Çocuk Gelinler

19 Agustos 2011

 

Hakimiyet / 19.08.2011

 

BEKİR CEVİZCİ [email protected]

 

 

“Küçük yaşta evlenen mağdurlardan biriyim. 13 yaşındayken, herkes okula giderken ben 30 yaşında bir adamla evlendirildim. Hiç tanımadığım, hiç görmediğim, sadece babamın arkadaşının oğlu olduğunu bildiğim biriydi. Sırf bunun için beni evlendirdiler. O şahsı gördüğüm zaman, sanki karşımda babamı görüyordum. Hiçbir gün yanına yaklaşamadım, evde olduğu zaman çok korkuyordum. Odasına bile giremiyordum. Her zaman baba gözüyle baktım ona. O yüzden babaları şiddetle kınıyorum. Halen de o psikolojiyi içimden atamıyorum.”

 

Yukarıdaki ifadeler çocuk yaşta gelin olmuş bir kadına ait. Reşit olmayanların evliliği Türk Medeni Kanununa göre suç kapsamında. 2002 yılında yasada yapılan değişiklikle, kadın ve erkeklerin evlenebilmeleri için “17 yaşını doldurmuş olma“ hükmünü getirildi. Yasanın bir önceki versiyonu, evlilik yaşı alt sınırının kadınlar için 15, erkekler için 17 olduğunu belirtiyordu. TC Anayasası, taraf olunan uluslararası sözleşmeleri yasa hükmünde sayıyor. Türkiye’nin 1989 yılında imzaladığı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, 18 yaşın altındaki bireyleri ‘çocuk’ olarak tarif ediyor ve korunmaları gerektiğinin altını çiziyor. Ceza Yasası’nın 6. Maddesi de 18 yaşın altını çocuk kabul ediyor. ‘Çocuk’un tanımına dair farklı görüşler de var. Örnekse, Dünya Psikiyatri Birlikleri, 21 yaşın altındaki bireylerin çocuk sayılması yönünde görüş bildiriyor. Bazı hekim ve psikologlar da her bireyin ruhsal ve bedensel gelişimini tamamlama yaşının aynı olmadığına, bazen 20 yaşındaki kadın veya erkek bireylerin bile halen yetişkin sayılamayacağına işaret ediyor.

 

Türkiye’de, erken ve zorla evlilikler yalnızca doğu illerinin sorunu değil. Önyargıların ve tahminlerin aksine, tüm bölgelerde farklı sosyal alışkanlıklara ve geleneklere dayalı olarak varlığını sürdürüyor. Kısacası, bu evliliklerin soy kütüğünde nereli olduğu yazmıyor; memleketi olmayan, belirli bir coğrafyası bulunmayan bir sorun bu. Yaygınlığı ölçüsünde zarar veren, önlenmedikçe kendine yeni kurbanlar seçen bir canavar gibi üstelik.

 

İngiltere’deki çocuk hakları savunucu Plan UK adlı bir sivil toplum örgütünün hazırladığı rapora göre Türkiye, Avrupa’da reşit olmayan kızların evlenme oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri. “Yeminleri bozmak” adını taşıyan rapora göre dünyada her üç saniyede bir kız çocuğu dünya evine giriyor. Gürcistan’da evlenen genç kızların yüzde 19’u Türkiye’de ise yüzde 14’ü reşit olmadan evlendiriliyor. Güney Amerika, Kuzey Afrika ve Asya’nın bazı bölgelerinde 18 yaşından küçük her üç kız çocuktan biri, 15 yaşından küçüklerde ise her yedi çocuktan biri evli. Çocuk yaşta evlilikler Fransa ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde yüzde 10 seviyesine ulaştığı kaydedilen raporda, hükümetler, çocuk gelinlerin sayısının azaltılması için etkin önlemler almaya çağrılıyor.

 

Birçok Avrupa ülkesi ile çocuk evliliklerinin sık görüldüğü bazı Asya ülkeleri erken evliliklere karşı önlemler alıyor, konuyu hükümet düzeyinde tartışmaya açıyor ve ilgili kurumların destek veren kampanyalar düzenleniyor. Türkiye’de hükümet, henüz çocuk evlilikleri konusunda bir adım atmış değil. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun (KEFEK) alt komisyonlar kurarak konuyu Meclis gündemine taşımasının üzerinden bir yıl geçti, ancak, Meclis genel kurulunda veya herhangi bir yasama faaliyeti sırasında bu konuya değinen olmadı.

 

Önlem alınmazsa, önümüzdeki yıllarda dünyada 100 milyonu geçecek olan çocuk gelin sayısına Türkiye yeni vakalar eklemeyi sürdürecek. Hâlihazırda, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’ne göre Türkiye’de 5 milyondan fazla çocuk gelin bulunuyor.

 


Yayınlarımız

Listele