1.5 yılda 785 ‘çocuk anne’

21 Kasım 2011

 

Sabah / 21.11.2011

 

Faysal KARADENİZ

MEHMET YILDIRIM

 

Diyarbakır Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi verilerine göre. son bir buçuk yılda 785 çocuk doğum yaptı. Bölge genelinde, 2010’da doğum yapan 604 çocuktan 515’i 17 yaşının, 89’u ise daha 16 yaşının altında

 

Türkiye’nin kanayan yaralarından “çocuk gelinler”e ilişkin, bölge hastanesi konumundaki Diyarbakır Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nden alınan veriler ürkütücü bir tabloyu ortaya koydu. Bölge genelinde başta Diyarbakır olmak üzere Şırnak, Siirt, Batman ve Mardin’e sağlık hizmeti veren hastanede, son bir buçuk yılda 785 çocuk doğum yaptı. Diyarbakır Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doktor Mesut Karabulut, çocuk yaşta evliliklerin en somut tablosunun doğum hastanelerinden elde edildiğini belirterek, “18 yaş altı doğumlar adli vaka içine alınıyor. Bu yaşın altındaki evlilikler direk olarak yasa kapsamında savcılık işlemine giriyor ama yine de yapılıyor” diye konuştu.

2011’DE DE TABLO FARKSIZ

Mesut Karabulut, 2010’da doğum yapan 604 çocuktan 515’inin 17, 89’unun 16 ise yaşının altında olduğunu söyledi. 2011 yılının ilk 6 ayındaki 181 çocuk anneden birinin 13 yaşında, 8’nin 14 yaşında, 17’sinin 15 yaşınd a , 47’sinin 16 yaşında olduğu da kaydedildi. Diyarbakır Dicle Üniversitesi ise, “Genç Yaş Evlilikleri” başlıklı bir çalışma başlattı. Anket çalışmasını koordine eden Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr Aytekin Sır, amaçlarının çocuk yaşta evlilikleri belirleyerek, bunlara çözüm getirecek formülleri ortaya koymak olduğunu söyledi.

ŞİDDETE BOYUN EĞİYORLAR


Çocuk yaşta evliliklerin beraberinde son derece olumsuz sonuçlar getirdiğine işaret eden Prof. Aytekin Sır, “Bu sorunların başında kız çocuklarının eğitiminin yarım kalması, çocuk yaşta evlenilmesi nedeniyle psikolojik gelişimin tamamlanamaması, doğurganlığın artması geliyor. Ayrıca çocuk yaşta evlenenler, sosyal güvencesi bulunmadığı için birlikte yaşadığı aileye mecbur kalıyor. Bu nedenle aileden yoğun şiddet görüyor” dedi.

31 YAŞINDA, TAM 9 ÇOCUĞU VAR…
Şanlıurfa’nın Alican Mezrası’nda çocuk yaşta evlendirilen Meryem Aslan (altta), erken yaşta evlenip mutsuz olan gelinlerden biri. 15 yaşındayken kendisinden 13 yaş büyük olan Cuma Aslan ile evlendirilen Meryem’in (31) 9 çocuğu var. İlk çocuğunu 16 yaşında dünyaya getiren Meryem’in eşi Türkiye’nin çeşitli illerinde pazarlamacılık yapıyor. 31 yaşında çocuklarıyla yapayalnız olan Meryem, ailesinin zoruyla yaptığı evliliğin hayatını zehrettiğini söylüyor. En büyüğü 15, en küçüğü daha 4 aylık olan çocuklarıyla ilgilenirken, eşinin başka bir kadınla tanıştığını söyleyen Meryem bir de kuma korkusu yaşadığını anlatıyor: “Biz zaten geçimimizi zor sağlıyoruz. Cuma’nın gözü dışarıda. Eskiden kumadan daha çok çekiniyordum, şimdi çocuklarım büyüdü. Yine evlenirse ben de çocuklarımı alır giderim. Eşimin gözünün dışarıda olmasının nedeni de erken evlilikten kaynaklanıyor.” Cuma Aslan da çocuklarını bile tanıyamadığını belirterek hatasını kabul ediyor: “Keşke benden küçük yaşta eş almasaydım, keşke bu kadar çocuk yapmasaydım.”

ŞİMDİKİ AKLIM OLSA ÖLSEM EVLENMEZDİM
Şanlıurfa merkeze bağlı Kınalı köyüne gelin giden Rahime Çetindağ da 15 yaşında almış ilk çocuğunu kucağına… 14 yaşında “gelin” olan Rahime birçok zorlukla karşılaşmış. Şimdi 25 yaşında olan Çetindağ, kendisinden 12 yaş büyük eşinden tam 5 çocuk dünyaya getirmiş. “Henüz oyun oynarken başlık parasına karşılık satıldım. Bugünkü aklım olsa ölürdüm de evliliğe yanaşmazdım” diyor ve ekliyor: “Ben kendi kızlarımı kesinlikle istekleri dışında ve erken yaşta evlendirmeyeceğim. Şanlıurfa merkezde şehir hayatı yaşıyorduk. Köyde yaşamak çok zor oldu. Ev işlerinde oldukça zorluk çektim. Yemek yapmayı ve ev işlerini kaynanamdan öğrendim. Eşim İstanbul’da çalışıyor. Yılın sadece 3 ayı onu görebiliyorum.”

ÇEYİZ PARASINA KARŞILIK 16 YAŞINDA EVLENDİRİLDİ
Şanlıurfa’nın Sağlık köyünde yaşayan Hacer Çiftçi (solda) 16 yaşında gelin oldu ve kendinden 13 yaş büyük Naci Çetindağ ile evlendirildi. Eşinin ailesi ile geçinemeyen Hacer 6 aylık bebeği ile kendi ailesinin yanında kalıyor. 2009 yılında evlendirilen Hacer, hâlâ ailesine yük olmaktan şikâyetçi. Şehir dışında çalışan eşinin ailesi tarafından kabullenilmediğini belirten Hacer Çiftçi, “Çeyiz parası karşılığında evlendirildiğim için eşimin ailesinin yanında değerim yok. Eşim yılın 2 ayını bizimle beraber geçiriyor, hep dışarıda çalışıyor. Evlendim ama aileme yük olmaktan kurtulamadım” diye dert yanıyor. Çift, resmi nikâhları olmadığı 6 aylık oğulları Ömer’e de kimlik çıkaramamışlar.

‘DERNEK BİZİ KURTARDI’
Adıyaman Kahta’da, Emine Kardeş tarafından kurulan dernek sayesinde, çocuk gelin olmaktan son anda kurtulan iki genç kız, “Çok şanslıyız” diyor:
Hacer KAYA (17): “Geçen yıl köyümüzden birisi beni isteyince, okuldan alıp evlendirmek istediler. Derneğin köyümüzde yapılan toplantısına annemi zorla da olsa götürdüm. Toplantı sonrası dernek üyeleri evimize geldi. Dernek olarak bana okul masrafları konusunda yardımcı olununca, ailem okumama izin verdi.”
Gülhan TATAR (17): “Maddi durumumuz iyi değil 8 nüfuslu bir aileyiz. Babam yaşlı ve çalışamıyor. Herşeye rağmen okumayı çok istiyorum. Şayet okuma fırsatım olmazsa ailemin yapacağı ilk şey beni ilk fırsatta evlendirmek olacak. Kahta ilçesinde benim gibi kızlara destek olan derneğin olduğunu öğrendim ve yardım istedim. Yardımcı olup beni kurtardılar.”