Bir çocuk ne ister?

6 Mart 2013

 

Hürriyet / 06.03.2013

 

Özgür BOLAT

 

Birçok veli ve öğretmen görüşmesinde hep aynı şikayeti duyuyorum: “Çocuğumun motivasyonu düşük”.

 

Bir çocuğun motivasyonu asla ve asla düşük değildir.

Her çocuğun motivasyonu vardır ama bu öğrenme motivasyonu olmayabilir.

Peki o zaman, bir çocuğun ne için motivasyonu vardır?

Bu çocuktan çocuğa değişir. Ama bazıları çok belirgindir.

 

Asi çocuklar

 

Bu çocukların motivasyonu kendilerini kabul ettirmektir.

Aile eğitimli ve başarılı ise aynı performansı çocuğundan bekler. Hatta çocuğuna bir eleman gibi davranır. İş dünyasının kurallarını aile hayatında uygulamaya çalışır.

Çocuğunun başarısızlığını kendi başarısızlığı olarak kabul ettiği için çocuğu olduğu gibi kabul etmez ve sürekli yargılar. Baskı altında tutar. Çocuk da kendini kabul ettirmek için asi davranışlar gösterir. Evde güç savaşları vardır. Kaynak ailedir.

Bu çocuklar bazen başarısız olarak ailesini cezalandırmak ister.

Eğitimsiz ailelerde de asi çocuklar vardır. Bu tür aileler çocuğunun başarılı olup iyi bir hayat sürmesini istediği için baskı yapar.

Başarıyı tek çıkış yolu olarak gördüğü için çocukların omzuna büyük bir yük yükler.

Hayatları ego savaşlarıyla geçer.

 

Başarıyı sevenler

 

Bu çocukların motivasyonu sınavlardan yüksek not almaktır.

Sıkı çalışlar ve okula bağlıdırlar. Bu da aile ve öğretmen tarafından takdir edilir.

Ama aileler asıl kritik noktayı kaçırır.

Bu çocuklar çok şey öğrenmez.  Yorum yapamazlar.  Eleştirel ve farklı bakış açısı getiremezler. Sistemi çözüp yüksek not almaya bakarlar. Ezber yaparlar. Dolayısıyla bu çocukların okul başarısı iyidir ama hayat başarısı düşüktür. Hayatları takdir görme üzerine kuruludur, fark yaratma üzerine değil.

 

İdare edenler

 

Bu tür çocukların motivasyonu durumu idare etmektir.

Bu çocuklar sadece derslerden geçecek kadar çalışır. Fazlasını yapmaz.  Gerek de duymaz.

Aileleri endişelense de onlar her zaman rahattır. İşlerini son dakikada hallederler.

Aileleri onları bir anlığına motive eder ama onların motivasyonu kısa zamanda kaybolur ve onlar durumu idare etmeye devam eder.

‘Hallediyoruz işte, endişeye gerek yok’ derler. Hayatları sorumluluktan kaçmak üzerine kuruludur.

 

Var olma savaşı verenler

 

Bu çocukların motivasyonu derste rezil olmamak ve özdeğerlerini korumaktır.

Bu çocuklar derste sessizdir,konuşmazlar. Bilgileri azdır, derste konuşup rezil olmak istemezler ve risk almaktan kaçarlar.

Ama bu eksikliği tenefüste telafi ederler. Tenefüste aktiftirler. Arkadaşları tarafından kabul görürler. Okul hayatındaki varlığını tenefüsteki davranışlarıyla sağlar.

Hayatları ortamı gözlemleyerek ve kendilerini koruyarak geçer.

 

Kontrol edilemeyenler

 

Bu çocukların motivasyonu bulunduğu her ortamı oyun alanına çevirmektir.

Bu çocukların ailelerinden dolayı oto-kontrolleri gelişmemiştir. Her an her şeyi yapabilir. Şiddete ve yaramazlığa çok musaittir.

Sorun çıkartan çocuklar genelde bu türdür.  Hayatları riskli davranışlar ile geçer.

 

Ne yaptığını bilenler

 

Bu tür çocuklar ne istediğini çok iyi bilir ama okulu bir engel olarak görür.

İlgi alanları vardır ve ona çok zaman harcarlar. Okul dersleri gereksiz gelir.

Örneğin, bir spor alanıyla ya da sanatla ilgilenir. Okul onları sıkar. En büyük hatayı da veliler bu tür çocuklardan sınav başarısı beklemekle yapar.

Bütün bu sorunların ayrı ayrı çözümleri var ama hepsinin ortak bir çözümü var:

Çocuğunuzun ne yapmadığına bakmayı bırakıp, ne yaptığına bakın.

İşte o zaman çocuklarımızın önüne bambaşka bir dünyanın kapıları açılacaktır.

 

KİTAP KULÜBÜ  

Birçok öğrenme dostu ile kitap paylaşımlarım oluyor.

Bu tartışmalardan bir kitap kulübü fikri doğdu.

Ben de yeni bir kitap kulübü kurdum.  Kulüp, öğrenme ve tartışma heyecanı olana herkese açık.

İlk toplantımız 23 Mart Cumartesi saat 14.00’de Bahçeşehir Üniversitesi D terasta.

İlk kitabımız ‘Yetenek Dediğin nedir ki?’ (Talent is overrated. Geoff Colvin.)

Katılmak isteyenler bana eposta atıp ismini yazdırsın.

Sonra da kitabı okumuş olarak toplantıya gelsin

www.twitter.com/ozgurbolat