‘Can’ın annesi artık kek yapmasın’

18 Ekim 2011

NTVMSNBC / AA / 18.10.2011

EÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi yöneticileri ilköğretimdeki matematik problemlerinin ”cinsiyet eşitsizliği” öğrettiğini savunarak, metinlerin gözden geçirilmesi talebiyle MEB’e başvurdu.

İZMİR – Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM) Müdürü Doç. Dr. Nevin Yıldırım Koyuncu, ilköğretimdeki matematik problemlerinde ”cinsiyet eşitsizliğinin” öğretildiğini savunarak, bu yöndeki şikayetlerini Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine ilettiklerini bildirdi.

Koyuncu, cinsiyet eşitliğinin okullarda da öğretilmesi gerektiğini, ilköğretim kitaplarında yer alan matematik sorularının metinlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

”Annesi kek yapan Can’ın arkadaşları eve geldi, kek 6 dilimdi, üçte ikisini arkadaşları yedi, kaç dilim kaldı?” gibi metinlerin bilinç altına cinsiyet eşitsizliğini işlediğini savunan Koyuncu, şöyle devam etti:

”Bilinç altında keki yapan hep anne. Mesele annenin keki yapması değil. Anne ev işi yapıyor, çocuk büyütüyor. Oysa bir başka soruda ‘Babası Can’a harçlık verdi, Can gitti, kalem aldı’ ifadesi yer alıyor. Dolayısıyla alttan alta çocuğa cinsiyet eşitsizliği öğretiliyor.

İş bölümü, sosyal kimlik yapılıyor. ‘Büyüyünce siz de böyle olacaksınız’ anlayışı yerleştiriliyor. Bunlarla ilgili çalışma ve öneriler yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin de yer aldığı bir toplantıda bu görüşlerimizi, dileklerimizi ilettik. Önerilerimizin hayata geçmesini bekliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri de çağrımıza olumlu yanıt verdi. Hatta yeniden görüşmek istediler.”

KADINI SÖZLÜ VE CİNSEL ŞİDDET DAHA ÇOK YARALIYOR

Fiziksel şiddetin son günlerde cinayetlerle daha çok gündeme geldiğini, fiziksel şiddetin saklanamadığını belirten Nevin Yıldırım Koyuncu, sözlü, cinsel ve ekonomik şiddetin de kadının maruz kaldığı diğer şiddet türleri olduğunu anlattı.

Sözlü ve cinsel şiddetin topluma yansımadığını kaydeden Koyuncu, ”Yapılan çalışmalarda kadının en çok zoruna giden, kadına en çok zarar veren şiddetin cinsel ve sözlü şiddet olduğu ortaya çıktı. Kadına ve yakınlarına hakaret içeren sözler, kadını daha çok yaralıyor” dedi.

Fiziksel şiddete maruz kalan bir kadının tüm belgelere ve raporlara rağmen kendini koruyamadığını ifade eden Nevin Yıldırım Koyuncu, mahrem sayılan ve dört duvar arasında yaşanan sözlü ve cinsel şiddetin kanıtlanamadığını ve topluma da yansımadığını ifade etti.

SIĞINMA EVLERİNDEKİ KADINLARI ARAŞTIRACAKLAR

EKAM’ın ortak olduğu bir araştırmayla sosyolog ve psikologların sığınma evlerinde araştırma yapacağını bildiren Koyuncu, şiddete maruz kalan kadınların eğitimi, sosyal statüsü gibi konuların araştırılacağını ifade etti.

Konuyla ilgili envanter çalışmalarının yeterli olmadığını savunan Nevin Yıldırım Koyuncu, ”Kadınların depresyon durumu araştırılacak. Verileri elde etmeye çalışacağız. Araştırmaya katılacak gönüllü kadın bulmakta zorlanabiliriz ancak böyle bir çalışmanın da yapılması gerekiyor” dedi.