12 yaşında çocuğa kıydınız, bir de “dinî nikâh” mı kıydınız!

1 Nisan 2013

 

Radikal / 01.04.2013

 

Cahit Akın

 

Evlilik yaşı konusunda devletin aklı karışıktır bizde. Devletin aklı hep karışık da, meselemiz bugün çocuk gelinlere yapılan zulüm.

 

Medeni Kanuna sorarsanız, 17 yaşını doldurmadan kimse evlenemez ama hâkim çok önemli bir sebep görmüşse 17 yaşında evliliği kabul eder.

 

Ceza Kanunu deseniz bir acayip, 16 yaşında kızla cinsel ilişkiye giren adamın, hakkında şikâyet yoksa peşine düşmez, görse de geçer.

 

Çocuk Koruma Kanununa kalsa, 18 yaşını doldurmamış herkes çocuktur ve korunmaya muhtaçtır ama Medeni Kanun ve Ceza Kanunu daha iyi bilir!

 

Memlekette 12 yaşında kız çocukları bile düğün-dernek ile evlendirilir ama ancak hastanede doğururlarsa polisin ve habercinin haberi olur.

 

Ana-baba damat kaynana kayınbaba akraba taallukatın kurduğu bu suç çetelerine çoğu durumda bir de “dini nikâh” kıyan şahıs dahil olur.

 

Şahıs dedim, zira ne İslami kaynaklarda ne de Diyanet görev tanımlarında böyle bir suça asla ve kat’a cevaz yoktur, fıkıha da aykırıdır.

 

Aykırıdır da, Allah’ın bildiğini kuldan niye saklayalım, avuç kadar kızlarımıza bu “dini nikâhı” kimler kıymaktadır, söylemeyelim mi?

 

Bir değil on değil böyle yüzlerce tecavüz vakasında, mahkemeler de bilmekte ki, bir kısım “imamlar” bu suça maalesef ortak olmakta.

 

TCK 230/6 der ki, resmî nikâh belgesini görmeden dinsel tören yapan kimse hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.

 

Pekiyi de, böyle kaç vakada mahkemelerimiz resmî nikâhsız “dinsel tören” yapan bu kimseler hakkında ceza vermiştir, dökümü var mıdır?

 

Biliyorum, elbette her mesele polisle kanunla çözülmez, sosyal olgular karmaşıktır, değişimi dönüşümü zaman alır, falandır filandır.

 

Lakin, Allah rızası için söyleyin, bunca vaka olmuştur da, Diyanet çocuk gelin evliliğine dikkat çekmek için bugüne kadar ne yapmıştır?

 

Diyanet de bilmez mi, bu vakaların çoğunda bir dinî görevli bu suça ortak olmaktadır, talep üzerine o “dinî nikâhı” kıymaktadır?

 

Bakan Fatma Şahin’in çocuk gelinler konusundaki hassasiyetini ve çalışmalarını uzaktan yakından çoğu insan bilmekte görmekte, sağ olsun.

 

Diyanet Başkanı Mehmet Görmez’in bu çocuklara yapılan zulüm karşısında vicdanının sesini dile ve eyleme dökeceğinden de hiç şüphem yok.

 

O hâlde ikisine de açık çağrıda bulunalım, “dini nikâh” törenini bu suça kılıf yapan şahıslar da teşhir edilsin, varsa cezaları bilinsin.

 

Çoğunluğu kendini dindar gören toplumumuzda bu “şahıs”ların teşhiri hem suçtan caydırıcı hem de bilinçlendirici olmaz mı sizce de?