Dilan Çocuktur ve Çocuklar Hesap Sorar

3 Haziran 2013

 

 

Bianet / 03.06.2013

 

Dilan onurlu bir çocuktur, sizler ne kadar onun onurunu ayaklarınız altına almaya çalışsanız da şunu unutmayın: Dünyanın her yerinde olduğu gibi, bu topraklarda da çocuklar arkadaşlarına reva görülen bu zulmü unutmazlar.

 

Sedat YAĞCIOĞLU

[email protected]

 

Ankara – BİA Haber Merkezi

Çocuklar hep düşmanınız sizin… Çocuklardan bütün iktidarlarınız korktu, hem de çok korktu. Çünkü çok iyi biliyorsunuz ki; herhangi bir konuda, farklı toplumsal kesimlerden çocuklar harekete geçti mi bir kez, zalimliğiniz ne yöne baksanız yüzünüze çarpacaktır. Biliyorsunuz ki; çocuklar bir toplumun en hareketli kesimidir ve çocukların hareketi tüm toplumları değiştirecek güçtedir. İşte bu yüzden, zalim iktidarlarınız çocuklardan o kadar çok korkuyor ki!

Zalimliğiniz, sizden olmayan tüm çocuklara karşı. Zalimliğiniz, iktidarınıza tehdit hissettiğiniz bütün çocuklara karşı. Zalimliğiniz, çocukları mutlak nesneler olarak gören, çocukların hep “sahiplerine” emanet edildiği çocuk düşmanı sisteminizden. Zalimliğiniz, dün Kürt çocuklaraydı, bugün “işçi çocuklarına”, hapislere tıkıp tutsak alacağınız, polisinizle işkence yapacağınız, öldüresiye gaz bombasına maruz bırakacağınız ve daha da çok korkuyorsanız doğrudan öldüreceğiniz çocuklara, zalimliğiniz.

 

Zalimliğiniz öyle insanlıktan çıkmış ki, bir çocuk ölümle pençeleşiyorken onun “militan” olduğunu söyleyebiliyorsunuz[1], insanların gözlerinin içine baka baka. Zalimliğiniz öyle affedilmez ki, bir çocuğun yaşamının sıcaklığı karşısında; iktidarınız, valilik makamınız, insanın ölümü üzerindeki kar hırsınız, buz gibi soğuk. Zalimliğiniz öyle iğrenç ki, bir çocuk hayatta kalmak için mücadele ederken, tüm topluma o çocuğu itibarsızlaştırmaya çalışıyorsunuz.

 

Sizin militan dediğiniz Dilan, çocuktur. Dilan, onuruyla mücadele eden bir tekstil işçisinin çocuğudur. Hani madende öldüklerinde “işçinin kaderinin ölmek olduğunu” rahatça söyleyebildiğiniz o işçilerden. Geleceklerini karartmak için meclis koltuklarınızın sıcaklığında aldığınız bir anlık kararla, gelecekleri kararan Tekel işçilerinin çocuklarından Dilan da. Güvenceli çalışma hakkını hiçe sayarak gün aşırı öldürdüğünüz tersane işçilerinin çocuklarından. Günlük kazancını sizlerin artıklarınızdan, çöplerinizden çıkaran atık kağıt toplayıcısı çocuklardan. Dilan bir çocuktur, bu ülkenin onurlu işçilerinin çocuklarından herhangi birisi gibi.

 

Sizin bütün çocuklardan çok korktunuz aslında. Sizin zalimliğiniz öyle korkunç ki, korktuğunuz bütün toplumsal kesimlerin çocuklarına her türlü zulmü yıllardır reva gördüğünüz gibi. Milliyetçi ve ırkçı idealleriniz uğruna, Kürt halkının en hareketli grubu olan çocuklarıyla uğraştınız yıllarca.

Önce en temel hakları olan toplumsal gösterilerdeki varlıklarını, düzmece yasalarla suç olarak tanımlayıp hapishanelerinizde tutsak aldınız Kürt çocukları. Yetmedi, polisleriniz yaşından çok kurşunla katletti Kürt çocukları. Panzerlerinizle ezdiniz, mayınlara kurban ettiniz, Kürt çocukları yok etmeye çalıştınız.

 

Anadillerini yoklaştırdınız, varlıklarını başka ırkların varlığına armağan ettiniz; ancak olmadı. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kemalist “ideal Türk çocuğu”[2]  yetiştirme projesi tutmadı; Kürt çocuklar bu çarkı bozdu.  Kendi varlıklarını yoklaştıran taştan devlete taşlarını esirgemediler.

Kürt çocuklardan çok korktunuz. Hapislere tıktınız, tüm haklarını gasp ettiniz, çocukluklarına el koydunuz, yaşamlarını aldınız. Ancak Kürt çocuklar kendi çocukluklarına sahip çıktı. Kendi özgür çocukluklarını yarattılar. Tam da bu yüzden Kürt çocuklardan çok korktunuz.

 

Şimdi işçi çocuklarından çok korkuyorsunuz. Onurlu bir işçi çocuğudur Dilan. Siz ne kadar onu katletmeye çalışırsanız çalışın, onun insanlık onuru hayatta kalma mücadelesini güçlendirecektir.

Dilan, onurlu bir çocuktur, sizler ne kadar onun onurunu ayaklarınız altına almaya çalışsanız da şunu unutmayın: Dünyanın her yerinde olduğu gibi, bu topraklarda da çocuklar arkadaşlarına reva görülen bu zulmü unutmazlar. Zalimliğinize en büyük cevabı yine çocuklar verecektir.

Evet, çocuklardan çok korkuyorsunuz ve haklısınız da! Korkun! Çünkü, Dilan bir çocuktur ve çocuklar hesap sorarlar.

 

Evet, çocuklardan çok korkuyorsunuz ve haklısınız da! Korkun! Çünkü, çocuklar siz ne yaparsanız yapın özgürdür, zalim iktidarınıza karşı çıkarlar ve vali de olsanız, bakan da olsanız, polis de olsanız arkadaşlarının gasp ettiğiniz özgürlüğünü geri alana kadar mücadele ederler.

 

Evet, çocuklardan çok korkuyorsunuz ve haklısınız da! Korkun! Çünkü çocuklar şunu bilecek kadar yüreklidirler: Dilan’ın özgürlüğüne el koyduğunuzda, tüm çocukların özgürlüğünü yok sayarsınız aslında.

 

Evet, çocuklardan çok korkuyorsunuz ve haklısınız da! Korkun! Çünkü çocuklar haykırıyorlar zalim iktidarınıza; “Birimiz özgür değilse, özgür değiliz hiçbirimiz. Biz çocuklar, zalim iktidarınızı devirmeyi biliriz.” (SY/YY)

 

Dipnotlar:

[1] http://www.radikal.com.tr/turkiye/istanbul_valisi_mutlu_dilan_orgut_uyesidir-1131928

[2] http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/40/127/878.pdf