Çocuk Vakfı, “Dünya Çocuk Hakları Günü” İçin Bildiri Hazırladı

19 Kasım 2013

Haberler / 19.11.2013

AA

Bildiriden: “Çocukları çocukluktan ‘kurtaran’ bir eğitime hayır. Çocukların tabiatını ‘kutlayan’ bir eğitime evet. Aslında çocukların yetişkinlere değil, ama yetişkinlerin çocuklara söyleye…

Çocuk Vakfı, yarın kutlanacak olan “Dünya Çocuk Hakları Günü” dolayısıyla bildiri hazırladı.
Çocuk Vakfı’ndan yapılan yazılı açıklamada, bu yılın Türkiye bildirisini şair Osman Konuk’un hazırladığı belirtildi. Konuk bildiride, bir yetişkin olarak, suçluluk hissetmeden çocuk ve çocukluk hakkında söz almanın çok zor olduğuna, yetişkinlerin kurduğu ve her şeyi tanımladığı bir evrende çocuk olmanın, çocuklarla ilgili olmanın, hatta çocuklar hakkında akademik ve profesyonel olmayan bir çaba göstermenin yalnızlaştırıcılığına dikkati çekti.

Bu yalnızlık biçimini hayatını çocuklara “vakfetmiş” bir yazardan öğrendiğini vurgulayan Konuk, bildiride, “Çocuklar da tartışır, kavga eder ama yeteri kadar zaman verilirse, sonu barışmayla biter. En azından kavga ediyorlarken gerçekten kavga ediyorlardır ve barıştıklarında da barışmışlardır. Barışları savaş hazırlığı anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.

“Aynı dili konuşamamaları bile, anlaşmaları için bir engel oluşturmaz”

Bildiride, bir çocuk için aynı dili konuşamamalarının bile, anlaşmaları için engel oluşturmayacağı vurgulanarak, “Hayat Yalın, dil kolay ve iletişim doğaldır. Parklarda, sokaklarda birbirlerini kuşkuyla süzen ebeveynlerin yanında oynayan çocukların görüntüsü farkı anlatmak için yeterli. Çünkü çocukluk evrensel ve doğal, yetişkinlik yerel ve yapaydır. Yetişkinler daima İlk hareket, selamlaşma ya da konuşma için uzun uzun düşünürler ve sadece bu kadarı için bile bir çok iletişim modelleri geliştirirler. Çocuklar pat diye konuya girerler ve sonrası iyilik sağlıktır. Yollar ve araçlar kapatılmadığı sürece çocuklar daima bir yolunu bulurlar ve bunun için özel gps aygıtlarına ihtiyaçları yoktur. Kaybolma bir yetişkin icadıdır” ifadelerine yer verildi.

Çocukluk ve çocuklar hakkında konuşmanın, aslında tarih boyunca çocukluğun bir “eksiklik”, hatta hastalık hali gibi görülmesi anlayışıyla ilgili olduğuna dikkati çekilen bildiride, çocukların başka bir gezegenin canlılarıymış gibi nesneleştirildiği, sınıflandırılırdığı, değerlendirildiği, ceza ya da ödüllerle şartlandırılarak eğitildiği vurgulandı.

Bildiride, çocuksuz okullar ve okulsuz çocuklar sarmalında, bir yetişkin hegemonyasının varlığını sürdürdüğü belirtilerek, “Çocukları çocukluktan ‘kurtaran’ bir eğitime hayır. Çocukların tabiatını ‘kutlayan’ bir eğitime evet. Aslında çocukların yetişkinlere değil, ama yetişkinlerin çocuklara söyleyecekleri var. Büyüklere yardım edin” denildi. – İstanbul