Çocuk Vakfı’ndan ‘Cenin Hakkı’ açıklaması

30 Mayıs 2012

 

Dünya Bülteni / Haber Merkezi / 30.05.2012

 

Kürtaj konusuna en farklı açıklama Çocuk Vakfı’ndan geldi. Vakıf, konunun “Cenin Hakkı” kapsamında değerlendirilmesini istedi

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gündeme getirdiği kürtaj ve sezaryen konusuyla ilgili “Cenin Hakkı” kapsamında Çocuk Vakfı’ndan farklı bir açıklama geldi.

Çocuk Vakfı tarafından bugün yapılan açıklamada, kamuoyunun gündeminde olan kürtaj konusuna farklı bir açıdan dikkat çekildi.

Vakıftan yapılan açıklamada, konunun güncel olaylarla kıyaslanarak değil bir insan hakkı olan “Cenin Hakkı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

CENİN HAKKI

Cenin Hakları dikkate alınmadan kürtajın tartışılmasını insanlığı makul sonuçlara ulaştırmayacağı belirtilen açıklamada, şöyle: “Ceninin hakları anne ve babanın haklarından önceliklidir. Embriyonun doğmadan öldürülmesi kabul edilemez. Ancak, gebeliğin annenin hayatını tehdit etmesi durumunda tıbbi müdahale yapılabilir. Kromozom bozukluğu ve kronik hastalık hallerinde de olsa kürtaj kararı anne ve babaya aittir.

RÜTİN KÜRTAJ CENİN HAKKINA AYKIRI

Delil ve tıbbi gerekçesiz rutin kürtaj tam anlamıyla cenin haklarına aykırıdır. Bu bağlamda kadın bedeninin istismarına neden olacak her uygulama da insan hakkı ihlalidir.”

SEZARYEN KONUSU

“Ülkemizde ve dünyada doğurganlık oranının azalması günümüzün en önemli nüfus gerçeğidir.” denilen açıklamada Türkiye nüfus artış oranının durumuna dikkat çekildi ve değerlendirmenin sosyolojik nedenlere dayalı olarak ve kapsamlı bir şekilde yapılması gerektiği vurgulandı.

Sezaryenin, anne ve bebek sağlığını tehdit eden tıbbi risk durumu olmadıkça tercih edilmemesi gereken bir yöntem olduğu hatırlatılan açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın sezaryen uygulamasını acil olarak yeniden düzenlemesi önerildi.

 

KANUNLARDA CENİN HAKKI

 

Türk Medeni Kanunu ceninin sahip olduğu hukuki konumu, kişiliğin başlangıcıbağlamında 28. maddesinde ele almaktadır:

 

Madde 28- Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.
Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.

Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş olan Kasten Öldürme m.81, Çocuk Düşürtme (m.99) ve Çocuk Düşürme (m.100) suçlarına göz atmak gerekmektedir.Kasten öldürme

Madde 81

(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Türk Ceza Kanunun’da başvurulacak hükümler ana karnındaki ceninin hayatına son verilmesi hususunu düzenleyen Çocuk Düşürtme (m.99) ve Çocuk Düşürme (m.100) suçlarıdır.

Çocuk düşürtme

Madde 99

 

(1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur.

(6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.
Çocuk düşürme

 

Madde 100

(1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.