Cevap ver devlet!

24 Ocak 2014

 

Cumhuriyet / 24.01.2014

 

Siirt’in Pervari ilçesine bağlı Düğümcüler köyünde, 11 yaşında imam nikahıyla evlendirilen Kader Erten’in 14 yaşında ölümü zorla evlendirilen çocukları bir kez daha gündeme getirdi.

 

Kuruluşundan bu yana çocuk yaşta evliliklere karşı mücadele eden, sorunun çözümü için projeler geliştiren, kampanyalar düzenleyen Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği konuya ilişkin bakanlar ve ilgili devlet kurumlarına “neredesiniz” diye sordu.

Derneğin,  “Yanıt alana kadar sormaya devam edeceğiz” dediği sorular ve açıklamalar çok çarpıcı!
İşte derneğin soruları ve açıklamaları…

Beş yıl önce kurulan Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun erken evlilik raporunu hatırlayan var mı? Bu rapordan sorumluluk çıkarması gereken Adalet Bakanlığı nerede?

 

TBMM’de yasayla kurulan Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun kurulur kurulmaz bir alt komisyon oluşturup erken evlilikleri incelediği raporu bütün bakanlıklara, kadın milletvekillerine, kadın örgütlerine ve üniversitelerin ilgili birimlerine gönderildi. Aradan yıllar geçti, halen o rapordaki çözüm önerilerini hayata geçirecek bir adım atılmadı.
Sonuç bölümünde “Erken yaşta evlilikler insan haklarının kullanılmasını engelleyen, kadının statüsünü düşüren ve çocukların başta eğitim olmak üzere temel haklarını ellerinden alan bir sorundur. Bu evlilikler toplumsal cinsiyet eşitliğini hedefleyen Türkiye’de mutlaka mücadele edilmesi gereken bir alandır” denilen bu raporu hatırlayan var mı?
Medeni Yasa, Ceza Yasası ve Çocuk Koruma Yasası arasındaki uyumsuzluğu gidermesi, Anayasanın 90. maddesi gereği üst hukukumuz olan uluslararası sözleşmelere uygun olacak şekilde yasalardaki çocuk tarifini belirleyecek bir düzenleme yapması talep edilen Adalet Bakanlığı ne zaman bir adım atacak?

Raporda sorumlulukları hatırlatılan diğer kurumların çocuk evliliklerinin önlenmesi için eylem planları halen yok mu? Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığının bağlı bulunduğu Devlet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Yerel Yönetimler bu konuda ne yapıyor veya yapmayı planlıyor?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ‘Erken Evlilikleri Önleme Birimi’ ne zaman çalışmaya başlayacak?

 

Çocuk evlilikleri sorununa karşı en önde koşması gereken, bu sorunla mücadele için etkili politikalar geliştirmesi beklenen, çözüm için hükümeti harekete geçirmesini istediğimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının iki yıl önce kurduğunu duyurduğu ‘Erken Evlilikleri Önleme Birimi’ ne oldu?
Bu birimde hangi uzmanlar çalışacak, kimlerle iş birliği yapılacak? Birimin yol haritası var mı?
Sorumlularını bilgi ve deneyim çoğaltmak için yurt dışındaki saha çalışmalarına götürdüğümüz, her yayınımızı ve birikimimizi paylaştığımız bu birim ne zaman çocuk evliliklerinin önlenmesi için etkili ve kararlı bir program hazırladığını ilan edecek?

Evlilik yaşı yükseltilsin diye topladığımız 54 bin imza nerede?

Uçan Süpürge iki yıl önce tüm Türkiye’den topladığımız 54 bin imzayı akademisyenler, sanatçılar, öğrenciler, mahalle temsilcileri ve sivil toplum örgütlerinden oluşan 80 kişilik bir heyetle TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e vermişti. İmza kampanyasında talebimiz; Medeni Yasa’daki evlilik yaşı alt sınırının 18+ olarak yeniden düzenlenmesi ve yasal yaşın altındaki bireylere ebeveyn onayı ve mahkeme kararıyla evlilik izni verilmemesiydi. Bu imzalar nerede?

Okulu bırakan çocuklar nerede?

 

2013 yılının ilk ayında dönemin milli eğitim bakanı 4+4+4 sisteminin uygulanmasıyla ortaokuldan sonra örgün eğitimi bırakan öğrencilerin sayısını açıklamıştı: 136 bin. Bu çocuklar nerede?

Doğru veri nerede?

 

Medyada istatistikler havada uçuşuyor. Çocuk gelinlerin gerçek sayısı bilinmiyor. Polisin verilerine göre Türkiye’de;
* Her üç evlilikten biri çocuk evliliği.
* Evlendirilen kız çocukların üçte birden fazlası kuma.
* Her yıl üç yüz bin evlilik yapılıyor, bunun yüz bini çocuk evliliği.
* Evlilik yaşı kız çocuklarda 12’ye kadar düşüyor.
* Çocuk evliliklerinde Türkiye dünyada ilk onun içinde.

Bu sayılar ülkenin çocuk evlilikleri haritasını ortaya çıkarmaya yetmiyor. Güncel ve kapsamlı araştırmaların üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin katkısıyla bir an önce yapılması gerekiyor. İlgili bakanlıklar ve kurumlar bu konuda ne yapmayı düşünüyor?

Diyanet İşleri nasıl bir yol izleyecek?

Saha çalışmalarımızda istisnasız tüm kamu yönetimi ve sivil toplumun erken evliliklerle mücadele edecek kurumların başında Diyaneti saydığını biliyoruz. Kader Erten olayı dahil kamuoyuna yansımış çocuk evlilikleri vakalarında Diyanet İşleri Başkanlığı ve taşra teşkilatı nasıl bir önleyici/koruyucu hizmet geliştirecek? (Ankara/EVRENSEL)

 

ÇOCUK EVLİLİĞİ SUÇTUR

18 yaşını doldurmadan evlendirilmiş kız çocuklar ‘çocuk gelin’dir. 1990 yılından beri taraf olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşın altındaki bireyler çocuktur. Uluslararası sözleşmeler Anayasamız gereği iç hukukun da üzerindedir. Dolayısıyla 18 yaşını doldurmadan evlendirilmek, evlenme izni için yasal zemin oluşturmak ve buna göz yummak Anayasal suçtur. Çocuk yaşta evlendirmeler yasal ve kabul edilebilir değildir.

 

NEDEN PEDOFİLİ DEĞİL?

Çünkü pedofili tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çocukların evlendirilmesi ise toplumsal bir sorundur, tek başına medikal yaklaşımla çözülemez. “Bu soruna ‘çocuk gelin’ değil ‘pedofili’ diyelim” önerisi de bu gerekçeyle sıkıntılıdır ve örneğin “Şiddet uygulayan erkeğin hasta olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini” söyleyen görüş gibi sığ kalır. Bu ve benzeri görüşler, çocukların evlendirilmesi probleminin toplumsal boyutunu göz ardı edip durumu hastalığa indirger ve kişiselleştirir. Oysa çocuk evlilikleri toplumun her kesiminde görülen, gelenekler veya inanışlar bahane edilerek normalleştirilen yaygın bir sorundur; eşitsiz,  adaletsizlik ve şiddetin hem sebebi hem sonucu. Kız çocuklarla evlenmek, cinsel birliktelik de söz konusu olduğundan, nihayetinde pedofili davranışıdır, ancak tek başına pedofilidir denemez. Bir çocukla gelenekler, din, töre vs. sebepleriyle evlenen bir kişi pedofili hastası olmayabilir. Hastalıklar masumiyet ve çaresizlik çağrıştırır, fakat çocukların evlendirilmesi masum değildir fakat toplumsal iş birliğiyle ortadan kaldırılabilir, eğer istenirse çaresi vardır.