Bu suça ortak olmayın! Çocuk İstismarı Semineri

15 Nisan 2013

 

 

Milliyet  / 15.04.2013

 

Bu Suça Ortak Olmayın! Çocuk İstismarı Semineri

 

Küçücük bedenleri ile ağır yüklerin altında kalan çocuklarımız. Kirli ellerin, iştahlı nefeslerin varlığı hiç bu kadar yakın olmamıştı, küçücük bir yüze. Belki de o yüz sizin çocuğunuzun yüzü, hiç düşündünüz mü?  Hayattaki en değerli varlığımızı kirli ellerden, iştahlı nefeslerden hep birlikte “ Dur “diyerek uzak tutabiliriz.  Arel Üniversitesi Çocuk Hakları Kulübü öğrencileri bizleri bu suça ortak olmamaya davet ediyor.

 

Dünyadaki her 4 çocuktan 1’nin istismara maruz kaldığını biliyor musunuz? Şuan bile siz bu yazıyı okurken, bir çocuk istismara uğruyor. Bu suçu işleyenler işsiz güçsüz, avare görünümlü insanlar değil, belki de sizin en yakınınız.

 

Çocuk istismarı konusunda bilinçlenmek ve daha duyarlı bir toplum olmak adına Arel Üniversitesi Çocuk Hakları Kulübü öğrencileri, tüm insanları bu suçu görmezden gelerek ortak olmamaya davet ediyor.

 

Konuşmacılar:  

Çocuk, Ergen ve Aile Psikolojisi Uzmanı Pedagog Sevil YAVUZ

Gazeteci-Yazar Mehtap EREL,

Sosyal Hizmet Uzmanı İclal NERGİZ 

Yer: İstanbul Arel Üniversitesi Sefaköy Yerleşkesi

Tarih: 17.04.2013 / Saat 14.00 Katılım Ücretsizdir.

 

Çocuk istismarını önleyebilmek için öncelikle çocuk istismarı nedir bunu bilmemiz gerekiyor. Bazen istismar gibi görmediğimiz birçok davranış aslında çocuğa zarar verebiliyor.

 

Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarınışöyle tanımlar: “Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum yada devlet tarafından bilerek yada bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir.” Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre; “18 yaşın altındaki her insan çocuk sayılır”.

 

“İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çeşitleri; taciz, tecavüz, ensest, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta, çocuğun gelişimi en üst düzeyde tamamlamasını, potansiyelini gerçekleştirmesini önlemektedir.”

 

Son yıllarda çocuk istismarı ve ihmali giderek artmaktadır. İngiltere‘de haftada dört, ABD’de ise günde üç çocuk, çocuk istismarı ve ihmali nedeniyle ölmekte, 4 yaş altında her bin çocuktan biri fiziksel istismara uğramaktadır. Çocuk istismarı oranı dünyada %1 ila % 10 arasında değişirken ülkemizde bu rakam %10 ila %53 arasındadır ve duygusal istismar %78; fiziksel istismar %24; cinsel istismar ise % 9 oranında olduğu bulunmuştur. İstismara maruz kalan çocukların %70’i 2-10 yaş arasındadır.

 

Çocukluk çağı travmaları içinde çocuk istismarı yinelenebilirliği, çocuğa genellikle en yakınları tarafından yapılıyor olması nedeniyle tanımlanması ve tedavi edilmesi en zor olan travma olarak nitelendirilmektedir. Çocuk istismarı sebeplerinin arasında aile içi şiddet ve mutsuz evlilik, sosyoekonomik durumun düşük olması, üvey anne baba, geleneksel aile yapısında fiziksel cezanın kabulü gibi nedenleri sıralanabilir. Anne-babalarda ilaç veya alkol bağımlılığı ile psikolojik sorunların varlığı ise istismar riskini artırmaktadır. İstismarcı anne-babalar genellikle kendi kişisel memnuniyetini çocuğununkinden üstün tutan, çocuğu gereksinimlerini karşılayacak bir araç yerine koyan, çocukla ilgili gerçekçi olmayan beklentileri olan, katı, duygularını kontrol edemeyen kişilik yapısındadır.

 

Çocuk istismarı; ihmal, duygusal, fiziksel ve cinsel istismar olmak üzere dört grupta sınıflanmaktadır.

 

Çocuk İhmali; çocuğun beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve sevgi gibi temel gereksinimlerini çocuğa bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından karşılanmaması sonucu, çocuğun gelişiminin en üst düzeyde gerçekleşmesinin engellenmesi olarak tanımlanmaktadır.

 

Duygusal İstismar; UNICEF, duygusal istismarı ve ihmali; çocuğun nitelik, kapasite ve arzularının sürekli kötülenmesi, çocuğun sürekli olarak insanüstü güçlerle, sosyal açıdan ağır zararlar verme ya da terk etme ile tehdit edilmesi, çocuktan yaşına ve gücüne uygun olmayan taleplerde bulunulması ve çocuğun, topluma aykırı düşen çocuk bakım yöntemleri ile yetiştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Duygusal istismar çok sık gerçekleşmesine rağmen fiziksel ve cinsel istismar gibi somut bulguları olmadığı için en zor tanınanıdır.

 

Fiziksel İstismar; Fiziksel istismar, çocuğun anne babası ya da bakımından sorumlu başka kişi tarafından sağlığına zarar verecek biçimde fiziksel yaralanması ya da yaralanma riski taşımasıdır. Genel olarak fiziksel istismar, çocuğun kaza dışı nedenlerle yaralanması olarak bilinmektedir.

 

Cinsel İstismar; Cinsel istismar, psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılmasıdır. Cinsel istismar oral-genital, anal, genital veya oral temas ile olabileceği gibi, teşhircilik, röntgencilik ve çocuğu pornografide kullanmak şeklinde de olabilir.

 

Cinsel istismar sonrası çocukların sessiz kalmasının nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

– Kendilerinin inanılmayacaklarını düşünürler

. – Başlarının belaya gireceğinden korkarlar

– İstismarcının tehdidinden korkarlar.

– İstismarcıyı korumak isteyebilirler, istismarcıyı sevebilir ama yaptıklarını sevmezler (mağdurun ve ailesinin kötü algılanması olasılığı).

– Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.

– Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler

-Arkadaşları tarafından dışlanacağından korkabilirler. Homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkabilirler.

– Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler,

– Gammaz olarak adlandırılmak istemezler.

– İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmamaları gerektiği söylenmiş olabilir.

 

Çocukluk çağı cinsel istismar çoğu zaman kimseye söylenmediği için birilerince fark edilinceye kadar çocuk tarafından saklanır ya da özellikle tanıdık biri tarafından istismara maruz kalan çocuk olayı bir oyun olarak algılayabilir zamanla bunun bir suç, kendi işlediği bir günah olduğunu düşünür, suçlu hisseder ve utanç duyar.

 

Cinsel istismar sonrası en sık görülen ruhsal rahatsızlıklar olarak travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, aşırı kaygı, panik, fobiler, unutkanlık, duyarsızlık, güven kaybı, benlik saygısında ciddi hasar, utanç, uykusuzluk, organik bir temeli olmayan dirençli ağrılar bayılma ve madde-alkol kullanmaya başlama veya miktarını arttırma, intihar girişimi, kendine zarar verme davranışı gibi sıralanabilir.

 

Sonuç olarak çocuk istismarı ve ihmali bir halk sağlığı sorunudur.

İstismara uğramış bir çocuğa yaklaşımda en önemli noktalardan birisi çocuğun daha fazla zarar görmesini önlemektir. Çevrenizdeki bir çocuğun istismara maruz kaldığından şüphe ettiğinizde gerekli yerlere başvurun ve bu istismara göz yummayın. Unutmayın bu olaylar hemen yanı başımızda olmakta ve göz yummak geleceğin ruh sağlığı bozuk bireylerinin hatta geleceğin çocuk istismarcılarının yetişmesine neden olmaktadır. Herkes bu konuda duyarlı ve uyanık olmalıdır.

Çevrenizdeki bir çocukların istismarını önlemeniz dileğiyle,

Uzman Pedagog Sevil Yavuz

Çocuk ve Ergen Psikologu

Öğretim Görevlisi, Oyun Terapisti

 

Parenting Skills & Counseling Center

www.pedagogsevilyavuz.com