Cinayeti koğuş arkadaşına itiraf etti

20 Şubat 2012

 

Milliyet / 20.02.2012

 

Ankara’nın Sincan İlçesi Ahi Evran Mahallesi’nde geçen yıl ortadan kaybolan 15 yaşındaki Melike Toyguncu’nun, öldürülüp mezarlığa gömüldüğü iddia edildi.

 

Melike’nin kaybolmasıyla ilgili olarak 7 aydır Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan 27 yaşındaki Muharrem Aytekin’in koğuş arkadaşı Sedat Turunç savcılığa verdiği dilekçede, Aytekin’in Melike’yi 2 arkadaşının da yardımıyla tabancayla öldürüp mezarlığa gömdüklerini kendisine anlattığını öne sürdü.

 

Dilekçe üzerine, Sincan Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla Cimşit Mezarlığı’nda 15 ayrı mezar kazılarak alınan kemik örnekleri, Melike’ye ait olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’nda DNA testi yapılıyor.

 

Sincan’da oturan ve 2 kez evlenip ayrılan 40 yaşındaki Fatma Kırıcı’nın ilk eşinden biri kız 2 çocuğu, ikinci evliliğinden de kızı Melike dünyaya geldi. Melike Toyguncu, 18 Ocak 2011 günü, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na girecek ablası 26 yaşındaki Şerife Bekçi’ye Sincan Lisesi’nden form almak için evden çıktı. Melike, iddiaya göre 3 kişi tarafından kaçırıldı ve bir daha kendisini gören olmadı. Annenin şikayeti üzerine Melike’yi kaçırarak bir evde alıkoydukları ve ardından öldürdükleri şüphesiyle, daha önce cinayet suçundan 4 yıl cezaevinde yatan Muharrem Aytekin ile arkadaşları Cevat Yıldız ve Oğuzhan Mahmutoğlu 7 ay önce tutuklandı. Diğer şüpheliler Gökhan Bozkurt ile Bekir Bulut ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

 

KOĞUŞ ARKADAŞINA İTİRAF İDDİASI

 

Melike’nin cinayet şüphelisi olarak 22 Temmuz 2011 tarihinde tutuklanan Muharrem Aytekin’le aynı koğuşta yatan Sedat Turunç, Sincan Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği dilekçede, cezaevinin L-1 koğuşunda birlikte kaldıkları Muharrem Aytekin’in, Melike’yi arkadaşları Cevat Yıldız ve Gökhan Bozkurt ile birlikte öldürdüklerini itiraf ettiğini öne sürdü. Turunç dilekçesinde şu iddialarda bulundu:

 

“Muharrem, Melike Toyguncu’yu Sincan’da bulunan Cimşit Mezarlığı’na götürüp tabanca ile vurarak öldürdüğünü, Mustafa ismindeki birine ait mezarın içine, ya da sağına soluna gömdüğünü bana söyledi. Cevat ve Gökhan Bozkurt da oradaymış. Onlar da maktülenin gömülmesine yardımcı olmuşlar. Ben, bu olayla ilgili ayrıntılı olarak, benle görüşmek için izin verilen polis memurlarına her şeyi açıkladım. Bu yönden araştırma yapıldığında olay aydınlanacaktır. Cevat ve Muharrem’in bana söylediğine göre 18 Ocak 2011’den, 9 ya da 12 Şubat’a kadar Melike Toyguncu Cevat’ın evinde kalmış. Muharrem, Cevat’a suçu üstlenmesi için benim yanımda 12 bin TL teklifte bulundu. ‘Sana içeride de bakarım’ dedi. Cevat inanmadığı için kabul etmedi. Muharrem, Oğuzhan’dan Cevat’a 5 bin TL vermesini söyledi. Oğuzhan da ‘benim suçla ilgim yok. Suçu işlemediğim halde niçin para vereyim’ dedi. Melike’yi öldürmelerinin nedeni ise kendisini evden göndermek istemişler. O da ‘Beni gönderirseniz hepinizi yakarım’ demiş. Polise şikayetçi olur diye korktukları içinmiş.”

 

ANNESİ FATMA GÖZ YAŞI DÖKÜYOR

 

Öldürüldüğü iddia edilen kızı Melike’nin mezarını bile bilememenin acısını yaşayan anne Fatma Kırıcı, bir yıldır göz yaşı döküyor. Anne Kırıcı, “Ben yavrumun yaşadığını düşünüyorum. Melike ölemez, o daha küçücük. Her gece rüyamda yavrumu görüyorum, ona sarılıp, kokluyorum. Bize bunları yaşatanların, Melike’mi benden alanların da arkasından ‘baba’ diyenleri olmasın. Melike’me bir kez sarılayım, sonra da rabbim canımı alsa da razıyım. Bir anne bu kadar ağlatılır mı?” diye feryat ediyor.

 

KATAR’DA ÇALIŞAN BABAYA MEKTUP

 

Melike’nin, kaçırılmadan önce Katar’da çalışan babası Mahmut Toyguncu’ya mektup yazdığı ortaya çıktı. Melike özlem dolu mektubunda şöyle dedi:

 

“Canım babacığım, seni nasıl özlediğimi bir bilsen. Belki de içimden geçenlerin binde birini bile yazamıyorum. Ah içimi bir döksem, sesimi duyurabilsem. Beni duyar mıydın, dinler miydin? Ben istermiydim hiç senden uzak kalmayı, ayrı yaşamayı. Sen beni sevmesen bile, ben seni çoook seviyorum. Sen yoksan ışık yok, bu ev bana karanlık. Bu eve sığamıyorum işte. Unutmak için seni, oyuna veriyorum kendimi. Yine de yerin ayrı,boşluğun dolmuyor. Annem de bulmaya çalışıyorum sevgini. Benim özlediğim kadar sen de beni özlüyor musun, seviyor musun? Bir kuş olsam diyorum bazen, uçsam gitsem babamın yanına. Mektubumu okurken ‘ağlama olur mu babacığım. Bana sorarsan, ‘kızım birşey istiyor musun?’ dersen, hayatta 2 şey isterim. Annemle ikinizi mutlu ve ben de yanınızda, bir de sağlığınızı görmek isterim. Ondan sonra yüzüm güler, mutlu olurum. Umarım beni anlamışsındır. Mektubuma son verirken ellerinden öpüyorum, seni çook seviyorum. Allah’a emanet ol, seni çok seven kızın Melike. Resimlerin arkasına bakmayı unutma. Ben küçük değilim. Bu sözlerimi ağlayarak yazdım.”

 

15 MEZARDAN KEMİK ÖRNEĞİ ALINDI

 

Sincan Olay Yeri İnceleme ekiplerinin, 3 ay süreyle tutulduğu iddia edilen evde Melike’ye ait saç tokası, tarak, tişört bularak Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği de ortaya çıktı. Sedat Turunç’un dilekçesi üzerine Sincan Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla Cimşit Mezarlığı’nda 15 ayrı mezar kazılarak kemik örnekleri alındığı ve Adli Tıp Kurumu’nda Melike’ye ait olup olmadığının belirlenmesi için DNA testi yapıldığı belirtildi.