Ben yandım siz yanmayın

20 Kasım 2011

 

Sabah / 20.11.2011

 

Kendisi de çocuk gelin olan Emine Kardeş, kurduğu dernekle 200 kızı kurtardı. Her şeyini bu uğurda harcayan Kardeş, “Yaşadıklarımı başka kızlar yaşamasın” diyor

 

BAŞLARKEN
TÜRKİYE’NİN kanayan yaralarından biri, erken yaşta evlendirilen çocuk gelinler… Hemen her gün 14-17 yaşındaki çocuklar doğum yapıyor. Çoğunluğu “berdel” ya da başlık parası karşılığı evlendirilen çocuk gelinler, bazen kan davalarına neden oluyor, bazen de “töre” uğruna öldürülüyor. Çıkış yolu bulamayanlar ise intiharı seçiyor. Araştırmalara göre Türkiye, Avrupa’da çocuk evliliklerinin sayısı açısından Gürcistan’ın ardından ikinci sırada. Adıyaman Kahtalı Emine Kardeş ise tüm bunlara ‘Dur’ demek için yıllardır çalışıyor. Emine onların halini çok iyi anlıyor. Çünkü kendisi de 13 yaşında gelin oldu, 14’ünde kucağına bebeğini aldı. Çocuk gelinlerin yaşadıklarını, Emine Kardeş’in onları kurtarma mücadelesini ve oyun çağında evlendirilen kızların öyküsünü bu dizide bulacaksınız.

Adıyaman Kahtalı Emine Kardeş, 13 yaşındayken babası tarafından zorla evlendirildi. Henüz evliliğin ne olduğunu bile anlamadan 14 yaşında anne oldu. 18’ine geldiğinde ikisi kız üç çocuk annesiydi. Yıllarca katlandığı koca dayağı, eşinin 1996’da başka bir kadına “gönlünü kaptırmasıyla” son buldu. Baba evine dönen Kardeş, 2000’de, 31 yaşındayken eşinden boşandı. Dışarıdan ilk ve ortaöğretim ile liseyi bitirdi. Halk Eğitim Merkezi’ne giderek el sanatları eğitimi aldı. Sincik ilçesinde nakış ve piko üzerine öğretmenlik yapmaya başladı. Şimdi 42 yaşında olan Kardeş, çocuklarına da hem analık hem babalık yaptı. Bu süreçlerde rahatsızlanan Kardeş’in bir böbreği alındı. Kızı ile iki yıl önce üniversite sınavına giren Kardeş, Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü’nü, kızı ise Çocuk Sağlığı ve Gelişimi bölümünü kazandı. Kardeş, maddi sıkıntıdan sadece kızının kaydını yaptırabildi. Evliliğini, “Hiç tanımadığım biri beni aldı götürdü. Aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor” diyerek gözyaşları içinde anlatan Kardeş, “Yaşadıklarımı başka kızlar yaşamasın” diyerek müthiş bir mücadeleye atıldı. “Zorunlu ve Erken Yaşta Evliliği Hayır” isimli projeyi hazırlayan Kardeş, 2001’de İçişleri Bakanlığı’nın onayını alarak köy köy gezmeye başladı. Bakanlığa sunduğu proje karşılığında aldığı 85 bin lira ödenek ile zorla evlendirilmek istenen kızların eğitim masraflarını karşıladı. Kız çocuklarını okutmayan ailelere de maddi yardım yaptı.

PARA TÜKENDİ AMA…
Kardeş, aldığı destek yetmeyince bankadan 5 bin TL kredi çekti. Şu ana kadar Adıyaman, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır’da yaklaşık 200 çocuğu “gelin” olmaktan kurtardı. Ancak çalışmaları parasızlık engeline takılan Kardeş, “Maddi imkansızlıktan projemizin sonuna yaklaşıyoruz. Bir yüzükle bir çift küpem kaldı. Satıp bu yola harcayacağım. Sonrasını bilmiyorum. Bakanlıkla da yeniden temasa geçeceğim” diye konuştu. Emine Kardeş’in derneğine ulaşarak kaderleri değiştirmeyi başaran çocuklar ise şimdi okullu. Ailelerinin hemen hepsinin ekonomik durumu kötü olan çocuklar, “Okuldan alınırsak sonumuz belli. Çeyizimizi hazırlayıp kendimizi tanımadığımız birinin “eşi” olarak buluruz. Burada bize yazılan başka bir kader yok” diye konuşuyorlar.

Elimde kalem değil çocuğum olacaktı

Hediye Uçar (15): “Babam ben 2 yaşındayken vefat etmiş. Annem de evlenince amcama ve babaanneme bırakmışlar. İlkokula bile zor başladım. Amcam, “Liseye gitmeyeceksin. Seni evlendirelim” dedi. Daha 14 yaşındaydım. Babaannem de “Seni isteyen birkaç akrabamız var, evlen kurtul” dedi. Sabaha kadar ağladım. Bir öğretmenim dernekten bahsetti. İnternet kafeden mail attım. Köye gelip amcamı zor da olsa ikna ettiler. Kahta Kız Teknik Meslek Lisesi 1’inci sınıf öğrencisiyim. Emine Kardeş’ten ve öğretmenlerimizden Allah razı olsun. Yoksa şimdi elimde kalem yerine çocuğum olurdu. Hedefim öğretmen olmak ve benim durumumda olanlara yardımcı olmak.”

Evlenmemek için okumam gerek

Münevver KARATAŞ (16): “Ailemin maddi durumu iyi olmadığı için okula çok kısıtlı imkanlarla başladım. Tatilde okuldan almasınlar diye tarlada, bahçede çalışıyorum ki babam ‘Maddi imkanımız yok, seni okutamıyoruz’ demesin. Şimdi Kahta Kız Teknik Lisesi 2’nci sınıf öğrencisiyim. Hedefim üniversiteyi kazanıp okumaya devam etmek. Çünkü kendi ayaklarım üzerinde durabilmek ve erken yaşta evlendirilmemek için okumak zorundayım. Bana göre Güneydoğu ve Doğu’da yaşayan kızlarımızın kaderi bu olmamalı. O nedenle benim gibi genç kızlara sesleniyorum. Ne yapıp edin okuyun.”

Metin HARIKÇI