugüne kadar hiç tatlı yememiş çocuklar, bu eğitimle kendi kontrollerini yapma şartıyla tatlı tüketebileceklerini öğreniyor.

 

Kampta geçirdikleri zamanı yazıya döken çocukların notlarında görülen, ”Ben diyabetli olduğumdan beri eskisi gibi tatlı şeyleri yiyemiyorum. Ama bu kampa geldiğimizden beri her şey yiyebiliyorum. Ve burada öğrendim ki tartarak her şeyi yiyebilirim. Eve gidince kesinlikle yemeklerimi tartarak yiyeceğim”, ”Tüm arkadaşlıklar ömür boyu devam etmeyebilir. Ama diyabet benim arkadaşım. Onunla ömür boyu arkadaş kalacağız” gibi ifadelerden, durumlarını kabul edip diyabetle barışık halde yaşama konusunda büyük bir deneyim kazandıkları anlaşılıyor.

”RUHLARINDAKİ DİYABETTEN KAYNAKLANAN ELEMİ AZALTMAYA ÇALIŞIYORUZ”     
Kampa katılan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endoktrin Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, çocuklarda görülen diyabetin erişkinlerdekinden farklılık taşıdığını, ”Tip 1” olarak adlandırılan bu diyabette çocukların yaşam boyu insülin kullanmak zorunda olduklarını söyledi.

Çocuklar için diyabet eğitiminin önemli olduğuna dikkati çeken Hatun, şunları söyledi:

”Kampların üç temel etkisi söz konusu. Birincisi, çocukların diyabet bilgi ve becerilerini güçlendirmek. Bu şekilde kendi kendine bakım güçlerini artırmaya çalışıyoruz. İkincisi, aslında diyabeti kabullenmelerini sağlamak. Herkes diyabet olunca sadece kendisinin olduğunu sanıyor. Ruhlarındaki diyabetten kaynaklanan elemi azaltmaya çalışıyoruz. Aslında önemli etkilerden bir tanesi kampın bu. Burada güçlü arkadaşlıklar kuruluyor. Aynı zamanda diyabet ekibiyle birlikte uzun bir süre geçirdikleri için bu da önemli bir etkileşim yaratıyor. Zaten kamptan dönerken yaşam güçleri artmış olarak gidiyorlar.”

KENDİ KENDİLERİNE İNSÜLİN YAPMAYI ÖĞRENİYORLAR
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrin Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüveyda Bundak da kamp sayesinde deneyimlerini paylaştıkları çocukların kendilerine daha iyi bakma konusunda motive olduklarını söyledi.

 

Kamp süresince tüm diyabet hastalarında olduğu gibi normal öğünler dışında ikindi ve ara öğünler verildiğini, bu öğünlerin hepsinde önce kan şekeri ölçümü, ardından insülin dozu belirlenmesi ve alımı yapıldığını, ayrıca kampta farklı sosyal eğitimler, eğlence ve spor saatleri bulunduğunu anlatan Bundak, şunları kaydetti:

”Tüm gün içerisinde çocuklar bu aktivasyonlarla birlikte yine yaşayarak, insülini, beslenmeyi ve egzersizi nasıl yapacaklarını öğreniyor. Kamplarda özgüvenleri gelişiyor. İnsülin aslında pek çok yere yapılıyor. Kol, bacak, göbek çevresine ve kalçaya yapılıyor. İşte bu yerleri kullanmayı öğreniyorlar. O zamana kadar ailesinin insülin yaptığı çocuklar, burada her yerini aynı oranda kullanarak kendi kendilerine insülin yapmayı öğreniyorlar ve böylece becerilerini, bilgilerini geliştirerek, motive olarak evlerine dönüyorlar.”

 

Diyarbakır Çocuk Hastanesinden çocuk endokrin uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Özbek ise iki yıldır görev yaptığı Diyarbakır’da gerek önceden teşhis edilip tedavileri süren, gerekse yeni teşhislerle birlikte 450’ye yakın çocukta ”Tip 1” diyabet tanısı bulunduğu söyledi.

 

Bu çocuklardan ilk etapta 57’sini alabildiklerini dile getiren Özbek, ”Bu çocukların aslında insülin, diyet ve kan şekerlerini iyi ve düzgün uyguladıklarında, yaptıklarında diyabetlerinin kendi yaşamlarında çok fazla bir şey değiştirmediğini öğretmek için aslında bu kampı yaptık ve sürekli olmasını istiyoruz” dedi.