Çocuk Gelinler – Pakistan’da evlilik yaşı altıya düştü!

13 Şubat 2013

 

Milliyet / 13.02.2013

Pakistanlı kadın örgütü Blue Veins Platformu’ndan Naseem, ülkede erken yaşta evliliklerin 6 yaşa düştüğünü söylüyor. Aktiviste göre çocuk gelinlerin sayısında yüzde 75 artış var…

 

Blue Veins Program Koordinatörü Qamar Naseem, Pakistan’da çocuk yaşta evliliklerde alt sınırın 6 yaş olduğunu söyledi:
Pakistan, çocuk yaşta evliliklerde ne durumda?
Bazı bölgelerde son yıllarda yüzde 24’ten yüzde 75’e çıktı. Yoksulluk arttıkça çocuk yaşta evlilikler de artıyor. Çatışma bölgelerinde bu oran daha yüksek. Silahlı çatışmalardan dolayı yerinden edilen çok sayıda aile var. Bu aileler göç ettiklerinde beraberlerinde genç bir kızın sorumluluğunu taşımaktan kurtulmak için kızlarını çocuk yaşta evlendiriyorlar.
Evliliklerde alt sınır nedir?
Evlilikler 6 yaştan başlıyor. Özellikle “berdel” çok yaygın.
“Blue Veins” olarak neler yapıyorsunuz?
Yasalarda resmi nikah yaşı kızlarda 16, erkeklerde 18. Bu yaşın 18’e çıkartılması için çalışıyoruz. Ayrıca ebeveynlere, çocuklara ve imamlara eğitimler veriyoruz. Çocuk yaşta evlendirilmenin bireye ve topluma etkilerini anlatıyoruz.

Boşanma çok zor

Ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
En büyük sorun, toplumdaki algı. Çünkü yasalar ve din yanlış yorumlanıyor. Hz. Muhammed’in evliliğini örnek vererek yanlış bir şey yapmadığını düşünen aileler var. Ayrıca erkek çocuk daha değerli görülüyor. Yoksulluk kız çocukların erken yaşta evlendirilmesine neden oluyor çünkü bir boğaz eksiliyor aileden. Denetim mekanizması işlemiyor, yasal yaptırım yok denecek kadar az. Nikahı kıyan cezalandırılsa bile evlilik bozulmuyor. Cinsel birleşme olduysa boşanma çok zor.

10 yaşında bir kız evlendirildiyse de bu böyle mi?
Evet. Eğer cinsel birleşme olmadıysa, kız 18’ine geldiğinde boşanma talep edebilir. 18 yaşından küçük evlenmek yasal değil ama evlilik olursa da cezası 50 dolar ve bir ay hapis!

 

Çocuk gelinler arasında intihar eğilimi var mı?
İnsanlar çocuk yaşta evliliğin “korkunç” olduğunu düşünmüyor. Evlilik, “kutsal bir kurum” olarak pazarlanıyor. Kızlar, bir an önce gelin olma hayaliyle yanıp tutuşuyor. Bu durum basın, televizyon, sinema filmleri, kitaplar tarafından da pompalanıyor. Her şey evlilik etrafında dönüyor. Genç kızlar evlilik teklifi aldıklarında hemen kabul ediyorlar çünkü bir daha evlenemeyeceklerini düşünerek korkuyorlar. Erkekler de genç kızlarla evlenmek istiyor. 25 yaşında biriyle evlenen erkeğe, “Yaşlıyla evlendin, 16-17 yaşında birini bulmalıydın” deniyor. Toplumsal baskı çok fazla yani.

Medyaya çok iş düşüyor
Sizin çocuğunuz var mı?
Bir kız bir erkek ikizlerim var. Kızım henüz 4,5 yaşında. “Büyünce ne olmak istiyorsun” diye sordum. “Gelin olmak istiyorum” dedi! Şoke oldum! “Bu kıza kim eğitim veriyor” dedim eşime. Televizyondan, dizilerden gördüğü bu! Evlilik insanların hayatlarındaki tek amaç olmalıymış gibi bir propaganda sürüyor.  Bu açıdan medyaya çok büyük görev düşüyor.

 

Kızlar anne yetişiyor

Selma (Pakistan): Dokuz çocuklu bir ailenin en küçüğü olan Selma, yoksulluk sınırının altında yaşıyordu. Ailedeki tek gelir kaynağı babasıydı. Okuyup öğretmen olmak istiyordu. 2010’da yaşanan sel felaketiyle ailece başka yere taşınmak zorunda kaldı. Bir sene sonra, köylerine geri döndüler. Ailesinin ekonomik durumu daha kötüleşmişti. Köydeki çocuklara çadıra kurulan bir okulda eğitim veriliyordu. Selma da bu okula giden öğrencilerden biriydi. Bir gün bir grup kadın evlerine ziyarete geldi. Selma’ya para ve kıyafet verdiler. “Artık bizim kızımızsın” dediler. Ailesi sesini çıkarmamasını söyledi. Selma şoktaydı, konuşamıyordu. Sadece 14 yaşındaydı. Babası ve ağabeyleri evlenmesine karar verdi. Ona tek kelime soran olmadı. Öğretmen olma hayalleri suya düştü. Şimdi Hasan adlı bir oğlu var. Kız çocuğu istemiyor. Çünkü kendi kaderini paylaşacağını biliyor.

Kakenya (Kenya): Ailem beni 5 yaşındayken ileride evleneceğimi söyledikleri biriyle nişanladı. Bizde kız çocukları küçük yaşlardan itibaren ‘anne adayı’ olarak büyütülür. Benim annemin hayatı çok zordu. Onu gördükçe başka bir yaşam istediğimin iyice farkına varıyordum. Okumak istiyordum. Bizde kızlar 12-13 yaşına geldiğinde, bir tören yapılır. Bu törende ağlamamaları salık verilir. Bu törenle kadınlığa adım atacağımız söylenir. Ve bu törenden sonra kadın olduğun için evlenebilirsin. Evlenince okula gidemeyeceğimi biliyordum. Bu yüzden babama gittim. Törene katılacağımı ancak evliliğimi ertelemesini istedim. Okulumu bitirmek istediğimi söyledim. Onay verdi. Liseyi bitirince başka bir anlaşma daha yaptım. Babam ölüm döşeğinde olduğu için evin erkek büyüklerine üniversiteye gitmek istediğimi söyledim. Köyde para toplandı. İlk kez bir kız çocuğu üniversiteye gönderiliyordu. Üniversiteyi bitirdim, üzerine doktora bile yaptım. Köyüme bir okul yaptırdım. Sonrasında evlendim ancak kendi istediğim adamı seçtim.

Khadija (Malavi): Sessiz sakin, içine kapanık bir kızdı. Bir gün ablası, köyün ileri gelenlerinden yaşlı bir şeyhle kız kardeşini para karşılığı “vermek” için anlaştı. Khadija, henüz 15 yaşındaydı. İtiraz etti. Evlenmek değil, okula gitmek istiyordu. Ancak ablası kararından vazgeçmedi. Derken ağabeylerinden biri zorla evlendirilmek istenen kız kardeşinin okuluna giderek öğretmenine durumu anlattı. Khadija’nın öğretmeni ve ağabeyi evliliği engellemek için el ele verdi. Başarılı da oldular! Aile evlilikten vazgeçti. Khadija okuluna devam etti. Şu anda dersine çalışıyor!
NOT: Hikâyeler “Girls not Brides” sitesinden çevrilmiştir.

 

‘Blue Veins’ nedir?
Göğüs kanseri konusunda farkındalık yaratmak amacıyla 1999’da kurulan platform, kadınları göğüs kanseri bulguları için kendilerini muayene etmeye ve klinik muayeneden geçmeye teşvik etti. Kampanya, kadın cinselliğinin bu kadar açık konuşulmasını onaylamayan toplum kesimi tarafından tepkiyle karşılandı. Platform bir süre sonra kadınları eğitmeye ve güçlendirmeye odaklandı. Kurum böylece bir “kadınları güçlendirme projesi”ne dönüştü.

 

YARIN: Türkiye’de ‘Çocuk gelinler’ gerçeğini Uçan Süpürge’den Sevna Somuncuoğlu anlatıyor