CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu

6 Kasım 2013

Haberciniz / 06.11.2013

Komisyon üyesi CHP’li Yüceer:-“Uluslararası sözleşmelerdeki imzalarımııza, yapılan yasal düzenlemelere rağmen 11 yıllık AKP iktidarı boyunca kadın ve çocuk haklarında kötüye gidiş olmuştur”

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, uluslararası sözleşmelere ve yapılan yasal düzenlemelere rağmen 11 yıllık AK Parti iktidarında kadın ve çocuk hakları alanında kötüye gidiş olduğunu söyledi.
Yüceer, Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova ve İstanbul Milletvekili Ayşe Eser Danışoğlu ile düzenlediği basın toplantısında, “CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu” nun çalışmaları hakkında bilgi verdi. Yüceer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgi ve talimatıyla oluşturulan komisyonun, Türkiye’deki tüm kadın ve çocukların her alanda uğradığı haksızlık, hukuksuzluk, ayrımcılığı tespit etmek, kamuoyuyla paylaşarak gündeme taşımak ve sorunun giderilmesi için çalışmalarını aralıksız sürdüreceğini belirtti.

“Türkiye’de kadına ve çocuklara yönelik insan hakları ihlallerini önlemeyi amaçlayan Komisyonumuz şiddetin her türlüsüne maruz kalan, fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik istismara uğrayan, mağdur edilmiş, örselenmiş kadın ve çocukların sesine ses olacaktır” diyen Yüceer, şunları kaydetti:

“Aile içi şiddet de dahil olmak üzere kadınlara karşı yapılan her türlü ayrımcılıktan kaynaklanan sorunları gündeme taşıyacağız, ayrımcı davranış biçiminin ortadan kaldırılması için çalışacağız. Komisyonu kurmaya neden ihtiyaç duyduk? Uluslararası sözleşmelerdeki imzalarımıza, yapılan yasal düzenlemelere rağmen 11 yıllık AKP iktidarı boyunca, kadın ve çocuk hakları alanında hep kötüye gidiş olmuştur. Özellikle şiddet, taciz, tecavüz, cinayet, istismar başta olmak üzere ciddi anlamda bir kötüye gidiş var. AKP, Meclis’teki sayısal çoğunluğuna güvenerek ve bunu kullanarak konunun TBMM’de samimiyetle, yeterince değerlendirilmesine engel olmaktadır. 24. Dönem boyunca muhalefet partilerinin onlarca kez verdiği konuyla ilgili araştırma önergeleri ve yasa teklifleri, içlerinde kadın milletvekilerinin de olduğu AKP Grubunca reddedilmiştir.”
Kadın ve çocuk haklarının ideolojik tartışmalara, siyasal hesaplara heba edildiğini savunan Yüceer, sorunun hayati, aynı zamanda parti, ideoloji ve siyaset üstü olduğunu kaydetti. Son 10 yılda kadına yönelik şiddetin yüzde bin 400 arttığını ileri süren Yüceer, her gün dört-beş kadının cinayete kurban gittiğini, koruma kararı verilen kadınların yüzde 73’ünün öldürüldüğünü, devletin kendi koruması ve emaneti altındaki yerlerde bile kadınları, çocukları koruyamadığını, şiddete, tacize, tecavüze uğramasına engel olamadığını söyledi.

Türkiye’de kadın ve çocukların içinde bulunduğu tablonun “kara ve çağdışı olduğunu” ileri süren Yüceer, kadınların başta Gezi olayları olmak üzere toplumsal olaylarda şiddete maruz kaldığını, üzerine bir de tacize uğradıklarını savundu. Yüceer, iktidarın kadın hakları konusundaki çarpık bakışının kendilerini böyle bir komisyonu kurmaya ittiğini anlatarak, “Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayamadan, çocuklarımıza sağlıklı bir ortam ve gelecek sunmadan insan haklarından, demokrasiden söz etmek mümkün değil. Sorunun çözümü eğitim, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda sonuç alıcı çabalar göstermekle mümkündür. Kızlarımızı, gençlerimizi çevre baskısından, feodal yapı etkisinden kurtarmak, sosyolojik kökenden kaynaklanan sıkıntıları gidermek için eğitim ve kültür yolunda sonuç alıcı çabalar göstermek gerekir” dedi.

Yüceer, bir gazetecinin, “Başbakan’ın kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kalmamalarına ilişkin yasal düzenleme yapılacağına” yönelik sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusuna, “Bizim amacımız üzüm yemek, gerçek sorunları gündeme taşımaktır. Bunun bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Özel yaşamlar, kişileri ve ebeveynleri ilgilendirir. Bunun dışında hukuksuzluğa, ahlaksızlığa, haksızlığa karşı TCK’da gerekli düzenlemeler vardır. Buna dair herhangi birinin, kim olursa olsun, adı ne olursa olsun, adı Başbakan veya başka olsun, bu konuda, özel yaşama dair, aile bireylerinin ilişkilerine dair söz hakkı olmadığını düşünüyorum. Bu konu, ülkenin gerçek gündemi veya sorunu değildir” karşılığını verdi.
Kaynak: AA