Baba sevgisi, kişiliği belirliyor

16 Haziran 2012

 

 

NTVMSNBC / 16.06.2012

 

ABD’deki Connecticut Üniversitesi’nin çalışması, çocukken baba sevgisinden yoksun kalan bireylerin yetişkinlik döneminde ikili ilişkilerde ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koydu.

 

İZMİR – Dünyada son 50 yılda, farklı ülkelerde, çocukluktan yetişkinliğe geçişte ebeveynlerden yoksunluğun bireyin kişiliğinin şekillenmesine etkilerinin konu edildiği 36 araştırmayı değerlendiren Connecticut Üniversitesi ekibi, baba sevgisinin de en az anne sevgisi kadar önemli ve kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu bildirdi.

 

Çalışmanın yöneticisi, Connecticut Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ronald Rohner, çalışma sonuçlarına ilişkin raporda, ebeveynlerinin sevgisinden veya varlığından yoksun büyüyen çocukların kültür, ırk, cinsiyet ayrımı olmaksızın yetişkinliklerinde benzer tepkiler verip benzer sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

 

On binden fazla katılımcının 13 ülkeden psikolog tarafından değerlendirildiği çalışmaya göre, özellikle baba figürünün eksikliği çocuğun daha endişeli, güvensiz ve üçüncü kişilere karşı saldırgan tutum takınmasına neden olurken ikili ilişkilerde de ciddi bağlanma sorunları görülebiliyor.

Çalışmada, babanın çocuk gelişimindeki rolü ve öneminin çoğu zaman anne sevgisi karşısında ikinci planda kabul edilmesinin büyük bir hata olacağı belirtilerek, ”Umarız bu çalışmada varılan sonuçlar, birçok erkeği çocuklarının yetişmesinde daha aktif rol oynamaya teşvik eder” deniliyor.

 

”GÜVEN DUYGUSU ÖNEMLİ”


Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren psikolog Seval Baysal, çocuğun gelişiminde babanın da anne kadar önemli ve sorumlu olduğunu ifade ederek, özellikle Türk kültüründe ve aile yapısında babanın önem taşıdığını söyledi.

 

Hayat şartları, geçim sıkıntısı, çoğu kez anneye duyulan aşırı güven nedeniyle babaların çocuk gelişimi sırasında bazen bir adım geride kalabildiklerini ancak çocuk için babayla her saniye birlikte olmaktan çok güven duygusunun önemli olduğunu kaydeden Baysal, ”Türk kültüründe baba güçtür, güvendir, kişinin arkasındaki ağaçtır. Hayat şartları içinde çok zaman ayıramasa da babanın sevgisini ve desteğini çocuğuna mutlaka hissettirmesi gerekir” dedi.

 

Baysal, çocukluktaki güven duygusu eksikliğinin ileri yaşlarda depresyon eğilimi, boşluk, sorunlarla baş etme güçlüğü olarak kişiye geri dönebildiğine dikkati çekerek, kişinin önce kendine, sonra başkalarına güvenebilmesi ve sağlıklı ikili ilişkiler yürütebilmesi için ebeveynlerinden güven duygusunu mutlaka alması gerektiğini kaydetti.