AB’nin Türkiye İlerleme Raporu

20 Ekim 2013

Milliyet / 20.10.2013

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca, Avrupa Birliği 2013 Türkiye İlerleme Raporu’nda yer alan çalışmalarına ilişkin tespitler değerlendirildi (1) Değerlendirmeden: “Raporda geçmiş yıllar…
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca, AB İlerleme Raporu’nda yer alan çalışmalara ilişkin tespitler değerlendirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2013 Türkiye İlerleme Raporu ve Genişleme Stratejisi Belgesi’nde yer alan Bakanlığın çalışmalarına ilişkin tespitler değerlendirildi. Raporda geçmiş yılların aksine, kadın, çocuk ve engelliler konularında Türkiye’nin eleştirilmediği, Türkiye’ye tavsiyeler verildiği belirtildi.

Rapordaki bazı tespitlerin bir kısmının 2013 yılında yapılan çalışmalar içinde yer alırken bir kısmının da Bakanlığın 2014 yılı planlaması içinde bulunduğu ifade edildi. Raporda kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda mevzuat ve eylem planlarının uygulanmasına devam edildiği, aile içi şiddeti ele almada sıkı bir tutum sergilendiği kaydedildi.

Kadın hakları konusunda detaylara girilmediği, Bakanlığın başlattığı çalışmaların geliştirilerek devam ettirilmesinin önerildiği raporda, kadın hakları konusunun çeşitli başlıklar altında değinildiği konunun en çok “yargı ve temel haklar” başlığı altında incelendiği vurgulandı.
Raporda en geniş yer bulan konuların kadın istihdamı ve kadına yönelik şiddet olduğu belirtilen açıklamada, “Kadına yönelik şiddetle ilgili olarak ise 6284 sayılı kanun ve ilgili yönetmeliklerin yürürlüğe girmesi, bir eylem planının yürürlükte oluşu ve Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) açılışı olumlu gelişmeler olarak ifade edildi. Yasaların uygulamaya geçirilmesinde daha çok çaba sarf edilmesi gerektiği, töre ve namus cinayetlerinin hala bir sorun olarak varlığını koruduğu belirtildi” ifadesi yer aldı.

Açıklamada, kadına şiddetin önlenmesi noktasında Bakanlık tarafından çok güçlü bir yasa hayata geçirildiği, uygulamanın sağlıklı yürümesi için önemli çalışmaların yapıldığı değerlendirmesinde bulunuldu.

Bakanlığın yaptığı çalışmalardan bazıları ise şunlar:

“İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile “İşbirliği ve Eğitim Protokolleri” imzalandı. Bu kapsamda 71 bin polis, 81 ilde yaklaşık 65 bin sağlık personeli, 336 aile mahkemesi hakimi, 6 bin 500 kamu görevlisi ve 17 bin din görevlisine eğitici eğitimi verilmiş olup, 2015 yılına kadar 100 bin din görevlisine daha eğitici eğitim verilmesi hedefleniyor.

Jandarma Genel Komutanlığı ile imzalanan protokol kapsamında kadına yönelik şiddetle mücadele konusu Jandarma Okullar Komutanlığında eğitim müfredatına girdi. Genelkurmay Başkanlığı ile yapılan işbirliği sonucunda da vatani görevini yapmakta olan er ve erbaşlara verilen Yurttaşlık Sevgisi eğitim programına; kız çocuklarının okullaşması, kadın-erkek eşitliği, kadının insan hakları, kadına yönelik şiddet, töre ve namus cinayetlerinin önlenmesi konuları dahil edildi.
2012 yılı yatırım programında “Kadına Yönelik Şiddet Veri Tabanı/Sistemi” Pilot Uygulamasına başlandı. Söz konusu proje çerçevesinde, Türkiye’de kadına yönelik şiddetle ilgili veri tutması muhtemel kurum/kuruluşların tespiti yapıldı.

-Kadın erkek eşitliği

Türkiye’de kadın erkek eşitliği alanında yaşanan sorunlar, nedenleri ve sonuçları yanı sıra çözüm yolları konularında kamu kurum/kuruluşlarında çalışan yöneticiler ile bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmak, çalışmalarına toplumsal cinsiyet perspektifini yerleştirmelerine yönelik farkındalık yaratmak, duyarlık kazandırmak amacıyla 2013 itibariyle toplam 2 bin 900 kamu görevlisine eğitim verildi.

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı (2013-2018) çalışmaları sürdürüldü.

-Kadın konukevleri

Bakanlığa bağlı 89, sivil toplum kuruluşlarına ait 2, ve yerel yönetimlere bağlı 32 olmak üzere toplam 122 konukevi hizmet veriyor.

2002 yılında 8 kadın konukevi, 170 kapasite ile hizmet vermekteyken, Mayıs 2013 itibari ile Bakanlığa bağlı yeni hizmete açılan kadın konukevleri ve mevcut kadın konukevlerinin kapasite değişiklikleri ile 90 kadın konukevinin toplam kapasitesi 2 bin 429’a çıktı.

-Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin Kurulması

2012 yılı sonu itibariyle 14 pilot ilde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi açıldı. İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara, Denizli, Antalya, Mersin, Adana, Şanlıurfa, Samsun, Trabzon ve Malatya, Diyarbakır ve Gaziantep’de Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri hizmet veriyor.

-Kadın istihdamının artırılması

2004 yılında yüzde 20,8 olan kadın istihdamı oranı 5,5 puanlık bir artış ile 2012 yılı sonunda yüzde 26,3’e yükseldi. 2012 yıl sonu verilerine göre kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 31 oldu. Kadın istihdamının artırılması için iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması kapsamında mevzuat düzenlenmesi gerçekleştirildi.

Söz konusu mevzuat çalışması, Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda başlatılan “Nüfus ve Aile Politikaları” çalışması kapsamında değerlendirildi. Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda, Çalışma Genel Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının da katılımıyla iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasına yönelik olarak bir mevzuat çalışması yürütüldü. Söz konusu mevzuat çalışması taslağının 2013 yılı ikinci yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması planlanıyor.

-Kreş sayısının artırılması tavsiyesi

Büyük yatırımcıları kreş açmaları noktasında teşvik etmek amacıyla “Yatırımlarda Devlet Yardımı Hakkında Karar” kapsamındaki tüm teşviklerden yararlanmalarına yönelik düzenlemelerin getirilmesi de öngörülen düzenlemeler arasında bulunuyor. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı olan kreş ve gündüz bakımevlerinin de aynı haklardan faydalanmalarına yönelik uyumlaştırma çalışmaları sürdürülüyor.

Özel sektörün yanı sıra kamu kurumlarında da Bebek süt odası ve çocuk bakımevlerinin, kreşlerin zorunlu olarak bulundurulması veya bu yönde hizmet satın alınması yolu ile zorunlu hale getirilmesi Bakanlığın öncelikleri arasında yer alıyor.

-Erken yaşta ve zorla yapılan evlilikler

Erken yaşta ve zorla yapılan evlilikler konusunda raporda, “Kadın ve çocuk haklarıyla ilgili bir ombudsman görevlendirilmiş olmasına rağmen çocuğa yönelik şiddet, erken yaşta ve zorla evlilikler hala bir sorundur” ifadesinin yer aldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Erken yaşta evlilikler TÜİK verilerine göre hızla düşüyor. Kesintisiz 12 yıllık eğitim bu sorunu hızla düşürecek. Ülkemizde yaşanan erken yaşta ve zorla evlilikler sorunu ile mücadele kapsamında konunun çözüm odağı olan ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ile UNICEF ve UNFPA gibi uluslararası kuruluşların Türkiye temsilciliklerin katılımıyla 17 Mayıs 2013 tarihinde “Erken Yaşta ve Zorla Evlilikler Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Komite, Eylül 2013 de ilk toplantısını yapmış ve TÜİK tarafından derlenen ham verilerde kullanılarak; literatür taraması yapılarak raporlanması, mevzuat değişikliği yapılması gereken konuların tespit edilerek bu konuda bir çalışma yapılması, 2014-2017 yılları arasında yürütülmesi planlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği-Ulusal Eylem Planı başlıkları altında bu konunun hem önleme hem de mekanizmaya bir şekilde dahil olanlar hakkında hizmet modelleri geliştirme kapsamında mutlaka işlenmesi gibi somut kararlara ulaştı.”
– Ankara