‘Çocuk gelin’den kadın hakları savunuculuğuna

20 Ekim 2013

Milliyet / 20.10.2013

Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Hayriye Demirbilek henüz 17 yaşında, “Adın çıktı” denilerek zorla evlendirildi. Demirbilek, 7 yıldır başkanlık yaptığı dernekte kadın hakları mücadelesi veriyor.

Hayriye Demirbilek, Nevşehir’deki mahallesinde bir arkadaşıyla sokakta sohbet ederken annesi tarafından azarlandığında daha çocuk yaştaydı. Azar işitmesinin nedeni, konuştuğu arkadaşının ‘erkek’ olmasıydı. Annesi, “Çabuk evine dön” diye bağırınca, korkudan eve gidemedi. Çareyi, arkadaşının komşusuna sığınmakta buldu. Ailesi, jandarmaya giderek kızlarını aramaya koyuldu. Jandarma, sokakta konuştuğu erkek arkadaşının evini bastı…

Olay, ‘namus meselesi’ yapıldı. Demirbilek, ‘kızlık muayenesi’nden geçirildi, ‘temiz’ çıktı. Ailesi, “Adın çıktı” diyerek, ya beşik kertmesi dayısının oğluyla ya da arkadaşı bildiği yaşıtıyla evlenmek zorunda olduğunu söyledi. Hayriye Demirbilek, arkadaşıyla zorla evlendirildiğinde henüz 17 yaşındaydı.

‘Hele bir evlen!’

Evliliğe giden süreçte ve sonrasında, hem ailesinden hem de eşinden şiddet gördü. Kayınvalidesi, pantolon giyiyor olması sebebiyle ‘fazla modern’ bulduğu gelinini hiç istememişti. Ailesi, “Hele bir evlen, sonra boşanır baba evine dönersin” demişti. Kendi tabiriyle, halaları ve babaannesi evlenmesi için adeta tepesine binmişti. Ancak boşanamadan, nikah kıyıldıktan 3 ay sonra hamile kaldı. Bir oğlu oldu. Anne olduktan 21 gün sonra, ‘baba ocağı’na döndü. Evlilik kararını alan aile büyükleri, nikah kıyılıp da kızlarının ‘namusu temizlendikten’ 1 yıl sonra, boşanmasına izin verdiler. Hayriye Demirbilek, artık ayaklarının üzerinde durmak zorundaydı. Bir süre evde oturduktan sonra, cezaevinde gardiyan olarak işe başladı.

O dönem, pantolon giyen kadın sayısı gibi, çalışan kadın sayısı da oldukça azdı. Dolayısıyla, mahallesinde gözler hep üzerindeydi. Duldu. Bir çocuğu vardı. Üstelik çalışıyordu. Gardiyan olması da dışlanmasına neden olan etkenlerden biriydi. Bütün bunların üzerine bir de küçük şehrin sıkıntıları omuzlarına binmişti. Demirbilek, ortaokul eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Azmetti. Önce ortaokulu, ardından liseyi dışarıdan bitirdi. Bir yandan okuyor, bir yandan ekmek parasını kazanıyordu ancak ‘çevre’ onu rahat bırakmadı. İkinci kez evlenmek zorunda kaldığında, 25 yaşındaydı: “Seviyorum zannettim, üzerimde çok baskı vardı.”

Siyasete adım attı

İkinci kocası, Demirbilek’i terk etti. Bu boşanmanın ardından, emekli oldu. Lise diploması ile yetinmek istemedi. Sosyal bilimler alanında iki yıllık ön lisans eğitimi aldı. Bir siyasi partinin 4 yıl boyunca il başkanlığını yürüttü. Partiye gelen kadınların sorunlarını dinliyordu. Artık iyiden iyiye çevresinde tanınır bir isim haline gelmişti. Ancak gönlü, siyasetten yana değildi. Başka işler yapmak istiyordu.

Bir gün şehre bir proje geldi: “Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Dostu Kentler”. BM’nin, kadınların ve kız çocuklarının haklarının korunması ile geliştirilmesini öngören projesi kapsamında, Nevşehir’deki eğitimlere katıldı. İçinden, “Biz zaten bu işi yapıyoruz” diyerek, dernek kurmak için kolları sıvadı. Proje kapsamında hibe programından gelen destekle, “Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği”ni kurdu.

‘Türkiye’de kadın çok güçsüz’

Demirbilek, kurucusu olduğu kadın derneğinin 7 yıldır başkanlığını yürütüyor. Dernek Başkanı Demirbilek, 2011 yılında yönetmen Bingöl Elmas’ın çocuk yaşta evlendirilen kadınların hikâyesini konu aldığı ‘Evcilik’ adlı belgeselde de yer aldı.

En çok önemsediği şey, kadınların hayatlarını idame ettirebilecek düzeyde ekonomik özgürlüklerine sahip olabilmeleri: “Ben kadınlara bir örneğim diye düşünüyorum. Derneğimizde, kadınların güçlü olmaları için uğraşıyoruz. Eğitimini yarım bırakanları, yeniden okula yönlendiriyoruz. Kadınlara haklarını öğretiyoruz. Türkiye’de kadın çok güçsüz. Gelenekler, ataerkil yapı ise çok güçlü. Yardım edebiliyor olmak beni çok mutlu ediyor. Kadınların ayaklarının üstünde durabiliyor olması çok önemli.“

Zihniyet hâlâ aynı

Hayriye Demirbilek, şimdi 55 yaşında. Zorla evlendirildiği günden bu yana, zihniyet yapısında değişen pek bir şey olmadığını düşünüyor. Demirbilek, Nevşehir’de çocuk gelin sayısının halen çok yüksek olduğunu dile getiriyor: “Nevşehir’de çocuk yaşta evlenen kız çocuklarının oranı yüzde 80’e varıyor. Durum çok kötü. Kız çocukları, gelenek bahanesiyle evlendiriliyor. Halen, ‘Adı çıkacak’ diye evlendirilen kızlar var. Benim evlendiğim günden bu yana çok bir şey değişmedi. Zihniyet hâlâ aynı. Erken yaşta evlilikler, boşanma ile sonuçlanıyor. Nevşehir, boşanmalarda 5. sırada. Bu sayı, sadece resmi nikâhlı olanlar. Bir de 2. eş olarak giden kızlar var. Bölgemizde çocuk gelin sayısı ne yazık ki çok fazla.”