4+4+4 Anayasa Mahkemesi’nde

19 Nisan 2012

 

NTVMSNBC / 19.04.2012

 

CHP, zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.

 

AA

 

ANKARA – CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, 6287 sayılı yasanın şekil bakımından iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını açıkladı.

Tarhan, ”Yasa; eğitimde fırsat eşitliğini yok edecek ve yoksul kız çocuklarını evlenmeye, erkek çocukları çıraklığa zorlayarak onların geleceğini çalacak, din istismarını özendirecek, ülkenin geleceğini ortaçağ anlayışına güdümleyecek, eğitimi bir talan alanına çevirecek, Türk halkını ayrıştıracak, kutuplaşmayı derinleştirerek barış duygusunu köreltecek bir yasadır” görüşünü ifade etti. Düzenlemenin yasalaşma sürecinin ise ”adeta sivil diktanın belgesi niteliğinde” olduğunu savunan Tarhan, şunları kaydetti:

 

”Demokrasinin unsurlarından olan muhalefet-iktidar dengesi bu süreçte sürdürülemez ve katlanılamaz ağırlıkta bozulmuş, Eğitim Komisyonu salonu tarihe geçecek bir ring alanına dönüştürülmüş, o gün yüce Meclis’i kaba güç yönetmiş ve egemen olmuştur. O gün ülkemizin yasama enerjisi bu kaba güçle tüketilmiştir. Yasa, yasalaşma sürecinde yaşanan sayısız İçtüzük ve eylemli İçtüzük ihlalleriyle esası etkileyecek ağırlık ve önemde bir şekil sakatlığıyla maluldür. Bu yasa eğitimi de tıpkı yargı gibi sadece kendine bir hizmet aracı olarak gören ‘patolojik’ bir zihniyetin ürünü olan ve geleceğimiz olan gençlerin özgür iradelerini zincirleyen, demokratik ve laik hukuk devletini tahrip eden talihsiz bir girişimdir. Bu yasa bu ülkenin, iktidar kadar, muhalefetin de ülkesi olduğunu unutanların yasasıdır. Ortak ulusal sorunlarla ilgili temel yasalarda, denenmeye değer uzlaşma arayışını, sorun çözücü ve barışçı yöntemleri dışlayan kaba gücü, diktatöryal yöntemleri egemen kılan bir yasadır. Geleceğimize olumsuz etkileri ve kriz üretkenliği ile iç barışı ve demokratik parlamenter rejimi bozucu karakter taşıyan yasanın tüm parlamenter kural ve teamüllere aykırı olarak yürürlük kazanması, aslında anayasal düzenin askıya alınmasıyla eşdeğerdir. Yasa bu haliyle dava sonuna kadarki kısa sürede dahi içinden çıkılması kolay olmayan sorunlar yaratacak karakterdedir. Niteliği, içeriği ve kabul yöntemi demokratik parlamenter rejim, Anayasal düzen ve Meclis iç hukuku bakımından yaşamsal derecede önem taşımaktadır. Demokratik hukuk devletinde böyle vahim bir olayın tekrarını önlemenin tek yolu da Anayasa Mahkemesi’nin, hukuken sakatlanmış bir iradenin ürünü olan yasayı şekil yönünden iptal etmesidir.” Tarhan, yasanın ”esas bakımından” Anayasaya aykırılığına ilişkin iptal davası haklarını saklı tutmak kaydıyla, şekil bozukluğu bakımından TBMM İçtüzüğü’nün 29, 74, 81, 87 ve 91. maddeleri ile Anayasanın 2, 6, 7, 11, 67, 68, 75, 76, 87, 88, 95, 96, 97 ve 148. madde hükümlerine aykırı olması nedeniyle, şekil bozukluğuna dayalı olarak iptaline, davanın öncelikle ve ivedilikle görüşülmesine ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesi’ne ileteceklerini ifade etti.