Beyinde algılamayı da öldürüyor

3 Kasım 2011

Hürriyet / 03.11.2011

MALATYA (A.A)

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Karataş, işitme kaybında erken tanının önemine işaret ederek, 4-5 yaşına kadar bir bebeğin işitme kaybı nedeniyle tedavi edilmemesi halinde beyindeki algılama hücrelerinin öleceğini belirtti.

Karataş, yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın son yıllarda başlattığı “Yenidoğan İşitme Taramaları”nın çocukların geleceği açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Kulağın beyni uyarmamasıyla beyindeki algılama hücrelerinin 4–5 yıl içinde tümüyle geri dönüşümsüz olarak ölebileceğine dikkati çeken Karataş, bu durumda kulağın sonradan çalışması halinde bile algılamanın mümkün olmayacağını ifade etti.

Dünyada yenidoğan işitme taramalarının öneminin anlaşıldığını ve yapılmaya çalışıldığın hatırlatan Karataş, “Binde bir görülen bir işitme kaybının tanısı erken konulabilirse tedaviyle bebeğin veya çocuğun işitmesi mümkün olabiliyor. Ancak bu durum için kritik bir yaş aralığı var. Eğer 4–5 yaşına kadar bir bebek işitme kaybı nedeniyle tedavi edilmezse beyindeki algılama hücreleri de ölür. Bu hastanın konuşması da mümkün olmaz. Hiç duymayan bir bebek 2–3 yaşında biyonik kulak operasyonu geçirirse, 6 yaşında akranları gibi eğitim alabilir” diye konuştu.

AKRABA EVLİLİKLERİNDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Bazı ülkelerde binde bir, bazı ülkelerde ise binde 3 bebekte görülen işitme kaybının akraba evliliklerinin daha sık olması nedeniyle Güneydoğu Anadolu bölgesinde binde 4-5 bebekte görüldüğünü bildiren Karataş, işitme cihazları ve biyonik kulak ameliyatıyla her seviyede kaybın tedavi edilebildiğini belirtti. Karataş, “Önemli olan erken tanı. Gecikmiş tanının hiçbir önemi yok” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda son 3–4 yıldır ciddi çalışmalar ve projeler üretmeye başladığına işaret eden Karataş, ancak toplumda bu konuda bilinçlenme çalışmalarının eksik olduğunu ifade etti.

Hekimlerin ve yardımcı sağlık personelinin mutlaka ebeveynleri “yenidoğan işitme taramaları” ile ilgili bilgilendirilmesi ve aydınlatılması gerektiğine işaret eden Karataş, “Erken tedavi ile de bu kişilerde işitme ve konuşma özrü olmayacak, toplumda özürlü sınıfında sağır ve dilsiz olarak adlandırılan kişiler olarak yaşamaları gerekmeyecek” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık Bakanlığı’nın bu durumu ciddi olarak ele almasını, kampanyalarla, ünlülerden destek alarak hazırlanabilecek reklam filmleriyle toplumu aydınlatmasını isteyen Karataş, “Bebekler duysun” sloganıyla her yenidoğan bebeğin işitme taraması yapılması için herkesin çalışması gerektiğini belirtti.