Çocukları NBŞ’li ürünlerden uzak tutun

18 Ocak 2011

 

Milliyet / 12.01.2011

Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök, Türkiye’de özellikle çikolata ve şeker ürünlerinin tamamına yakınında kısa adı NBŞ olan nişasta bazlı şeker kullanıldığını ve bütün uyarılara rağmen bu yönde henüz bir önlem alınmadığını söyledi.

Gök, yazılı açıklama yaparak, başta obezite, alzheimer, kalp, astım, baş ağrısı ve kansere kadar birçok hastalığın nedeni olabilecek tatlandırıcılar arasında NBŞ’ler konusunda aileleri uyardı. Halk sağlığını tehdit eden tatlandırıcıların yetişen yeni nesil çocukların geleceğini körelttiği yönünde uyarıda bulunan Gök, başta aspartam olmak üzere nişasta bazlı şeker ve çoğunluğunu çocukların tükettiği şekerleme, bisküvi, çikolatalar ile pek çok gıda ürününde kullanılan NBŞ’lere kansere davetiye çıkardığı vurgusunu yaptı.

“Sakın ben mısır şurubu tüketmiyorum demeyin. İçtiğiniz kolada, meyve suyunda, gazozda, yediğiniz çikolatada, tatlıda, kekte, pastada dondurmada kısacası yüzlerce üründe bu mısırdan elde edilen şeker kullanılıyor. Çocuklarımız büyük tehlike altında” diye uyarıda bulunan Gök, nişasta bazlı şeker ve suni tatlandırıcıların fayda ve zararları hakkında ortaya atılan görüşler hakkında şu bilgileri verdi: “Tüm dünya ülkelerinde sağlığa zararlı gerekçesiyle yasaklanan tatlandırıcılar, her yıl yüzde 50 oranında kota artışıyla ülkemize sokuluyor. Siklamat adı altındaki yapay tatlandırıcıların ise kanser yapıcı etkisi bilimsel olarak kanıtlandığından Amerika ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede kullanımı yasak. AB müktesebatına göre uyum çerçevesinde Türkiye bu gidişle çok yakın zamanda bir tatlandırıcı istilasına uğrayacak. Türkiye’de çikolatadan, meşrubata kadar hemen her üründe nişasta bazlı şeker kullanımı gün geçtikçe artış göstermektedir. Bu tatlandırıcıların kullanılmasının artmasına bağlı olarak bazı hastalıklar da daha sık görülecek. Uzmanlar önümüzdeki yıllarda yapay tatlandırıcı kaynaklı hastalıkların ortaya çıkacağı uyarısını yapmaktadır. Şeker-İş Sendikası olarak NBŞ’lerin şeker pancarına alternatif olamayacağını defalarca kamuoyuna anlatmaya çalıştık. Buna rağmen, bugün ülkemizde bir taraftan şeker fabrikaları özelleştirilmeye çalışılırken bir taraftan da GDO’lu ürün ithalatına izin verilmektedir.”

-“PASTANELERDEKİ ÜRÜNLERE DİKKAT EDİN”-

Türkiye’de 407 bin ton civarında tatlandırıcı tüketildiğine vurgu yapan Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı Gök, kola fabrikaları, meşrubat, pek çok reçel ve helva fabrikalarının nişasta bazlı şeker kullandığını kaydetti. Ülkemizde pek çok pastanenin de aynı şekilde ürettikleri tatlılarda daha ucuz ama daha sağlıksız tatlandırıcılar kullandığının altını çizen Gök, “Dış ülkelere baktığımızda tatlandırıcılar, nişasta bazlı şekerler kanserojen olduğu için yasaklanmıştır. Ülkemizde de yüzde 10’luk kısmına müsaade ediliyordu. Bakanlar Kurulu kararıyla bu rakam yüzde 15’e çıkarıldı. Avrupa’da kişi başına 1.5 kg tatlandırıcı düşerken ülkemizde 6 kg düşmektedir. AB tarımının lokomotifi konumunda olan Fransa, Hollanda ve İngiltere de NBŞ üretilmezken Almanya da bu oran pancar şekerinin yüzde 1.9 kadardır. Yaklaşık 300 milyon nüfuslu olan AB 15 ülkelerine bakıldığında NBŞ üretimi 300 bin ton civarında iken, 70 milyon nüfuslu Türkiye’de bu rakam 406 bin ton civarındadır. Şeker pancarı dururken GDO’lu mısırdan şeker üretimi halk sağlığını daha da olumsuz etkileyecektir.” diye konuştu.
Avrupa Birliği’nde Gıda Ürünleri ile ilgili Genel Düzenlemeler Gıda Ürünlerinin Etiketlenmesi ile ilgili Düzenlemeler Gıda ürünlerinin etiketlenmesi, sunulması ve reklamının yapılması ile ilgili genel şartların 2000/13/EC Konsey Direktifi ile düzenlendiğini hatırlatan Gök, şöyle devam etti:

-“ÜRÜNLERE ’SAĞLIĞA ZARARLIDIR’ İBARESİ KONULMALI”-

“Bu koşullar sadece ürünün ulaştığı son birim olan tüketiciye satılan gıda ürünleri için değil, restoran, hastane ve büyük yiyecek içecek tedarikçilerine satılan ürünler için de geçerlidir. Bu yönergeye göre ürünün içindeki malzemeler-genetik yapısı değiştirilmiş gıda ürünleri, ambalaj gazları, tatlandırıcılar, aspartam, kinin, kafein, meyan kökü, phytosterol, için etikette özel bir ibare gerekmektedir. Ülkemizde de bu yönde sıkı bir denetimin yapılması, hatta ürünlerin üzerine mutlaka sigara örneğinde olduğu gibi ‘sağlığa zararlıdır, obezite yapar, kansere yol açar, v.s.’ ibareleri yazılmalıdır.”