‘Çocuk cezaevlerinde işkence var, sessiz kalma’

22 Şubat 2014

 

Haberfx / 22.01.2014

 

DİHA

 

Çocuk cezaevlerinin kapatılmasını isteyen Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi üyeleri, “Çocuklar değil cezaevleri kapatılsın….

 

Çocuk cezaevlerinin kapatılmasını isteyen Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi üyeleri, “Çocuklar değil cezaevleri kapatılsın. Çocuk cezaevlerinde hak ihlali var, işkence var, sessiz kalma” diyerek, Adalet Bakanlığı’na yürüdü. Girişim, çocuk cezaevlerinin kapatılması için başlattıkları kampanyayı kamuoyuna duyurdu.

Çocuk cezaevlerinin kapatılması amacıyla 14 insan hakları ve çocuk hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleri tarafından oluşturulan Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi üyeleri, çocuk cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek ve cezaevlerinin kapatılması için Adalet Bakanlığı’na yürüdü. “Çocuklar değil cezaevleri kapatılsın. Çocuk cezaevlerinde hak ihlali var işkence var; sessiz kalma” pankartı açarak YKM önünde bir araya gelen Girişim üyeleri, buradan Adalet Bakanlığı’na yürüdü. “Bir gün hücre ömür boyu kabus”, “Karanlığı hapset çocukları değil” dövizleri açan Girişim üyeleri adına İHD Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erdoğan açıklama yaptı. Türkiye’de çocuk cezaevlerinde yaşanan ve kamuoyuna mal olan kabul edilemez ihlaller ve çocuk adalet sisteminin geldiği nokta itibariyle bir deklarasyon yayımlayarak, Türkiye kamuoyunu ve hükümeti uyardıklarını belirten Erdoğan, “Yakın tarihte başta Pozantı, Şakran, Kürkçüler, Antalya ve en son olarak Sincan Çocuk Ceza İnfaz Kuruları’nda kalan çocukların işkence, kötü muamele ve diğer onur kırıcı muamelelere maruz kalmalarını insanlık adına utançla ve büyük bir kaygıyla takip ediyor, yaşanan sorunların ve çocukların maruz kaldığı tüm hak ihlallerinin, ancak çocuk cezaevleri kapatılarak sona ereceğine inanıyoruz” dedi.

Acil olarak yapılması gerekenler

Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, uluslararası sözleşmeler ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca 18 yaşına kadar her bireyin çocuk olarak kabul edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ifade eden Erdoğan, Türkiye’deki çocuk cezaevlerinin kapatılmasını talep ettiklerini belirtti. Erdoğan, acil olarak yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Cezaevindeki çocukların nasıl ve hangi koşullarda tutulduğunu tespiti için, tüm infaz kurumlarının, Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) standartlarına uygun bir şekilde sivil ve bağımsız inceleme ve denetime açılmasını, çocukların cezaevlerinde karşılaşmış oldukları hak ihlallerinin önlenmesini, tespitini, tekrarlanmamasını, bugüne kadar yaşanmış olan hak ihlalleri sorumlularının cezasız kalmaması için etkin yargı mekanizmalarının harekete geçirilmesini, tüm bu nedenlerle çocuk yargılamasında tutuklamaya son verilmesini, Adalet Bakanlığı’nın 2013 yılında 5 adet olan çocuk cezaevlerinin sayısını 15’e çıkaracağını ve yapılacak cezaevlerinin F tipi ve tek kişilik hücrelerden oluşacağı da bildirildiğinden öncelikle bu yeni cezaevlerinin yapımlarından vazgeçilmesini ve sonuçta tüm çocuk cezaevlerinin kapatılmasını talep ediyoruz.”

Kampanya kapsamında yapılacak eylemler

Sosyal Hizmet Uzmanı Yaşar Çavdar ise çocuk cezaevlerinin kapatılması için başlattıkları kampanya çerçevesinde yapacakları eylemleri açıkladı. Çavdar, Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi’nin eylem planına ilişkin şu bilgileri verdi: “Çocuk cezaevlerini kapatılması için ülke genelinde imza kampanyası düzenlenmesi ve kamuoyunu bilgilendirme amaçlı masaların kurulması. Çocuk cezaevlerinin, deklarasyonumuzdaki talebimiz doğrultusunda, inceleme ve denetime açılması için cezaevleri önünde eş zamanlı olarak basın açıklamaları yapılması. Çocuk cezaevlerinde yaşanılan hak ihlallerinin izlenmesi ve raporlanması. Çocuk cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin sorumluları yönünden ‘cezasızlıkla’ mücadele için Kamu Denetçiliği Kurumu ve diğer kurum ve kuruluşlara başvuruda bulunulması. Çocuk cezaevlerinde yaşanan ihlallerle ilgili olarak çalıştay, seminer, film gösterimleri, eğitim toplantıları ve eğitici broşürler hazırlanması. Kamuoyunda duyarlılık yaratabilmek için sosyal medya kullanımı, canlı tanıklar aracılığıyla görsel arşiv oluşturulması çalışmaları yapılacaktır.”