Çocuklar İçin Adalet Projesi

22 Şubat 2012

 

Kanal A / 22.02.2012

 

Hükümet düğmeye bastı çocuk haklarının korunması için yeni bir proje başlattı. UNICEF’in desteği ile yürütülecek proje ile ilgili Adalet Bakanı Sadullah Ergin bilgi verdi…

 

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 2012-2014 yılları arasında uygulanması planlanan ”Çocuklar İçin Adalet Projesi”nin amacının, çocuk koruma yasasının etkin şekilde uygulanmasının, çocukların adil yargılanmasının ve çocukların bütün haklarının tam olarak yaşama geçirilmesinin sağlanması olduğunu söyledi.

 

Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Türkiye Adalet Akademisince Avrupa Birliğinin finansmanı ve UNICEF’in teknik desteğiyle yürütülecek olan ve adalet sistemi içinde çocuk haklarının korunmasını güçlendirmeyi amaçlayan projenin açılış töreni Swiss Otel’de yapıldı.

 

Törende konuşan Adalet Bakanı Ergin, çocuk suçluluğunun, dünyada ve Türkiye’de artışının üzülerek izlendiği sosyal bir sorun olduğunu, bu sosyal sorun ile mücadelenin özel bir ilgi, titizlik ve çok yönlü bir işbirliğini gerektirdiğini söyledi.

 

Suça sürüklenerek ceza infaz sistemine dahil olan çocukların, özel bakıma, yardıma ve korumalara ihtiyaç duyduklarını ifade eden Ergin, bu kapsamda yapılan yasal düzenleme ve mevzuat hakkında bilgi verdi.

 

Ergin, 31 Ocak 2012 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında toplam 2 bin 360 çocuğun bulunduğunu, bunların bin 948’nin tutuklu, 412’sinin hükümlü olduğunu bildirdi.

 

Cezaevlerindeki çocukların durumunun daha pozitif hale getirilmesi amacıyla yürütülen çalışmaları da anlatan Ergin, tutuklu ve hükümlü çocukların eğitimlerine devam etmeleri, kişiliklerini geliştirmelerine olanak sağlayacak hobiler edinmeleri, sosyal-kültürel faaliyetlere katılmaları, ihtiyaç duydukları psiko-sosyal yardım ve destek programları almalarının sağlandığını anlattı.

Türkiye’de 2005 yılından bu yana hayata geçirilen denetimli serbestlik uygulamalarıyla da çocuklar hakkında hapis cezası yerine seçenek yaptırımlara, tutuklama tedbirleri yerine de adli kontrol tedbirlerine karar verilmeye başlandığını kaydeden Ergin, bu sayede 134 denetimli serbestlik merkezi şube müdürlüklerinde çocuklara yönelik eğitim ve iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Denetimli serbestlik kontrolünde olan çocuk sayısının 8 bin 642 olduğunu söyleyen Ergin, normal şartlarda cezaevlerinde bulunması gereken bu çocukların, ailelerinin yanında, eğitilerek, tekrar toplama kazandırılmalarına çalışıldığını ifade etti.

 

Suça sürüklenen çocukların korunması için koordineli çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Ergin, bu amaçla daha önce başlatılan projelerin ve bireyselleştirilmiş iyileştirme sisteminin devamının sağlanması amacıyla bu projenin başlatıldığını bildirdi.

 

Ergin, şöyle konuştu:

 

”Bu projenin amacı, çocuk koruma yasasının etkin şekilde uygulanmasını ve çocukların adil yargılanma, çocuk adalet sisteminde etkin sektörler arası işbirliği ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan çocuklara sağlanan yüksek standartlara uygun hizmetler yoluyla yasa çerçevesinde çocukların bütün haklarının tam olarak yaşama geçirilmesinin sağlanmasıdır. Çocuklar için adalet projesinin hedeflenen önemli sonuçlarından biri ceza adalet sistemindeki çocuklar için adil yargılamanın güçlendirilmesidir. Bir diğer sonuç özgürlüğünden yoksun bırakılma tedbirine çocuklar için son çare olarak başvurulmasını sağlayacak mevzuat ve mekanizmaların geliştirilmesidir. Kurumlar arası işbirliğini düzenleyen koordinasyon stratejisinin tam olarak uygulanması da bu projenin hedeflerindendir.”

 

Bakan Ergin, Türkiye’nin Avrupa Birliğine giriş sürecinde çocukların adil yargılanma haklarının korunması ve çocuk koruma kanunun uygulanmasının etkinliğinin artırılmasına yönelik kapsamlı bu projede Adalet Bakanlığı ile çalışan tüm taraflara teşekkür etti.

 

Çocuk rehabilitasyonunda ihtisaslaşma geliyor

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de ”Adalet Mülkün Temelidir” anlayışıyla yola çıktıklarını, ancak adaletin yalnız mülkün değil, huzurun, kalkınmanın ve barışın da temeli olduğunu ifade etti.

 

Dünyada uluslararası hukukun geldiği noktanın çocuk hakları ve dezavantajlı grupların tümünün hakkının korunması yönünde olduğunu anlatan Şahin, ”Uluslararası toplumda çocuk haklarının korunması, çocuğun doğuştan gelen yaşam hakkının korunması, çocukla ilgili kararlarda onun yüksek menfaatinin kollanması ve çocukla ilgili kararlarda çocuğun katılımının sağlanması mantığıyla çalışan bir yeni dünya düzenindeyiz. Bize düşen de tüm kurumlarla işbirliği yaparak aynı mantıkla hem hukuki altyapımızı güçlendirmek, hem uygulamalarda bizim görev alanımıza düşen kurumlarımızın altyapısını güçlendirmek” diye konuştu.

 

”Çocuklarla ilgili alanda ustalık dönemine yakışır biçimde yeni bir dönemin içindeyiz” diyen Şahin, bu alandaki eksikliklere bakarak çocuklarla ilgili çeşitli konuları incelemek üzere Bilim Kurulu oluşturduklarını ifade etti.

 

Şahin, Bilim Kurulunda dünyadaki değişim, halkın talepleri, Türk Ceza Kanunu, Medeni Kanun ve Çocuk Koruma Kanunu’ndaki son uygulamalarla ilgili yapılması gerekenlerin incelendiğini dile getirdi.

 

İkinci olarak rehabilitasyona önem verdiklerine işaret eden Şahin, şöyle konuştu:

”Çocuklarla ilgili rehabilitasyonda yeni bir dönemin başlangıcındayız. Özellikle Çocuk Koruma Kanunu ile beraber bizim kurumlarımıza düşen görevlerin ne olduğunu, kalite bazlı yönetim anlayışında bugüne kadar uygulanan yöntemlerin izlenmesi ve değerlendirilmesi noktasında yeni bir rehabilitasyon modellemesinin başlangıç aşamasındayız. Artık biz koğuş sisteminden çıkan, sevgi evleriyle beraber çocuk evlerinin modellemesine geçen fiziksel altyapıların güçlendirildiği mesleki olarak güçlü bireylerin eğitim verdiği hizmetler, bütçesi güçlendirilen Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü adı altında yeniden yapılandırıldı.”

 

Bakan Şahin, çocukların aile yanında kalma modellerini önemsediklerini ve bu kapsamda 7 bin çocuğa mali destek verildiğini anlattı. Diğer yandan çocuk evlerinde kalan çocukların donanımlı olarak yetiştirilmelerini de önemsediklerini vurgulayan Şahin, ”Çocuk mağduru ve çocuk faili dediğimiz çocuklarımızı kendi içinde rehabilite edecek sistemleri, cinsiyet bazlı yaş bazlı ayrımlarını yaparak ihtisaslaştırıyoruz” dedi.

 

Çocuk İzleme Merkezleri yaygınlaştırılacak

 

Güçlü toplumun güçlü çocuktan geçtiğini, bu sebeple projeyi çok önemsediklerini dile getiren Şahin, şunları kaydetti:

 

”Toplantıda çıkan sonuçları çok önemsiyoruz. Çocuk İzleme Merkezleri dediğimiz Sağlık, Adalet ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının koordinasyonunda istismara uğramış, mağdur olmuş çocuklarımızın aynı olayı birkaç kez farklı birimlere anlatmasını, çocuğun insan hakkı olarak kabul edilemez buluyoruz. O yüzden Ankara’da başlayan Çocuk İzleme Merkezlerinin tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması bu proje kapsamında çok önemli bir çalışmanın modellemesi olacak.”

UNICEF Türkiye Temsilcisi Ayman Abulaban, 2001’de BM’nin Çocuk Hakları Komitesi Türkiye raporunda çocuklara yönelik işkence ve kötü muamele yönünde ifadelerin yer aldığını, ancak o günden bugüne Adalet Bakanlığının liderliğinde ve AB’nin finansmanı ile yapılan projelerle çocuk adaletinin sağlanması konusunda önemli çalışmalar yapıldığını anlattı.

 

Abulaban, son raporun değerlendirmesinde daha olumlu sonuçların çıkması konusunda umutlu olduklarını ifade etti.

 

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean-Maurice Ripert de AB yolundaki Türkiye’nin çocuk adalet sistemini geliştirmesinin önemini vurguladı. Pek çok kamu kurumunun bu duruma birlikte çözüm arıyor olmasının önemli olduğunu belirten Ripert, ”Avrupa Birliği, Türkiye’nin çocuk adalet sitemi alanındaki yeniliklerini desteklemeye devam edecektir” dedi.

 

3 milyon 150 bin Avroluk proje

 

Projenin altyapısı hakkında bilgi veren Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Muhsin Altun da 24 ay sürmesi planlanan projenin ”doğrudan hibe” ve ”tedarik” olmak üzere 2 ana bileşenden oluştuğunu belirtti.

 

Doğrudan hibe bileşeni kapsamında Merkezi Finans ve İhale Birimi ile UNICEF arasında 3 milyon 150 bin Avro tutarında sözleşme imzalandığını söyleyen Altun, ihale hazırlık süreci devam eden tedarik bileşeni altında ise 160 adliye binasında uluslararası standartlara uygun ”çocukla görüşme odaları” kurulması ve Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) uygulaması için 600 bin Avro tutarında ekipman alımı yapılacağını bildirdi.

 

Projenin amaçları

 

2014 yılına kadar sürecek olan projeyle, adil yargılanma hakkının yaşama geçirilmesi, çocukların ikincil mağduriyetlerinin önlenmesi, özgürlüklerinden yoksun bırakılmalarına son çare olarak başvurulması, çocuk adalet sistemi çalışanlarının kurumsallaşmış eğitimlerden geçirilmesi ve özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocukların rehabilite edilmeleri gibi sonuçlar hedefleniyor.

Proje, çocuklarla ilgili daha iyi yargı kararlarının ve uygun tedbir kararlarının alınabilmesi için tüm aktörler arasındaki işbirliğini kolaylaştırmayı amaçlıyor.

 

Savcılık çocuk bürolarının güçlendirilmesi ve kamu vesayetinin yeniden düzenlenmesi yoluyla adil yargılamanın garanti altına alınmasını ve özgürlüğünden yoksun bırakılmaya son çare olarak başvurulmasını sağlamayı hedefleyen proje ile çocukların da dahil olduğu yargı süreçleri ve prosedürlerinde kullanılmak üzere oluşturulacak 160 yeni çocuk dostu görüşme ortamı ve bunlar içindeki ekipman sayesinde çocukların mağduriyeti önlenmeye çalışılacak.

 

Proje ile ayrıca, Türkiye’de daha önce yürütülen bireyselleştirilmiş iyileştirme sistemi en az 20 kapalı çocuk ceza ve infaz kurumu ve çocuk eğitim evini kapsayacak şekilde genişletilecek. (AA)