Bir çocuk Gelin Olayı Da Salihli’de

1 Mayıs 2013

 

Manisa Gündemi / 01.05.2013

 

Salihli’de, Deniz Duranoğlu adlı genç kız 15 yaşında iken gönül verdiği Erkan Duranoğlu’na kaçtı. Her iki tarafında akraba olması nedeniyle aileler bu birlikteliğe onay verdi. Açılan kamu davası ise onları 7 yıl sonra ayırdı.
Henüz çocuk sayılabilecek yaşta sevdikleri kişilere kaçan, daha sonra evlenip yuva kuran ve çocuk sahibi olan ancak haklarında açılan kamu davası nedeniyle eşleri hapse giren kadınların bir örneği de Salihli’de ortaya çıktı. Deniz Duranoğlu, henüz 15 yaşında iken 22 yaşında ve aynı zamanda akrabası olan Erkan Duranoğlu’na kaçtı. Aileler akraba da olmaları nedeniyle bu birlikteliğe onay verdi ve olayın üzerinden 3 yıl geçmesinin ardından, genç aşıklar resmi nikahla dünya evine girdi. Ancak Deniz Duranoğlu, kaçtığı tarihlerde hamile kaldı ve şu an 7 yaşında olan Sıla isimli kızını dünyaya getirdi. Salihli Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen doğumun ardından baba Erkan Duranoğlu hakkında kamu davası açıldı. Salihli Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2008 yılında görülen davanın ardından Yargıtay, Erkan Duranoğlu hakkındaki Türk Ceza Kanunu’nun “Çocukların cinsel İstismarını” düzenleyen 103. Maddesi uyarınca 8 yıl 4 aylık hapis cezasını onadı ve Erkan Duranoğlu, geçtiğimiz hafta Alaşehir Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
KAYINVALİDESİNİN YANINDA YAŞIYOR
Eşinin hapse konulmasının ardından kayınvalidesinin yanında yaşamaya başlayan Deniz Duranoğlu, “Yaklaşık 7 yıl önce yaşanan bir olayın ardından karşımızı bu ceza geldi. Adeta ocağımız yıkıldı. Ben eşimi sevdiğimi için ona kaçmıştım. Akraba olduğumuz içinde aileler şikayetçi olmadı. 18 yaşımda iken resmi nikahımız kıyıldı. Şu anda Sıla adlı 7 yaşında ve Sırma adlı 1 yaşında iki çocuğum var. Kayınvalidem Nazire Duranoğlu ile Özyurt Mahallesi’ndeki 2 göz odalı evde yaşamaya çalışıyoruz. Kayınvalidemin sağlık sorunları var, ben de çocuklarım küçük olduğu için çalışamıyorum. Bazen komşularımızın getirdiği yemeklerle karnımızı doyuruyoruz” dedi.
“DEVLET BÜYÜKLERİNE YALVARIYORUM”
Eşinin cezaevine konulmadan önce at arabası ile topladığı plastik şişeleri satarak evini geçindirdiğini ve kimseye muhtaç olmadıklarını belirten talihsiz kadın, “1 yaşındaki çocuğumun altında bez dahi yok. Şekerli ekmek vererek karnını doyuruyorum. Allah rızası için bizlere yardım edin. Devlet büyüklerimiz bizim durumumuzda olan insanlar için bir çözüm yolu bulsunlar” diyerek göz yaşı döküyor.
Bu arada, Salihlili avukat Mustafa Demir, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu saatten sonra yasal düzenleme dışında yapılabilecek bir şey yok. Kanundaki amaç aslında kadını korumak. Ancak ne yazık ki bazen bu tür dramatik durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Toplumun gelenek, görenekleri ve yaşantısı da dikkate alınarak istisnai düzenlemelere gidilmesi lazım.”