Çocuklara yönelik cinsel istismar artıyor

23 Agustos 2012

 

Ses Türkiye / 23.08.2012

 

Cinsel saldırı suçlarının yaklaşık yüzde 70’inin kurbanı çocuklar oluyor.

SES Türkiye için İstanbul’dan Erisa Dautaj Şenerdem’in haberi — 23/08/12

 

Türkiye’de çocuklara yönelik istismar ve cinsel suçlar artıyor. Devlet ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla belli bir aşama kaydedilmiş olsa da, uzmanlar; polis, hakim, savcı ve avukatların bu konuda daha fazla eğitilmesi ve yanı sıra çocuk istismarına karşı etkin bir ihbar, koruma ve tedbir sistemi kurulması yönünde eksiklikler olduğuna dikkat çekiyor.

 

Kadın cinayetleri ve çocuk istismarına karşı Ankara’da düzenlenen eylemde, aile içi şiddet

Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan veriler, çocuklara karşı işlenen cinsel taciz, saldırı ve istismar suçları ile ilgili davaların sayısında yıldan yıla yaşanan artışı gözler önüne seriyor. Söz konusu istatistiklere göre 2009 yılında 13.812 olan dava sayısı, 2010 yılında 17.241’e, 2011 yılında ise 18.334’e ulaştı.

 

SES Türkiye’nin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Çocuk Vakfı kurucusu Mustafa Ruhi Şirin, geçmişte küçük çocuklara karşı işlenen çoğu suçun kaydının tutulmadığına değinerek, bu bağlamda “Türkiye’de çocuk ihmali ve istismarı ile ilgili suçların adli ve idari makamlarca kayıt altına alınmasını önemli bir gelişme,” olarak nitelendiriyor.

 

Ancak Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı’nın koordinatörlüğünü de yürüten, Ankara Barosu avukatlarından Şahin Antakyalıoğlu’na göre, çocuk sömürüsü ve istismarına ilişkin gerçek rakamlar çok daha yüksek.

 

SES Türkiye’ye konuşan Antakyalıoğlu, “çocuğun namusunu koruma” gerekçesiyle pek çok vakanın polise bildirilmediğini ve adli makamlara intikal etmediğini kaydediyor.

Türkiye’de her üç evlilikten birinin çocuk yaşta yapıldığına dikkat çeken Antakyalıoğlu, 18 yaş altı bu tür evliliklerin pek çoğunun da cinsel istismar neticesinde gerçekleştiğini belirtiyor.

Bununla birlikte, çocuk tacizi ile ilgili mevcut yasa ve cezaların suçlular açısından caydırı olmadığının altını çizen Antakyalıoğlu, pek çok vakada “kanunun ruhuna” uygun hareket edilmediğini de ekliyor.

 

Adalet Bakanlığı verileri, 2011 yılında işlenen toplam 24 bin cinsel saldırı suçunun yaklaşık yüzde 70’inde kurbanın çocuk olduğunu; 7.610 sanığın 15 yaşından küçük çocuklara tecavüzle, 4.903 sanığın cinsel istismarla, 1.759 sanığın ise çocuk yaşta biriyle cinsel ilişkiye girmekle suçlandığını ortaya koyuyor.

İstismara uğrayan çocuklar ve ailelerinin, geçmiş yıllarda hukuk sistemine güvenemediğini belirten Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı Türkay Asma ise “Hukuk hâlâ tam anlamıyla çocuklara yardımcı değil,” yorumunda bulunuyor.

 

SES Türkiye’ye demeç veren Asma, çocuk istismarı davalarına bakan çoğu hakimin tanık istediğini; oysa bu tür suçların genellikle üçüncü şahısların olmadığı ortamlarda işlendiğini söylüyor.

Dava sürecinin çok yavaş ilerlemesi yüzünden çocukların psikolojisinin bozulduğunu da belirten Asma’nın dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise, bu tür davalara bakan hakim ve avukatlar başta olmak üzere, ilgili kişilerin konu hakkında yeterince eğitimli olmaması.

 

Adalet Bakanlığı istatistikleri içinde öne çıkan bir diğer husus da çocuk fuhuşu ile ilgili dava sayısı. Buna göre, çocukların fuhuşta kullanıldığı olaylar nedeniyle 2009 yılında 812, 2010 yılında 764, 2011 yılında ise 672 dava açıldı.

 

Fuhuş kurbanı olan çocukların büyük çoğunluğunun daha önce istismara da uğradığını söyleyen Türkay Asma, bunu önlemek adına, istismar kurbanı çocukları korumaya yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi, kamuoyunun konu hakkında bilinçlendirilmesi ve bu tür suçların daha sıkı denetlenip kovuşturulması gerektiğini düşünüyor.

 

Mustafa Ruhi Şirin ise, devlet ve sivil toplum kuruluşları birlikte çalışıp önleyici bir sistem kurarsa, radikal bir ilerleme sağlanabileceği inancında. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bu doğrultuda çalışmalar yürüttüğünü aktaran Şirin, çocuk hakları konusunda geliştirilecek doğru politikalar süreci hızlandırır, diyor.

 

Nitekim yakında meclisten geçmesi beklenen yeni bir yasa tasarısı, ensest suçlarında aile bireyleri ve kuzenlerin de çocuk istismarı kanununa tabi tutularak daha ağır şekilde cezalandırılmasını öngörüyor.

 

Mevcut yasalara göre, adli kovuşturma ancak istismara uğrayan 15 yaşından büyük bir çocuğun şikayeti üzerine başlatılırken, yeni tasarıda bu şart aranmadan, çocuk dışında üçüncü bir kişinin şikayeti üzerine de yasal takibata başlanabiliyor. Tasarı ayrıca çocuk tacizi ve istismarı suçundan hüküm giyenleri, çocukların bulunduğu ortamlarda çalışmaktan ömür boyu men ediyor.