N.Ç için imza kampanyası

10 Kasım 2011

“Child abuse is a crime against humanity!”

10.11.2011

2002 yılında 13 yaşındayken, Mardin’de 2 kadın tarafından, çoğu kamu görevlisi olan 26 kişiye cinsel ilişki için satılan N.Ç için imza kampanyası başaltıldı.

 

http://www.ipetitions.com/petition/stop-child-abuse/?utm_medium=email&utm_source=system&utm_campaign=Send%2Bto%2BFriend

 

İNSANIM DİYENLERE AÇIK MEKTUP

 

2002 yılında 13 yaşındayken, Mardin’de 2 kadın tarafından, çoğu kamu görevlisi olan 26 kişiye cinsel ilişki için satılan N.Ç., hepimizin insanlığını sorgulatmıştır.

 

Cinsel saldırıya uğrayan bir çocuğu davanın öznesi olarak kabul edip, onu inanılamayacak derecede sorgulamak, suçlu durumuna getirmek “kendi rızasıyla olmuştur” suçlamaları ile ona ikinci kez tecavüz etmek işkencedir, insanlık suçudur. Bunlara ek olarak; çocukla ilişkiye giren tecavüzcülere ”iyi hal indirimi” yapılması ise utancımıza utanç katmaktadır.

 

Türkiye’nin de ait olduğu Avrupa’nın hiç bir ülkesinde, böyle saldırıya uğramış çocuklar daha fazla travma yasamasınlar diye muayeneye bile yollanmamaktadır.

 

Bu dava Türkiye’de benzerleri içinde ne yazık ki ilk ve tek değildir. Artık son olsun demenin zamanı gelmiştir.

 

Söz konusu olaydan sonra yürürlüğe giren TCK’nun 103. maddesine göre; 15 yaşından küçükler kendilerine yapılan bu cinsel saldırıları anlayabilecek yaşta olmadıkları için çocuğun rızası olup olmadığı aranmaz. Ancak, küçük yaşta cinsel taciz gören çocuklar 2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nda da yeterince korunmamıştır.

 

Siyasi iktidarların görevi, Türkiye’nin bu utanç verici gerçeğini ortadan kaldırmak için,  konuyu gündemin ilk sırasına taşımak, gereğini yapmak olmalıdır.

 

Bir gecede yüzlerce yasayı değiştirebilen iktidar, çok kısa sürede, bu çeşit suçlarda nasıl ceza verilmesi gerektiğini düzenleyebilir. Meclisimizden insanlık için böyle bir yasayı beklemek hakkımızdır.

 

Aşağıda imzası olan bizler; ”insan” olduğunu söyleyenlerin vicdanına seslenmek istiyoruz.

Bizlerin  bu toplumda huzur içinde yaşamak, çocuklarımızı büyütmek için hukuka, tarafsız ve bağımsız olması gereken Adli Tıp Kurumuna ve Adil Yargıya ihtiyacımız vardır. Türkiye, bu kanayan yarasını tedavi etmek zorundadır.  Herkesi bu yönde duyarlı davranmaya, kendi kamuoyumuzu bu tabuyu kırmaya çağırıyor, uluslararası kamuoyundan da bunun takipçisi olmasını bekliyoruz!