BM’nin ‘Dünya Nüfusunun Durumu 2012’ Raporunda Kürtaj Ve Aile Planlaması Vurgusu

14 Kasım 2012

 

Mynet Haber / 14.11.2012

 

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından hazırlanan ‘Dünya Nüfusunun Durumu 2012’ raporunda, 2012’de meydana gelmesi beklenen 80 milyon istenmeyen gebeliğin yaklaşık 40 milyonunun kürtajla sonuçlanacağı tahmin edildi. Tüm dünyada aile planlama ihtiyacının karşılanması halinde 54 milyon istenmeyen gebeliğin engelleneceği ve kürtaj sayısını 26 milyon azaltacağı belirtildi. Türkiye’de de her 10 gebelikten birinin isteğe bağlı kürtaj ile sonuçlandığına dikkat çekilerek, bunun da yılda 150 bin kürtaj anlamına geldiği vurgulandı.

 

UNFPA’nın ‘Dünya Nüfusunun Durumu 2012’ raporunda ilginç sonuçlara ulaşıldı. Araştırmada, aile planlamasının önemine işaret edilerek, erken gebelikten anne ölümlerine ve kürtajda gelinen noktaya dikkat çekiliyor. Raporda, kalkınmış dünyada yaşayan pek çok kişi ve kalkınmakta olan ülkelerin elit kesimleri açısından sahip olacakları çocuk sayısına ve çocukların arasındaki yaş farkına karar vermenin çok olağan bir şey olduğu belirtildi. Ancak kalkınmakta olan ülkelerde yaşayanların büyük çoğunluğunun özellikle de en yoksulları açısından ailelerinin büyüklüğünü belirleme iradesi, sağlık bilgisi ve ellerindeki imkanlar ya az ya da yetersiz olduğunun altı çizildi. Tahminlere göre 222 milyon kadının güvenilir, kaliteli aile planlaması hizmetlerine, bilgilerine ve malzemelerine erişimi yoktur ve bu da istenmeyen gebelik riskiyle karşı karşıya olmalarına neden oluyor. Yapılan araştırmalar, ergen gebeliklerde anne ölüm riskinin daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Avrupa bölgesinde 2000-2008 yılları arasında binde 24 olan ergen gebelikleri en düşük binde 1 ile San Marino’da iken en yüksek binde 56 ile Türkiye’de tespit edildi.

 

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İÇİN AİLE PLANLAMASI İHTİYACI YÜZDE 15.5

 

Araştırmada, bireylerin ne zaman ve hangi sıklıkta çocuk sahibi olacaklarına dair karar verme haklarını destekleyen uluslararası antlaşmalara ve insan hakları sözleşmelerine karşın halen aile planlaması konusunda karşılanmamış büyük bir ihtiyaç olduğu kaydedildi. Türkiye’de özellikle kırsal bölgede yaşayan kadınlar, gençler ve ekonomik yönden yoksul nüfus grupları için benzer özellikler gösterdiği, Güneydoğu Anadolu Bölgesi için karşılanmamış aile planlaması ihtiyacının yüzde 15,5 olduğu ifade edildi. Yine Türkiye’de aile planlaması yöntemleri bilgisi yeterli olmasına karşın halen geleneksel yöntemlerin kullanımının yaygın olduğu da vurgulanarak, bu oranın tüm yöntem kullananların üçte birine karşılık geldiği bildirildi. Rapora göre, Türkiye’de düşük sonrası modern yöntem kullanımı yüzde 42, yani 5 kadından 2’si yöntem kullanmayarak aynı risklerle karşı karşıya kalıyor.

 

UNFPA araştırmasında milyonlarca insanın halen aile planlaması haklarını kullanamamasının tek nedeninin doğum kontrol araçlarının eksikliği olmadığını, bunun yanında yoksulluk, negatif sosyal baskılar, cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılık dahil olmak üzere pek çok kuvvetin aile planlamasını sınırlandırabildiğine yer verildi. Raporda, “Tüm kadınların, erkeklerin ve gençlerin aile planlamaya erişebilmesi için çok yönlü bir çaba gösterilmesine ihtiyaç vardır. Bir yandan sağlık sistemleri güçlendirilirken, bir yandan da bireylerin haklarını koruyan kanunları çıkarmak veya mevcut kanunları güçlendirmek, yoksulluğu azaltmak, zararlı geleneksel uygulamalara karşı çıkmak, çocuk evliliklerini ortadan kaldırmak, ayrımcılığa son vermek, lojistik engelleri ortadan kaldırmak ve çok çeşitli malzemeler sağlamak gerekmektedir. Türkiye’de de özellikle kırsal alanda eğitim

haklarından yararlanamayan kadınlarda bu durum çok belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.” denildi.

 

EŞLER ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI BİRLİKTE PLANLADIĞINDA, ÇOCUK UZUN

VADEDE YARAR GÖRÜYOR

 

Raporda ayrıca bir kadının üreme haklarını kullanabildiği zaman eğitim hakkı gibi diğer haklarından da daha kolay yararlanabildiği, buna paralel olarak da gelir düzeyinin yükseldiği, kendisi ve çocuklarının daha sağlıklı olduğu; gerek evde gerekse toplumda daha fazla karar verme gücüne sahip olduğuna yer verildi. Yine kadınlar ve erkekler çocuk sahibi olmayı birlikte planladıklarında çocukların bu durumdan hem kısa hem de uzun vadede yarar gördüğü saptandı.

 

Hamile kalan bir ergenin genellikle okulu bırakmaya zorlandığı ve bu yüzden de bu ergenin eğitim hakkından mahrum kalmak zorunda olduğu araştırmanın bir başka ilginç sonuçlarından.

 

TÜRKİYE’DE 40 YAŞIN ÜSTÜNDEKİ GEBELİKLERİN ÜÇTE BİRİ İSTEĞE BAĞLI DÜŞÜK

 

Türkiye’de 40 yaşının üstündeki gebeliklerin üçte birinin isteğe bağlı düşükle sonlandırılması aslında aile planlaması hizmetlerinde olan karşılanmamış ihtiyacı bir başka açıdan ortaya koyması bakımından üzerinde durulması gerektiğine işaret ediliyor. Raporda, “2012’de meydana gelmesi beklenen 80 milyon istenmeyen gebeliğin yaklaşık 40 milyonunun kürtajla sonuçlanacağı tahmin edilmektedir. Tüm dünyada aile planlama ihtiyacının karşılanması 54 milyon istenmeyen gebeliği engelleyecek ve kürtaj sayısını 26 milyon azaltacaktır. Yapılan araştırmalar aile planlaması malzemelerinin, bilgilerinin ve hizmetlerinin yaygın bir şekilde verildiği yerlerde kürtaj oranlarının düşük olduğunu göstermektedir. Türkiye’de de her 10 gebelikten biri isteğe bağlı kürtaj ile sonuçlanmaktadır. Bu da yılda 150 bin kürtaj anlamına gelmektedir ki bu da karşılanmamış ihtiyacın başka yönüdür.” ifadelerine yer verildi.

 

ERKEKLER İÇİN DE AİLE PLANLAMASI

 

Bugüne kadar yapılan araştırmaların çoğu kadınların ve genç kızların aile planlamasına erişimi üzerinde durulduğu, ancak erkeklerin de aile planlaması açısından karşılanmamış bir ihtiyacın söz konusu olduğu da araştırmanın farklı bir konusu.

 

Şu anda aile planlamasına erişimi olmayan 222 milyon kadının tamamının kaliteli ve gönüllü aile planlamasına erişiminin yılda 8,1 milyar dolara mal olacağı hesaplandı. 2012 Temmuz ayında UNFPA, Birleşik Krallık Uluslararası Kalkınma Bakanlığı, Bill ve Melinda Gates Vakfı ve diğer kuruluşlar düzenledikleri zirvede 2020 yılına kadar kalkınmakta olan ülkelerde 120 milyon kadın ve ergenlik çağındaki kızın daha gönüllü aile planlamasına erişebilmesi için kalkınmakta olan ülkelerden 2 milyar dolar finansman taahhüdü aldığı ve bağışçı ülkelerden de 2,6 milyar doların toplandığı kaydedildi.

 

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA tarafından hazırlanan Dünya Nüfusunun Durumu 2012 raporu yapılan son araştırmalara dayanarak kalkınmakta olan ve kalkınmış ülkeleri, uluslararası örgütleri ve sivil toplumu; isteyen herkesin, istediği zaman hakkı olan aile planlamasına erişmesini ve aile planlaması hizmetlerinin, malzemelerinin ve bilgilerinin kaliteli olmasını sağlamak için gereken mali desteği ve siyasi iradeyi büyük oranda artırmaya, aile planlamasını bir hak olarak yaygınlaştırmaya, gönüllü aile planlamasını daha geniş bir ekonomik ve sosyal kalkınma ile entegre etmeye, gönüllü aile planlaması önündeki ekonomik, sosyal, lojistik ve mali engelleri kaldırmaya, aile planlaması malzemelerini ve hizmetlerinin mevcudiyetini, güvenilirliğini ve kalitesini artırarak istenmeyen gebeliklerin ve kürtajların sayısını azaltmaya, ergenler, bekarlar ve ihtiyaç duyan diğer gruplar dâhil olmak üzere aile planlaması programlarını herkes tarafından ulaşılır kılmaya davet etti.

Cihan Haber Ajansı