Çocuk ve Medya Kongresi, 14-15 Kasım’da yapılacak

9 Kasım 2013

Hürriyet / 09.11.2013

Türkiye’de ilk kez yapılacak “Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi”nin 330 günlük hazırlık süreci sona erdi. Kongre, 14-15 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek.

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Çocuk Vakfı işbirliğinde düzenlenecek “Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi”nin 330 günlük hazırlık süreci tamamlandı. Program boyunca beslenme, reklam, obezite, yoksul ülkelerdeki gıda pazarlaması gibi 30’a yakın tema tartışılacak.

İstanbul’da, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 14-15 Kasım’da yapılacak kongrede, 7 bölgeden 116 çocuk bildiri sunacak. Çocuk hakları ve çocuk görüşü komisyonlarının raporları genel kurula sunulacak ve aynı zamanda kongre öncesinde çocuk bildirisi okunacak.
Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, kongreyle “çocuk ve yetişkinlerin bir arada olabileceği, görüş açıklayabileceği süreçleri nasıl başlatabiliriz” sorusunun cevabını bulmaya çalıştıklarını anlattı. Çalışmalarda artık sona gelindiğini anlatan Şirin, şunları söyledi:

“Önce çocukları bilgilendirdik. 9-10 yaş grubu çocuklar çocuk ve medya ilişkisi konusunda görüşlerini açıklasınlar istedik. Bu konuda hem sözlü hem yazılı görüş bildirebileceklerini posterle, karikatürle, filmle, fotoğrafla görüşlerini açıklayabileceklerini duyurduk. Bunu Türkiye genelinde yaptık. Çocuk ve medya hareketinin içinde çocuklar, yetişkinler, medya, meslek kuruluşları, medya meslek birlikleri, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve aynı zamanda her yaştan birey olsun istendi. Bu nedenle çocuk ve medya hareketi, sivil bir hareket olarak ilk kozasını örmeye başladı.”

Kongrenin yetişkin boyutu

Şirin, kongrenin bir de yetişkin boyutu olduğunu belirterek, “Kongremiz davetli bir kongre. Yurt dışından 19 çocuk medyası uzmanı Türkiye’ye gelecek ve bu uzmanlar son 2 yıl içerisinde yapılmış araştırmaların sonuçlarını sunacaklar” diye konuştu.

Sunumların hangi başlıklar altında yapılacağı konusuna da değinmek gerektiğini anlatan Şirin, kongrede, okul öncesi çocuk televizyonu, çocuklar için iyi televizyon, erken çocukluk döneminde çocuk-medya ilişkileri, çocuk eğitiminde medyanın yeri, medyaya yönelik yasal düzenlemeler ve çocukların medyada temsili konularında sunumlar yapılacağını bildirdi.

Şirin, kongrede yetişkin delegelerin aynı zamanda Okuma Kültürü ve Medya Komisyonu, Medya Okur Yazarlığı Eğitimi Komisyonu, Mevcut Durum ve Strateji Geliştirme Komisyonu’nda çalışacaklarını ve raporlarını, kongrenin genel kuruluna sunarak, Türkiye’de aslında çözüm odaklı sürecin başlaması için düşünsel bir hareketi cesaretlendirecek çalışmaları yapılacağını aktardı.

Strateji belgesi

Mustafa Ruhi Şirin, kongre kapsamında ilk kez çocuk ve medya bağlamında koruyucu, içerik geliştirici ve medya okur yazarlığı eğitimine yönelik bir strateji belgesinin hazırlanacağını söyledi.
Strateji belgesinin vizyonunun özetle medya okur yazarı bir Türkiye olduğunu belirten Şirin, “Bu strateji belgesinin 12 stratejik amacı var. Hem korumaya yönelik hem medya okur yazarlığına, içerik geliştirmeye yönelik stratejik amaçları var. Belge aynı zamanda 93 eylemi olan bir belge. Yeni yapılar öneriyor. Yeni bir anlayışla çocuk ve medyanın yeniden tartışılmasını içeriyor. Çünkü çocukla medya arasındaki ilişki tek taraflı bir ilişki değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Kongreye yaklaşım ve çocuk muhabirliği

Çocuk Vakfı Başkanı Şirin, kongrede, medya kuruluşları ve medya meslek birliklerinin öncelikli olduğunu hatırlatarak, “Çocuk ve medya konusunda yeni bir düzenleme yapılırken acaba yeni denetimler mi getirilecek diye paydaşlık içerisine girmediler. Hayır, denetim zaten Türkiye’de yapılmakta” dedi.

Çalışmalarının tamamen izleyiciyi medya konusunda farkındalığı ortaya koymaya yönelik bir çaba olduğunu anlatan Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla medyanın uzak durmasına ve alınganlık göstermesine gerek olmadığını düşünüyorum. Eğer Türkiye’de çocuk ve medya stratejisi hayata geçsin isteniyorsa medyanın mutlaka bu sürecin içerisinde yer alması gerekir. Medya bu sürecin içinde yer almazsa sorunlar daha da genişleyebilir. Belki şunu söylemek gerekir; medya bu konuda nasıl bir paydaşlık içinde olabilir? Dolayısıyla bu sorunun cevabını bizzat medya ile birlikte çözmeye yönelirsek sanıyorum bu gönüllü paydaşlık da gerçekleşir.”

Şirin, medyada en sorunlu alanlardan birinin çocuk muhabirliği olduğunu belirterek, “Çocuk muhabirliği, çocuk hakları kültürü temelinde yapılması gereken bir meslek. Çocuk hakları eğitimi almamış muhabirlerin yaptığı haberler çoğu zaman çocuk gerçeğini yansıtmıyor. Çocuğa yönelik haberler sadece acındırılarak sunuluyor. Bunu engelliler için de söyleyebiliriz” diye konuştu.