“Anayasa’nın Odaklarından Biri Çocuk Olmalı”

13 Nisan 2012

 

Bianet / 13.04.2012

 

Çok sayıda sivil toplum örgütünün, baroların, üniversitelerin, hatta aktivistlerin katkılarıyla yeni anayasada çocuk haklarının yer alış biçimiyle ilgili bir metin oluşturuldu. Pozitif ayrımcılık gibi çeşitli talepler içeren metinde Türkiye’nin taraf olduğu ve olmadığı düzenlemelerin dikkate alınması isteniyor.

 

Gündem Çocuk Derneği sivil toplum örgütlerinin, dokuz baronun, bağımsız aktivistlerin, akademisyenlerin ve üniversite öğrencilerinin yeni anayasada çocuk haklarıyla ilgili taleplerin dile getirildiği ortak bir metni kamuoyuna duyurdu.

 

Metin anayasada çocuk hakları düzenlenirken dikkat edilmesi gereken ilkelere, uygulanması önerilen yöntemlere ve çocuk haklarına dair düzenlemelere dikkat çekiyor.

 

Çoğulculuk ve şeffaflık

 

Metinde anayasada çocuk hakları düzenlenirken dikkat edilmesi gereken ilkeler anlatılırken ilk vurgulanan henüz tartışmaları süren anayasanın yapım sürecine çocukların katılımının gerekliliğiydi.

“Anayasa yapım sürecinde, çocuklar haklarını düzenleyecek bir madde söz konusu olduğunda, çocukların ülke nüfusunun yaklaşık 1/3’ünü oluşturduğu ve çocuk haklarının hayata geçirilmesinin, insan haklarının hayata geçirilmesinin en önemli adımlarından biri olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.”

 

Çocukların görüşünün alınması sırasında toplumun farklı kesimlerine eşit ve özgür şekilde görüşlerini ifade etme hakkının tanınmasının önemi de çoğulculuk vurgusuyla öne çıkarıldı.

Keza, şeffaflığın sağlanmasının, herkesin ilgili bilgilerin tümüne ulaşabilmesinin sağlanmasının da aynı ölçüde değerli olduğu hatırlatıldı.

 

Çocuk hakları için her belge değerli

 

Ortak metinde en dikkat çekici noktalardan biri Türkiye’nin taraf olup olmadığına bakılmaksızın çocuk hakları konusundaki uluslararası düzenlemelerin dikkate alınması isteğiydi.

 

Sadece düzenlemeler değil, yeni eğilimlerin ve uluslararası örgütlerin görüş, rapor ve incelemelerinin de dikkate alınması istendi.

 

Yöntem meselesi

 

Anayasada çocuk hakları düzenlenirken izlenmesi önerilen yöntemler de metinde yer buldu. Metinde önerilen yöntemlerin başta belirlenen ilkelerle de örtüşecek biçimde hazırlanmasına dikkat edildiğini saptamak pek de zor değil.

Her bölgede okullar ve/veya muhtarlıklar düzeyinde görüş toplanması için çalışılması, çocukların dahil olduğu sosyal ağlar ve yeni medyanın bu konuda etkin biçimde kullanılmasının çocukların söz hakkıyla örtüştüğü metni okuyanların belirleyebileceği ilk özelliklerden biri.

 

Bir yandan detaylar da atlanmamış metinde. Çocukların sürece dâhil olması konusunda, yaş ve olgunluk durumlarını gözeten farklı yöntemlerin kullanılması konusundaki madde bunun iyi bir örneği.

 

Her alanda çocuk hakları

 

“Anayasa çocuğu tüm boyutlarıyla hak sahibi bir birey olarak tanımalıdır “maddesinin altı doldurulurken mevcut düzenlemenin aksine, çocuk hakları maddesinin sınırlı alanlara dönük olmaması gerektiği, “bütünsel ve evrensel olarak” çocuk haklarını yansıtmasının gerekliliği anlatılıyor metinde.

 

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme‘de belirlenen dört temel ilke; yaşama ve gelişme, ayrımcılık yasağı, yüksek yarar ve katılım ilkelerinden söz edilip Sözleşme’nin ruhunun anayasaya yansıtılmasından söz eden metinde çocuklar lehine “pozitif ayrımcılık” yapılabileceği de belirtiliyor.

 

Anayasa gençleri de tanımlamalı

 

Metnin dikkat çeken birkaç maddesi şöyle:

 

* Eğitim, sağlık, adalet, sosyal güvenlik, istihdam, güvenlik ve sosyal refah hizmetleri gibi kapsam bakımından çocukların özel durumlarının dikkate alınmasını gerektiren her tür maddede çocuklara yönelik özel hükümlere yer verilmelidir.

* İlgili tüm hükümlerde, çocuk haklarının hayata geçirilmesi ve çocukların haklarını ihlal edebilecek her tür durumdan korunması konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vurgulanmalıdır.

* Anayasada çocuk haklarının hayata geçirilmesi konusunda bağımsız izleme mekanizmalarına da yer verilmelidir.

* Anayasa gençleri de tanımlamalı ve gençlerin haklarını da düzenleme altına almalıdır.

 

Onay süreci sürüyor

 

Metnin imzacıları 24-25 Kasım 2011’de Türkiye Barolar Birliği ve UNICEF işbirliğinde düzenlenen “Çocuk Haklarına İlişkin Mevzuatın Sivil Toplumca İzlenmesi ve Anayasa’da Çocuk Hakları” başlıklı çalıştay sonrasında biraraya gelen iletişim ağını oluşturan kurumlar.

Çalıştay sonuncunda sağlanan mutabakat çerçevesinde oluşturulan metin TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu‘na da iletildi.

 

11.04.2012 tarihi itibariyle metni onaylayan kurumlar şunlar: Adana Barosu, Ankara Çocuk Hakları Platformu, Bursa Barosu, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürü ile Mücadele Ağı, Edirne Barosu, Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Genç Hayat Vakfı, Gündem Çocuk: Çocuk Haklarını Tanıtma, Yaygınlaştırma, Uygulama ve Uygulamaları İzleme Derneği (Gündem Çocuk), İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOCA), KANSERDER, Kaos GL Derneği, Kocaeli Barosu, Mavi Kalem Derneği, Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği (ÖZ-GE DER), Özürlüler Vakfı, Sakarya Barosu, Sakarya Ortopedik Özürlüler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Siirt Barosu, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUD), Sulukule Platformu, Şanlıurfa Barosu, Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği, Trabzon Barosu, Türkiye Çocuk Zirvesi, Türkiye Sakatlar Federasyonu Adapazarı Şubesi, Uluslararası Çocuk Merkezi (ICC) ve UNICEF Türkiye.

 

Metin halen ilgili tüm kurumların onay sürecine açık. (YY)

Metnin tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Ankara – BİA Haber Merkezi